Türk Eğitim-Sen şubeleri basın açıklaması yaptı

Türk Eğitim-Sen şubelerinin 20.07.2009 tarihinde yaptığı basın açıklamalarından elimize ulaşanlar.

KASTAMONU TÜRK EĞİTİM SEN’İN BASIN AÇIKLAMASI

Değerli basın mensupları, Türk Eğitim Sen camiasının içerisinde haklarını aramaya çalışan Tüm eğitim çalışanları ve mağdur kelimesinin bile açıklamayacağı 4-c statüsünde çalışan arkadaşlar,
Eğitim çalışanlarının durumları içler acısı. Özellikle memur ve Yardımcı hizmetlilerin durumu daha da içler acısı. Ama öyle bir gurup daha var ki, onlar tam anlamıyla ekonomik soykırıma tabi tutulmuşlar. Siyasi irade onların ne denli bir hayat mücadelesi verdiklerinden haberi yoktur. Maalesef, bugüne kadar 4/C’lilerin yalvarış sesine kulak dahi asmayan bir siyasi iradeyle karşı karşıyayız. Eğitimin bir çilekeşi de onlar. 3 – 4 yıldır dramatik bir hayat yaşıyorlar.

4/C’li çalışanlar, tahsil derecesine göre 465 ila 600 YTL aralığında geçinmeye çalışıyorlar. Hem de 10 ay. 2 ay mecburi izin. Maaş zamları, denge tazminatları, sosyal ve özlük haklar, tayin, terfi durumları olmaksızın, yaşayıp hizmet üretmeye çalışıyorlar. Statüleri bile belli değil. Özelleştirilen fabrikalardan peyderpey emekliliklerine kadar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C bendinde “Sözleşmeli Geçici Personel” olarak istihdam edildiler.

Biz Türk Eğitim Sen olarak bu arkadaşlarımıza sürekli sahip çıktık. Bundan sonra da hak arama mücadelesinde birlikte olacağız. Mücadelenin içinden gelen bu arkadaşlarımız kendi davalarına sahip çıktılar ve sürekli gelişmelerin takipçisi oldular. Şubelerimiz 4/C’li çalışanların haklarına kavuşmaları, mağduriyetlerinin giderilmesi için, bu çalışanların sendikalı olması gerektiğine inanarak üye çalışmalarına başladılar. Üyelikleri kabul edilmeyince konu, Türk Eğitim Sen Kocaeli şubemizce yargıya taşındı. Kocaeli İdare Mahkemesi, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 02/05/2006 gün ve 15737 sayılı 4/C’lilerin sendikalara üye olamayacaklarına dair işlemini hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti. Bu kararla 4/C’liler sendikalara üye olma,örgütlenme hakkına sahip oldular. Bundan sonra kıdem tazminatlarından, toplu görüşme primine, tayin ve terfiden, denge tazminatına kadar birçok alanda hukuken hak arayabilecekler.

ÖZELLEŞTİRME MAĞDURU 657 4/C Lİ BİR ARKADAŞIMIZIN AĞZINDAN 4-C Öncelikle, özelleştirme mağduru 657 4/c’liler adına, bizler için yapmış olduğunuz hizmetlerden dolayı sizlere bütün arkadaşlarım adına teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Bizler, çeşitli kamu kuruluşlarında işyerlerimiz özelleştirilinceye kadar işçi olarak çalışmakta idik. Ardından süregelen gerçek ve acı olaylar halen devam etmektedir.

Özelleşen kurumdaki memur statüsünde olan arkadaşlarımız, hiçbir kayıpları olamadan başka bir kuruma nakil olmuşlardır. Fakat biz SSK’lı olarak çalıştığımız için, yani İŞÇİ olduğumuz için “sizler artık işimize yaramıyorsunuz” diyerek bizleri dışarı attılar. Buna bir de kulp taktılar. ”Hiçbir kayıpları yok tazminatlarını verdik” dediler. 2003 yılından önce yapılan özelleştirmelerde Bolu ve Dalaman Sekanın işçileri 57. Hükümet tarafından Karayollarına işçi olarak yerleştirildi ve hiçbir kayıpları olmadı.Sadece 2003 yılında yapılan özelleştirmelerde 4-c statüsü uygulandı buralarda Kastamonu Seka ve Eti bakır işletmesi , hükümetin Kastamonu insanına bakışı bu….bir düzensiz iş ki bizlerden önce çıkarılan işçi arkadaşlara başka bir uygulama yapılmış ve yapılan bu uygulamada, aynı memurlar gibi başka kurumlara işçi olarak hiçbir hakları kaybolmadan gönderilmişlerdir. Daha sonra bu uygulama iptal edildi ve bizler kapı dışına konduğumuzda sadece ve sadece tazminatlarımız verilerek ortada bırakıldık. Asıl acı olan da buradan sonra başlıyor. “Tazminatlarını verdik” diyenler, en az bekleyenimiz 2,5 yıl boşta kaldıktan sonra 657 4/c statüsüne geçti. Tabii şanslı olanlar. Bu arada birçok iş başvurusu yapmamıza rağmen yaşımız itibarı ile hiçbir yerde işe alınmadık. Tazminatlarını verdik diye böbürlenenler, arkadaşlarımız bu iki buçuk, üç yıl zarfında iş bulamadıkları için hep keseden yemek zorunda kalmışlar, hazıra dağ dayanmaz misali tazminatları eriyip bitmiş ve ekmek alacak paraları dahi kalmamıştır.

