Türkiye Kamu-Sen 9.Dönem Toplu Görüşme Talepleri

Türkiye Kavmu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız düzenlediği basın toplantısıyla toplu görüşme taleplerimizi açıkladı.

Toplantıda konuşan Genel Başkan, “Türkiye Kamu-Sen’in 2011 yılında kamu görevlilerine uygulanacak zam ve tazminatlar konusundaki mali talebi en düşük dereceli memur için 310 TL’dir.” dedi.

Konuşma metninin tamamı aşağıdadır:

“2002 yılından beri toplu görüşmelere aralıksız olarak katılan tek konfederasyon Türkiye Kamu-Sen’dir.

Bu nedenle de kamu görevlilerinin gerçek temsilcisi Türkiye Kamu-Sen’dir.

Dönemsel ve konjonktürel değişimlere rağmen, Türkiye Kamu-Sen, her şart altında müzakere masasındaki varlığı ile kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi noktasındaki etkinliğini ve kararlılığını göstermiştir; göstermeye de devam edecektir.

Bu yıl da geçmiş dönemlerdeki tecrübelerimize kattığımız yeni birikimlerimizle kamuda görev yapan çalışanlarımızın yaşadığı ekonomik ve hukuki sorunlarını çözecek öneriler içeren çalışmamızı tamamlamış bulunuyoruz.

Bilindiği gibi sivil toplum örgütleri, demokrasinin vazgeçilmez kurumlarıdır.

Ülkemizin daha fazla demokratikleşmesi için başta sendikalar olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşlarının etkinliğinin artırılması ve karar alma sürecine dahil edilmesi, çağımız yönetişim anlayışının bir gereği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ancak daha demokratik bir ülke için Anayasayı değiştirmek üzere yola çıkan siyasi irade, örgütlenme özgürlüğünün önünü açacak, demokratikleşmeyi sağlayacak düzenlemeleri yapmamıştır.

Siyasi iktidar Anayasa değişikliği ile yakalanan fırsatı, grev hakkı ve siyasete katılma hakkı içermeyen, toplu pazarlığı etkin bir araç olarak kullanma imkanı bırakmayan değişikliklerle heba etmiştir.

Bununla birlikte, son dönemlerde kamu görevlileri üzerindeki baskı ve ayrımcılık giderek artmıştır; artmaya da devam etmektedir.

Bir şehit cenazesinde “daha ne kadar şehit cenazesi kılacağız” diyerek en demokratik ve insani tepkisini gösteren bir sendikamızın genel başkanı, daha çok demokrasi istediğini iddia edenlerin özel talimatıyla görevden alınmış ve ancak yargı kararıyla görevine dönebilmiştir.

Bunun neresinde daha çok demokrasi, daha çok özgürlük vardır?

Bu tür yanlış uygulamalardan ve anlayışlardan vazgeçilmesi, siyasi iradenin üzerinden atamayacağı en büyük sorumluluğu; gerçek anlamda adil idare anlayışının vazgeçilemez gereğidir.

Her fırsatta demokrasiden, eşitlikten ve adaletten bahsedenlerin bu ülkeyi diktatör mantığıyla yönetmeye çalışmasını, milletimizi kamplara bölerek, sivil toplum örgütleri içinde bile yandaş ve öteki kavramını yerleştirmesini şiddet ve nefretle kınıyoruz.

Değerli basın mensupları;

Toplu görüşmeler, etkilediği kesimler de dikkate alındığında ülkemizin tamamını yakından ilgilendiren, hayati öneme sahip ekonomik, sosyal ve hukuki bir konudur.

Türkiye Kamu-Sen olarak kamu görevlilerimizin hak ve menfaatlerinin korunması ve ilerletilmesi, ülkemizin her alanda gelişmiş ülkeler düzeyinin üzerine çıkması için ekonomik, sosyal, siyasi tüm gelişmelere duyarlı, etkili ve aktif bir sendikacılık yürütüyoruz.

Bu noktada yalnızca ücretlere yönelik değil, sosyal ve hukuki konularla, milli kimliğimizin korunması için önerilerimiz de bulunmaktadır.

