Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Bdp Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın ev hapsine alınması konusundaki açıklamasına tepki göstererek, “İnsanların söylediklerini biraz kulaklarının duyması lazım. Söylediğinin Türkiye’nin en önemli sorunu olarak ifade ettiğimiz Türkiye’nin terör belasından kurtulma sorununun çözümüne katkı vermesi gerek diye düşünüyorum” dedi.
İzmir temasları çerçevesinde AK Parti İzmir İl Teşkilatını ziyaret eden Yazıcı, bir gazetecinin, Bdp’den terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın ev hapsine alınması gerektiği yönünde açıklamalar ve Kck operasyonlarına yönelik eleştiriler geldiğini hatırlatması üzerine, şöyle konuştu:
“İnsanların söylediklerini biraz kulaklarının duyması lazım. Söylediğinin Türkiye’nin en önemli sorunu olarak ifade ettiğimiz Türkiye’nin terör belasından kurtulma sorununun çözümüne katkı vermesi gerek diye düşünüyorum. Herhangi bir söylem, bu sorunun çözümüne katkı vermiyorsa, tam aksine ajite ediyorsa, insanların vicdanlarını sızlatıyorsa, gözlerini yaşartıyorsa, kin ve nefretlerini azgınlaştırıyorsa, o söylemin kimseye yararı yok. Benim de şimdi o söylemde bulunanları Türkçe’de bulunan çok keskin sözcüklerle nitelemeye kalkışmamın, bu sürece katkı vermeyeceği düşüncesindeyim. Ben de o tür sözcükleri kullanarak o beğenmediğim ifadeleri kullananları ajite etmiş olurum, bundan da özenle sakınıyorum. Bu sakınmam elbette onayladığım anlamına gelmez, şiddetle kınıyorum.”
Türkiye’de ve aynı coğrafyada yaşayan insanların her şeyin en güzeline layık olduklarını, AK Parti olarak “Her şey Türkiye İçin” sloganıyla hareket ettiklerini vurgulayan Yazıcı, hükümetin insanlar arasında düşünce, mezhep, etnik köken itibarıyla ayrım yapmadığını söyledi.
Yazıcı, insanlığın kardeşliğinin Hz. Adem’den başladığını belirterek, şöyle devam etti:
“Bunu söylemek tabii ki insanların mensup olduğu etnisiteyi, ırk gerçeğini ikna anlamında kesinlikle değildir. Onlar bizim zenginliğimiz, herkes ne ise onu ifade etme hak ve özgürlüğüne sahip, yeter ki, kavga olmasın, herkes birbirinin yaşam özgürlüğüne yönelik saldırı teşkil etmeyecek şekilde davransın. Kim kural ihlal ederse şiddetle onun karşısındayız, hep birlikte karşısında olmalıyız, bu konuda da hiçbir ayrıma düşmeden kardeşlik ekseni etrafında bu alanları ihlal edenlere karşı hep birlikte duruş sergilemeliyiz. Bu duruşun adı, kardeşlik duruşu olmalı.”
Yazıcı, “Türkiye güzel bir ülke, birliğimiz, bütünlüğümüz önemli, üniter yapımız önemli. En büyük zenginliğimiz, hazinedeki paradan öte, bizim kardeşliğimizdir” diye konuştu.
-”Teşkilatlarımız bizim omurgamız”-
Yazıcı, gittikleri illerde mutlaka teşkilatları ziyaret ettiklerini belirterek, AK Parti’nin bütün faaliyet ve projelerinin merkezinde insanğn olduğunu vurguladı.
İnsanın huzurlu, güvenli ve geleceğinden emin olmasının, bir toplumun dirlik ve düzeninin en temel noktalarından biri olduğuna işaret eden Yazıcı, şöyle konuştu:
“Birey güçlü olacak. İkincisi güçlü aile… Aileye son derece önem veren siyasi anlayışa sahibiz, ailenin güçlü olması lazım. Bizim gelenek örf ve adetimizde, ailenin pozitif hukuk ile ilişkisinin ötesinde, onun bir de etik kuralları vardır, etik alanı vardır, bunu son derece önemsiyoruz. Dolayısıyla, güçlü birey, güçlü aile ve bunların oluşturduğu güçlü toplum, bizim topluma bakışımızın temel perspektifini oluşturur.