Şimdi gelelim bu günkü durumumuza, bu gün itibarı ile 657 4/c statüsünde çalışan yaklaşık 21.800 kişi vardır. Bunlar başta Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı vb. olmak üzere çeşitli kuruluşlar arasında serpiştirilmiştir. Bizler yaşımız itibari ile emekliliğine beş ila sekiz yılı kalmış kişileriz. Hali ile çocuklarımız da ya lisede ya üniversiteye hazırlık ya da üniversitede okumaktadır. Bu vesile ile.

Gelelim aldığımız ücretlere, öncelikle çalışma şartlarımız;10 ay çalışıp iki ay ücret almadan boşa çıkarılıyoruz. Dönüşümüzde ise biz işçiler önce çalışıp sonra maaş aldığımız için bir ay kaybı da oradan oluyor. Şimdi gelelim aldığımız maaşa;657 4/c statüsünde verilen maaş sadece 620 YTL. Bakın ne kadar çok. Hemen küçük bir hesap yapalım. Bunu on aya çarpıp, çıkanı on ikiye bölün bakalım. Aldığımız maaş ne kadar olacak. Ben hemen söyleyeyim 465 YTL. İşte bize reva görülen ücret. Yani çalıştığımız eski kurumumuzda birçoğumuz uzman işçi, ustabaşı, şef konumunda iken, bugün kimimiz hizmetli, kimimiz çaycı, kimimiz garson olarak çalışmaktayız. Biz bundan hiç gocunmadık. Çünkü devletimizi seviyoruz ver her işi seve seve yaparız.

Biz 657 4/c çalışanlarının yıllık tazminat hakkı bile yoktur. Bunun yanında hastalanma hakkımız yoktur. Beraber çalıştığımız kadrolu arkadaşlarla aynı işi yaptığımız halde “Eşit işe, eşit ücret” diyen Başbakanımız bizleri görmezden gelmiş ve bizleri konu dışında bırakmıştır. Yani aynı işi yaptığımız halde kamuda kadrolu çalışanlardan üç kat aşağı ücret almaktayız ve hiçbir sosyal güvencemiz yoktur.

Her yıl iki sözleşme imzalamak zorunda bırakılan biz 657 4/c Özelleştirme mağdurları, acaba bu seferki sözleşmede bir problem çıkarda sözleşmemiz imzalanmaz yine ortada kalır mıyız endişesi taşımaktan huzurlu bir ortam içerisinde çalışamamaktayız. Bu huzursuzluk ailelerimize yansımakta ve olumsuz olaylara neden olmaktadır. Bu nedenle de şimdiye kadar 12 arkadaşımız bunalım dolu bu yıllara dayanamayarak intihar etmiştir. Bununla beraber birçok ailede de maddi sorunlardan kaynaklanan nedenlerden dolayı boşanmalar olmuştur.

TBMM’de çalışan 657 4/c’liler 11 ay 29 gün ve ücretlerde iyileştirme,657 4/c çalışan öğretmenler 4/b ve her türlü sosyal ve mali artışlarla güvence, altına alındı. 657 4/c Diyanet çalışanları da aynı hakları aldı. Sadece ve sadece bizler yani Özelleştirme mağduru 657 4/c’liler kaldık. Bizler de farklı bir şey istemiyoruz. Artık bizlerin de görülmesini istiyoruz.