Değerli basın mensupları;

Toplu görüşmeler, hepimizin bildiği gibi 2002 yılından beri yürütülmektedir.

Bu süre boyunca her ortamda iyi niyetimizi koruyarak, yasalara uygun şekilde hareket etmeye ve kanunların gereklerini yerine getirmeye çalıştık.

Bu süreçte, muhatabımız olan siyasi iradeden de kanunlara karşı aynı hassasiyeti göstermesini bekledik.

Ne yazık ki, 8 yıl boyunca siyasi irade kanunları yok saymış, verdiği sözleri yerine getirmemiştir.

Bugüne kadar 2005 ve 2008 yıllarında imzalanan 2 mutabakat, kanunlara aykırı bir şekilde savsaklanmış, hükümleri tam olarak hayata geçirilmemiştir.

8 yıl içinde tam altı kez başvurduğumuz ve 4688 Kanunla kurulan Uzlaştırma Kurulu’nu ise etkisiz bir oluşum haline getirmiştir.

Bu nedenle siyasi iradeyi öncelikli olarak kanunlara uymaya ve samimi olmaya davet ediyoruz.

Bugüne kadar kanunları görmezden, hukuki oluşumları dikkate almayan siyasi iradenin Anayasa değişiklik paketi içinde yer verilen toplu sözleşme konusunda da aynı vurdumduymazlığı göstereceği ve getirilecek olan yeni sistemin, toplu görüşme sisteminden bile etkisiz olacağı endişesini taşıyoruz.

Bugün kanunlara uymayanların, yarın kanunlara uyacağına dair hiçbir umudumuz olmadığını, hükümete güvenimizin kalmadığını da bu yolla bir kez daha belirtiyoruz.

Bu nedenle özellikle toplu sözleşme aşamasının gerçek anlamda bir toplu pazarlığa dönüşebilmesinin yolu kamu görevlilerine grevli, toplu sözleşmeli, siyaset hakkı içeren sendikal haklardan geçmektedir.

Değerli basın mensupları;

Bu yıl toplu görüşme sürecinde gündeme getireceğimiz en önemli konu elbette maaş artışları olacaktır.

Ancak kamu görevlilerinin maaş artışları ile birlikte başka bir çok sorunu da bulunmaktadır.

Özellikle son yıllarda kamuda çok çeşitli istihdam şekilleri ortaya çıkmış, 657 sayılı kanunun 4. maddesinin b ve c fıkraları uyarınca çalıştırılan, sözleşmeli, iş güvencesinden yoksun, mali ve özlük hakları kısıtlanmış kamu çalışanları ağırlıklı olarak görev yapmaya başlamıştır.

Kamuda asıl istihdam memurluk olduğu halde, bu süreçte işe alınan personelin büyük çoğunluğu sözleşme esasına dayalı olarak çalışanlardan oluşmuştur.

Kamuda istihdam yapısını değiştiren, iş güvencesini yok eden 4-b ve 4-c statüsünde eleman çalıştırma uygulamasından bir an önce vazgeçilmelidir.

Bu statülerde çalışan tüm kamu çalışanları kadrolu statüye geçirilmelidir.

Mevcut statüde yaşanan tayin, nakil, kadro gibi problemlerin çözümünde bir an önce adım atılmalıdır.

Bu bağlamda kamu çalışanlarının iş güvencesinin korunmadığı hiçbir değişiklik çalışmasını kabul etmeyeceğimizi belirtiyoruz.

Kamu personel sisteminde yapılacak değişikliklerin temelinde memur güvencesinin korunması olmak zorundadır.

Temeli iş güvencesine dayanan değişikliklere paralel olarak görev tanımı yapılmamış olan kamu görevlilerinin görev tanımları bir an önce yapılmalı, çalışanlarımızın görevleri dışında işlerde çalıştırılmalarının önüne geçilmeli, atamaları bir kurala bağlanmalıdır.

Bayramlarda ve hafta sonlarında tatil yapamayan kamu çalışanlarının da çalışma şartları yeniden gözden geçirilmelidir.

