TÜİK çalışanlarından ‘kadro’ davası

Türkiye’nin ekonomi politikalarına yön veren Türkiye İstatistik Kurumu’nda yaptıkları iş sürekli olan ancak statüleri geçici olan çalışanlar kadroya alınma talebiyle idare mahkemesine dava açtı.

Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) çalışanı 4-C’lilerin durumu içler acısı. Devletin asli işini yapan TÜİK emekçileri kağıt üzerinde kamu emekçisi gözükmelerine rağmen en düşük kamu emekçisi maaşı bile alamıyor. İş güvencesi olmayıp hiçbir özlük hakkı bulunmayan TÜİK emekçilerinin tayin, görevde yükselme gibi en temel talepleri de gözardı ediliyor. Her sene sonunda kapı önüne koyulup girdi-çıktı yapılan çalışanlar, işten atılır mıyım korkusunu yaşıyor. Tüm bunların nedeni ise TEKEL işçilerinin direnişi sonucunda gündeme gelen 4-C statüsü.. On yıllardır TÜİK’te emekçiler 4-C statüsünde yani sözleşmeli olarak çalıtırılıyor.

Ancak, devletin en önemli kurumlarından birisi olan ve yaklaşık 2000 çalışanı bulunan TÜİK’de nihayet bir şeyler değişmeye başladı. İlk olarak TÜİK emekçileri bu yıl 10 Haziran tarihinde TÜİK İstanbul Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Ardından ise geçtiğimiz ay İstanbul Bölgede çalışan 85 TÜİK emekçisi kadroya geçme dilekçelerini TÜİK yönetimine iletti. Tabii TÜİK yönetimi beklenildiği gibi olumsuz yanıt verdi. Bunun üzerine KESK’in tüm Türkiye çapında başlatmış olduğu “4-C’lilerin kadroya alınması” talebi ile yürütülen kampanya çerçevesinde, Büro Emekçileri Sendikası’na(BES) üye 2 TÜİK çalışanı İstanbul Yenibosna’da bulunan Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurarak kadroya geçme davası açtı. Dahası, baskılara ve dayatmalara karşı mücadeleyi büyütmek, kamuoyunun ilgisini ve desteğini arttırmak amacı ile önümüzdeki günlerde Büro Emekçileri Sendikası üyesi TÜİK çalışanları, 4-C’liler için basın açıklaması yapacak.

HER YIL İŞE GİRİŞ ÇIKIŞ YAPTIRILIYOR

Mücadelelerine ivme kazandırmaya hazırlanan TÜİK emekçileri de konuyla ilgili, “Sadece bir yıldan daha kısa süren hizmetlerin yürütülmesi için, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4-C maddesi kapsamında, kamu görevlileri görevlendirilebilir. Oysa, bizler yıllardır aynı görevi yürütmekteyiz. Bu durum, bizim bir yıldan kısa süren kamu hizmetlerini değil, sürekli kamu hizmeti görevlerini yürüttüğümüzü göstermektedir. İmzaladığımız bireysel sözleşme ile yılda en az 11 ay 20 gün çalıştırılmaktayız ve bu durum her yıl sözleşmelerimizin yenilenmesi ile tekrarlanmakta. Öyle ki, kurum bünyesinde 4-C statüsünde yıllarca çalışıp emekliliğe hak kazanmış arkadaşlarımız da bulunmaktadır. Kurumumuzda, yapılan işin niteliği itibarıyla 4-C maddesinin uygulama koşulları bulunmadığı halde bu madde uygulanarak çalışanlar mağdur edilmektedir. Bu, somut ve hukuki tablo, bizim mevsimlik-geçici olarak görev yapmadığımızı, yaptığımız işin süreklilik arz ettiğini göstermektedir. Ayrıca, Anayasanın kanun önünde eşitlik ilkesi gereği; çıkartılan kanun hükmünde kararname ile 4-B statüsünde çalışan sözleşmeli personelin kadroya alınması hakkının, bizlere de verilmesi gerekmekte”dedi.

‘YAPTIĞIMIZ İŞ SÜREKLİ’

TÜİK’in bağlı olduğu Kalkınma Bakanlığı’na, “Yaptığımız iş sürekli, bizler neden geçiciyiz?” sorusunu yönelten TÜİK emekçileri ayrıca şu taleplerde bulundu:

“İnsanca yaşayacak bir ücret istiyoruz. Eşit işe eşit ücret istiyoruz. İş güvencesi istiyoruz. Memurların yararlandığı sosyal hakların bizlere de tanınmasını istiyoruz. Bütün bu taleplerimizin, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde yer alan hükümler doğrultusunda yasal düzenlemeye kavuşturulmasını talep ediyoruz.” (BURAK ÖZ/BİRGÜN)

You may also like...