Türk Eğitim Sen bütün eğitim çalışanlarına verdiği desteği 4-c lilerdende esirgemeyecek beraberliğimiz sürekli hale gelecektir. Mücadelemiz bu amaçla Kastamonu idare mahkemelerine açtığımız dava devam etmekte olup öncelikle örgütlenme hakkı elde etmeye çalışmaktayız. Daha sonra eşit işe eşit ücret politikasını uygulatmak ve kadrolu çalışanlar haline getirerek arkadaşlarımızı hak ettiği noktaya getirmek olacaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

***

KAYSERİ VE MANİSA 657/4C GEÇİCİ PERSONEL OLARAK ÇALIŞANLARIN SORUNLARI

Bizler 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/C maddesine göre geçici personel sıfatıyla yardımcı hizmetli statüsünde görev yapmaktayız. Bu şu demektir; bir yıl içerisinde en fazla 10 ay çalışabilme imkânı verilmiş olup, almış olduğu ücreti 12 aya böldüğünde asgari ücretin altına düşen, rapor hakkı olmayan, izin hakkı olmayan, yıllık tazminatı olmayan, iş güvencesi hiç olmayan bir çalışma sistemi içerisine yıllardır çalıştığımız işyerleri özelleştirilerek sanki bizlere bir ödül verilmiş gibi, özelleştirilmeden önceki çalıştığı kurumlarda teknik kalifiye personel iken en az 20 yıllık tecrübesiyle devletin ara elaman ihtiyacını karşılayabilecekken şu anda herkesin yapabileceği bir iş olan yardımcı hizmetli statüsünde okulları temizleyen geçici personel olarak görev yapmaktayız.

4/C li personellerin sorunları aşağıda maddeler halinde çıkarılmıştır.

1. Bizler 1 yılda en fazla 10 ay çalışma imkânı olup, 2 ay ne sigortamız yatırılmakta ne de tarafımıza herhangi bir ücret ödenmediği gibi Devlet Memurları Kanununa tabi olduğumuzdan farklı bir işte de çalışamamaktayız.

2. Yılda iki sefer memurlara gelen zamlar, bizlerin taban aylığı, ek göstergesi, yan ödemesi ve özel hizmet tazminatı olmadığından dolayı cüzi bir kısmı bize yansımaktadır.

3. Devlet memuru olarak görev yapan ilkokul mezunu bir hizmetli bile 249 TL ek ödeme, 120 TL giyim yardımı almakta iken, aynı işi yaptığımız halde bizler bunları dahi alamıyoruz. Devlet memuru olarak görev yapan bir hizmetlinin 1.114.00 TL alırken, bizler ortalama 600.00 TL alıyoruz. Bu aradaki farkı bir yıl olarak hesaplayacak olursak bizler hizmetliden 7.000 TL düşük ücret almaktayız.

4. Bizler bir yılda en fazla 10 ay çalışabildiğimiz için ihbar ve kıdem tazminatı hakkımız bulunmamaktadır.

5. Türkiye genelinde 21.000 4/C li geçici personel görev yapmakta olup, Devlet memurları arasındaki bizlerin yapmış olduğu görevlere emsal teşkil eden görevi yapanlarla aynı şekilde eşit işe eşit ücret talep etmekteyiz.

6. Bizler maaşımızı devlet memuru olarak peşin almayıp hak edip aldığımızdan dolayı yılda 10 ay çalışıp, iki ay ücretsiz izne çıktığımızda tekrardan sözleşmemizin yapılması göreve başlamamız ve maaş almamız ancak 3 ayı bulmaktadır. Bu üç aylık süre içerisinde hiçbir ücret almadan hiçbir geliri olmadan, bu ücretle bir evin nasıl geçineceğini, masraflarının nasıl karşılanacağını ve ailesine neler söyleyebileceğini sizlerin takdirine bırakıyorum. Bizlerden şu an Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan arkadaşlarımızın hepsi 30 HAZİRAN 2009 – 30 AĞUSTOS 2009 tarihleri arasında çalışmamaktadır. Şimdi görev yapmayan ve hiçbir geliri olmayan bu 4/C lilerin hayatlarını devam ettirebilmeleri için; sahtekârlık mı, dolandırıcılık mı, yoksa kapkaççılık mı yapmalarını istiyorlar. Bu şartlara dayanamayan 10 arkadaşımız intihar ettiler bizlerin de topluca intihar etmelerini mi istiyorlar? Bizlerin yaşama hakkını elinden alanlara kul haklarımızı helal etmiyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında, kanun önünde eşitlik ilkesi temel bir kural olarak benimsenmiştir. Bu yönüyle de, 657 sayılı Kanunun geçici 4/C maddesi değiştirilmeli ve bu kapsamda çalıştırılanların 4857 sayılı İş kanunundaki hükümlerden yararlanmaları sağlanmalı ve sendikal hakları verilmelidir. Özlük haklarımızın yukarıdaki saydığımız maddelere göre düzenlenerek insanca bir yaşam talep etmekteyiz.

Bugün Türkiye genelinde yapılan basın açıklamalarında 4/C’li personeller olarak bizlere bu haklı mücadelemizde destekleyen ve yanımızda olan öncelikle Türk Eğitim Sen, Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (Teç-Sen), Eğitim Sen’e ve siz değerli basın mensubu arkadaşlarımıza yardım ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyor saygılarımızı sunuyoruz.

657’YE TABİ SÖZLEŞMELİ KÖLELER

You may also like...