Bu nedenle Geçtiğimiz günlerde sendikalardan adeta kaçırılarak Meclis gündemine taşınan 657 sayılı Kanunda değişiklik içeren tasarının bazı maddelerinin tasarıdan çıkarılmasını ve çekincelerimizin giderilmesini istiyoruz.

5779 sayılı Belediye Gelirlerini Düzenleyen Kanun’da gerekli değişiklikler yapılarak, yerel yönetimlerde çalışanların maaşlarının zamanında ödenmesi sağlanmalıdır.

Kamu görevlilerinin ek gösterge ve özel hizmet tazminatlarında yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi gerekmektedir.

Ayrıca hastanelerde vatandaşlarımızdan alınan katkı paylarının kaldırılmasını istiyoruz.

Sağlık Uygulama Tebliği ile vatandaşlarımızın gasp edilen hakları iade edilmelidir.

Kamu görevlileri emekli olduklarında maaşlarında ortaya çıkan düşüş nedeniyle mağdur olmakta, bu nedenle emekli olmaktan kaçınmaktadırlar.

Kamu görevlilerinin emekliliklerinde de mevcut ekonomik statülerini korumak için kamu görevlilerinin maaşlarının ve ek ödemelerinin tamamının emekli keseneğine dahil edilerek, emekli maaşı hesaplamasına katılması için gerekli yasal düzenlemenin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca kamu görevlileri kaç yıl çalışırsa çalışsın emekli ikramiyesi en fazla 30 yıl çalışmış gibi kabul edilerek ödenmektedir.

Bu da maaşlarla birlikte emekli ikramiyelerinin de son derece düşük kalmasına neden olmaktadır.

Bu nedenle emekli ikramiyesindeki, 30 yıllık sınırlandırmanın kaldırılması gerekmektedir.

Değerli basın mensupları;

2008 yılı mutabakat metninde üzerinde uzlaşmaya varılan konulardan biri de eşit işe eşit ücret uygulaması çerçevesinde ek ödemelerin 2012 yılına kadar artırılarak, kamudaki ücret adaletinin sağlanmasıdır.

Ancak hükümet 2009 ve 2010 yılları ile ilgili olarak bu konuda hiçbir çalışma yapmadığı gibi tek taraflı ve kamu görevlilerini temsil eden sendikaları yok sayarak hazırladığı Yüksek Planlama Kurulu Kararları ile KİT’lerde var olan adaletsizlikleri daha da derinleştirmiştir.

Hükümetin mutabakat metnine attığı imzaya sahip çıkarak, taraflarla işbirliği içerisinde kamuda eşit işe eşit ücret uygulamasını bir an önce hayata geçirmesi kamu görevlilerinin en büyük beklentisidir.

Vatandaşlarımızın ağırlıklı olarak kullandığı mal ve hizmet fiyatlarındaki artışlar, memur maaşlarına yapılacak artışlarda temel kabul edilen genel enflasyon oranının üzerinde gerçekleşmektedir.

Bu nedenle kamu çalışanlarının ücretleri mal ve hizmet fiyatlarında yaşanan artışlar karşısında her yıl erimektedir.

Kamu görevlilerinin maaşlarına yapılacak artışlarda hedeflenen enflasyon yerine açlık ve yoksulluk sınırının dikkate alınması bir zorunluluktur.

Kamu görevlileri, devletin verdiği ağır sorumluluk gerektiren görevleri yerine getirmektedir.

Buna rağmen bizler yetkililerden kabul edilemez bir ücret değil, insanca bir yaşama yetecek adil bir ücret istiyoruz.

Amacımız kamu çalışanlarını açlık sınırından kurtarmak ve insanca yaşayabileceği bir ücrete kavuşturmaktır.

Bu noktada Türkiye Kamu-Sen olarak mali haklarla ilgili talebimizi üç ayrı kategoride belirledik.