Kimlik olarak, AK Parti’nin kimliği muhafazakar demokrattır. Bizim muhafazakarlığımız kesinlikle tutuculuk değil, insan topluluklarını millet haline getiren değerler vardır, biz bunları önemsiyoruz, bu anlamda muhafazakarız. Demokratız çünkü demokrasi çoğulculuğu, katılımcılığı öngörür, insan hak ve özgürlüklerini önceler. Böylece, muhafazakar değerlerle demokrasi arasında bir sinerji oluşturma çabası içinde olan bir kimliğimiz var ve bir de omurgamız var, omurgamız da bizim teşkilatlarımız. İnsan merkezli bir duruşa, muhafazakar demokrat kimliğe ve teşkilatlardan oluşan omurgaya sahibiz. AK Parti tüzel kişiliğinin ana çatısı bu.”
Yazıcı, AK Parti’nin sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde de en güçlü ve en köklü teşkilat yapısına sahip siyasi partilerden biri olduğunu belirtti ve Türkiye’de 2002′den bu yana görülen değişim ve dönüşümün ardındaki gücün teşkilat olduğunu bildirdi.
AK Parti’nin 2002 yılından bu yana hükümetin gündemiyle halkın gündemini birleştirdiğini dile getiren Yazıcı, “Hiç kimseyi kandırmadık, yapamayacağımız şeyi söylemedik, oportünist davranışlar hiçbir zaman yer almadı, millet de bu algıyı çok iyi seziyor, seçim sonuçları da bunu gösteriyor” dedi.
-4/c statüsü-
Yazıcı, 4/C statüsüyle çalışanlara aile ve çocuk yardımı yapılması konusundaki bir soru üzerine, bu konuda çalışmalar yapıldığını ancak bütçe nedeniyle konunun bir noktada tıkandığını söyledi.
Devlette farklı statülerde çalışanların bulunduğuna dikkati çeken Yazıcı,
“Esas olan bu farklı statüleri, karmaşık durumu ortadan kaldırmak ve
‘çalışanlar’ diye Başbakanımızın belirttiği gibi bir statüye kavuşturmak. Konu, herhalde bu çerçevede sonuçlandırılacak, yoksa ‘vermiyoruz, yapmayacağız, bu alanda düzenleme yapmayacağız’ şeklinde bir davranış biçimi söz konusu değil” diye konuştu. (AA)
Arama Terimleri
- 4-C ÇALIŞANLAR
- özelleştirme de çocuk ve aile yardımı
- 4/C ÇALIŞANLAR
- konu tıkandı

sayın: kıymetli muhterem arkadaşlarım bir kurban bayramına buruk ve ezik girmenin çaresizliği içindeyiz.bizler işçi statüsünde çalışır iken kurbanını kesip eş dost akrabalar ile bu mutluluğu paylaşıyor idik şimdi sy:başbakanımız bize insanlık yaptı bizleri işsiz komadı 4/c li yaptı çünki bizler ona göre kamuda yük idik yatarak kazanıyorduk bize merhamet edip bizleri iş sahibi yaptı sağ olsun nediyelim,fakat bize kurban farzını ortadan kaldırdı bayramıda iptal ettik ne gerek var ülkenin milyon dolarlar cari açığı varken bayrammı olur.ülkede bukadar yoksulluk varken kimler hangi para ile kurban kesecek.yalnız sayıştay incelemesi neticesinde millet vekilleri 3 binlira fazlamaaş alıyorlarmış 3 yıldır hemen düzeltme yapmaklazım kanun hükmünde karar name en hızlı şekelde 550 millet vekili ile evt tammam.
bize gelince bütçe tıkanıyor bakanlar kendilerine özel kat yapınca bütçeye hiç bir şey olmuyor 2 milyon harcamayı 4/c lilere aile yardımı olarak verseydiniz belki dua alırdınız fakat kendi lüksünüze harcadığınız için miletin gözünden düşüyorsunuz