Bunlardan birincisi; ek ödeme oranlarının artırılarak, kurumlar arasındaki ücret farkının aşağıya çekilmesi ve ücret adaletinin sağlanması,

İkincisi; kamu görevlilerinin kendileri ve ailelerinin insanca yaşaması için yetecek düzeyde ücret almalarını sağlamak amacıyla talep edilecek artış,

Üçüncüsü ise sendika üyesi olan kamu görevlileri ile üye olmayanlar arasında fark oluşturmak adına sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen Toplu Görüşme Priminin yeniden hayata geçirilmesidir.

Bugüne kadar Uzlaştırma Kurulu kararlarının uygulanmaması nedeniyle kamu görevlilerinin 262 TL ile 284 TL arasında kaybı olmuştur.

Refah payı uygulamasından vazgeçilmesi nedeniyle 182 TL ile 239 TL arasında kaybı vardır.

Dolayısı ile mali talebimiz öncelikli olarak bu kayıpların karşılanması, 2011 yılı için uygulanacak maaş artışlarının da bu rakama eklenmesi şeklindedir.

Buna göre; geçmiş dönem kayıplarının karşılanması için seyyanen 200 TL, 2011 yılı için ise enflasyon hedefinin üzerine %2 refah payı eklenmesi suretiyle ulaşılan %10 maaş zammı talep ediyoruz.

Ek ödemeler ile ilgili talebimiz sayın Başbakanın 2008 yılında verdiği söze dayanmaktadır.

Sayın Başbakan 16 Ağustos 2008’de ek ödemelerle ilgili olarak yaptığı açıklamada, kaynağın ayrıldığını ve 2012 yılına kadar bu ödemelerin sürdürüleceğini belirtmiştir.

İmzalanan mutabakat metninde de bu hususa vurgu yapılmıştır.

Bugün gelinen noktada ek ödemelerin artırılmaması; mali değil etik bir sorundur.

Bu talepler ışığında Türkiye Kamu-Sen’in 2011 yılında kamu görevlilerine uygulanacak zam ve tazminatlar konusundaki mali talebi en düşük dereceli memur için 310 TL’dir.

Talebimiz son derece makul ve mantıklıdır.

Karşılanmaması için tek engel, siyasi iradenin ekonomik tercihidir.

Mutlu bir toplum, adil paylaşımla mümkündür.

Adaletin de kalkınmanın da gereği budur.

Bu güne kadar kamu çalışanlarının problemlerinin çözümsüzlüğünün ve gerginliğin müsebbibi asla konfederasyonumuz ve kamu görevlileri olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır.

Bizler şu anda yürürlükte olan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu uyarınca toplu görüşmelere oturuyoruz.

Siyasi iradeden de bu pazarlıkları, sonu ve sonucu belli olmayan bir sürece dayanarak sulandırmaktan kaçınmasını bekliyoruz.

Bugüne kadar kanunlara bağlı kalmayan, memurları sevmediğini her fırsatta ifade eden, mutabakat metni hükümlerine uymayan, Uzlaştırma Kurulu kararlarını hiçe sayan siyasi irade, referandum öncesinde, toplu görüşme nezdinde son derece ciddi bir sınavdan geçecektir.

Bu vesile ile toplu görüşmelerin tüm kamu görevlilerine hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum.”

Toplantıya ayrıca, Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı ve Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri İsmail Koncuk, Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı ve Türkiye Kamu-Sen Genel Mali Sekreteri Önder Kahveci, Türk Büro-Sen Genel Başkanı ve Türkiye Kamu-Sen Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Fahrettin Yokuş, Türkiye Kamu-Sen Genel Eğitim Sekreteri ve Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Hazım Zeki Sergi, Türkiye Kamu-Sen Genel Toplu Görüşme Sekreteri Ve Türk İmar-Sen Genel Başkanı Necati Alsancak, Türkiye Kamu-Sen Genel Mevzuat Sekreteri ve Türk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut, Türkiye Kamu-Sen Genel Basın Sekreteri ve Türk Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Hasan Hüseyin Yılmaz, Türkiye Kamu-Sen Genel Dış İlişkiler Sekreteri ve Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci de katıldı. (Türkiye Kamu-Sen)

You may also like...