Memur-Sen Genel Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Kaçar, Memur-Sen Genel Teşkilat Sekreteri ve Diyanet-Sen Genel Başkanı Ahmet Yıldız, Memur-Sen Genel Mevzuat ve Toplu Görüşme Sekreteri ve Enerji Bir-Sen Genel Başkanı Hacı Bayram Tonbul, Toç-Bir-Sen Genel Başkanı Günay Kaya, Bem-Bir-Sen Genel Teşkilat Sekreteri Medeni Sevinç’le birlikte düzenlediği basın toplantısında konuşan Gündoğdu, toplu görüşme taleplerinin başında yer verdikleri grev ve toplu sözleşme hakkının bizzat Başbakan Erdoğan tarafından vaat edilmiş olmasına rağmen, halen hayata geçirilmediğini söyledi.
Gündoğdu, bu yılki toplu görüşmelerdede öncelikli ve mutlak taleplerinin toplu görüşme mizahına son veren ve toplu sözleşme-grev hakkından kamu çalışanlarının da yararlanmasını sağlayacak Anayasal ve yasal değişikliklerin ivedilikle gerçekleştirilmesi olduğunu kaydetti.
4688 Sayılı Kanun evrensel standartlara göre düzenlensin
Ahmet Gündoğdu, bugünkü haliyle 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun sendikal örgütlenme, toplu sözleşme, grev, sendikalara üyelik gibi sendikalar hakları sınırladığını belirterek, bu kanunda uluslar arası sözleşmelerle güvence altına alınan toplu pazarlık hakkına ilişkin şartları içerecek değişikliklerin yapılmasını istedi.
Siyaset yasağı kalksın, emekliler sendikalaşsın
Kamu görevlilerine yönelik siyaset yasağı ve seçilme hakkına ilişkin sınırlamaların sona erdirilmesini de isteyen Gündoğdu, emeklilerin sendika kurabilmesinin, mevcut sendikalara üye olabilmesinin önündeki engellerin de kaldırılmasını talep ettiklerini açıkladı.
Kamuda farklı istihdama son verilsin;
Farklı statüde kamu çalışanı istihdam edilmesi uygulamasından da vazgeçilmesini talep edeceklerini söyleyen Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, kamu kurum ve kuruluşlarında tam (4-B) veya kısmi zamanlı (4-C) statüde görev yapan sözleşmeli kamu çalışanlarının kadroya geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kamu çalışanlarının ücretleri 2010 yılında yüzde 11 artırılmalıdır;
Memur maaşlarıyla ilgili taleplerini de açıklayan Gündoğdu, “Memur maaşlarındaki artış mağduriyet oluşmasını engellemek esaslı değil, oluşan mağduriyetin giderilmesi temelinde gerçekleştirilmektedir. Bu yöntemin 2002 yılından bu yana uygulandığı dikkate alındığında ve 2009 yılı hariç olmak üzere 2002 yılından bu yana ekonomideki büyümeden kamu görevlilerinin yararlanamadığı dikkate alındığında 2010 yılı için talep ettiğimiz %11’lik ücret artışı, kamu görevlilerinin ekonomik büyümeden pay alamamak mağduriyetini de kısmen gidermiş olacaktır. Özetle kamu görevlilerinin ücretlerinde 2010 yılı için %11 artış yapılmalıdır. Söz konusu artış, 1 Ocak 2010’dan geçerli olmak üzere defaten gerçekleştirilmelidir” dedi.
Ek ödemede en az 80 TL olmak üzere artış yapılmalıdır
Ahmet Gündoğdu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenlemeyle hayata geçirilen ve düzenlemenin amacı olarak ifade edilen “Eşit işe eşit ücret” ilkesiyle örtüşmeyen sonuçlar üreten ek ödemeye ilişkin yasal düzenleme ve bu düzenlemeye dayalı olarak hayata geçirilen Bakanlar Kurulu Kararı ile Yüksek Planlama Kurulu kararında daha fazla zaman kaybetmeden değişikliğe gidilmesini de istedi.
Toplu görüşme primi 28 TL olmalı
Sendika üyesi kamu görevlilerine ödenmekte olan 10 TL tutarındaki Toplu Görüşme Primi’nin 28 TL olmasını da isteyen Gündoğdu, gelir vergisi oranlarının ücretliler için 5 puan indirilmesini ve gelir vergisinin ödenmesine esas gelir dilimlerinde (%15 oranın uygulandığı ve halen 8.700 TL olan gelir diliminin 19.100 TL’ye çıkarılması diğer gelir dilimlerinde de buna paralel olacak şekilde) artış yapılmalsı gerektiğini dile getirdi. Gündoğdu, vergi indiriminin mümkün olmaması halinde ise, ekonomik krizin kamu görevlileri üzerindeki olumsuz etkilerini gidermek amacıyla altı ayda bir ödenmek üzere kamu görevlilerine 600 TL tutarında kriz çeki talebinde bulundu.
Kalkınmada Öncelikli Bölge Tazminatı verilmeli
Kalkınmada öncelikli bölge kapsamındaki il veya ilçelerde görev yapan kamu görevlilerine il ve ilçelerin kalkınmışlık düzeylerine ve kalkınmada öncelik derecelerine yönelik kalkınmada öncelikli bölge tazminatı verilmesi gerektiğini de kaydeden Gündoğdu, aile yardımının da 47 TL artırılmasını talep edeceklerini ifade etti. Çocuk yardımında sayı sınırlamasının iptal edilmesi gerektiğini de söyleyen Gündoğdu, “Sayı sınırlaması kaldırılmalı ve yardım tutarı sıfır ila 14 yaş(zorunlu ilköğretim çağındaki) arasındaki çocuklar için 500, diğer çocuklar için 250 gösterge rakamı uygulanmalıdır” dedi.
Yiyecek ve giyecek yardımı nakden verilmeli
Fiili durumun oluşturduğu eşitsizliği ortadan kaldırmak için, yemekhane hizmetinin (yemek servisinin) bulunması yönüyle ayırım yapılmaksızın yemek yardımının kamu görevlilerine maaşlarıyla birlikte nakden ödenmesi gerektiğini ifade eden Gündoğdu, giyecek yardımının da nakden ödenmesi gerektiği taleplerini dile getirdi.
Gündoğdu, en düşük devlet memuru maalarıyla ilgili olak da şunları söyledi:
EN DÜŞÜK DEVLET MEMURU MAAŞI(BEKAR)
15/7/2009 tarihi itibarıyla eline geçen net maaş, -asgari geçim indirimi hariç- 1032,23 TL olan 13 üncü derecenin birinci kademesindeki bekar bir memurun maaşı, mali haklara ve sosyal yardımlarla ilgili toplu görüşme taleplerimizin kabul edilmesi halinde 01/01/2010 tarihi itibarıyla 1360 TL olacaktır.
EN DÜŞÜK DEVLET MEMURU MAAŞI (Evli, Eşi çalışmayan ve iki Çocuklu)
15/7/2009 tarihi itibarıyla eline geçen net maaşı -asgari geçim indirimi hariç- 1157,30 TL olan 13 üncü derecenin birinci kademesindeki evli,eşi çalışmayan ve iki çocuklu memurun maaşı, mali haklara ve sosyal yardımlarla ilgili toplu görüşme taleplerimizin kabul edilmesi halinde 01/01/2010 tarihi itibarıyla 1544 TL olacaktır. (Memur-Sen)
herzaman aynı düzen sendikalar metine alırlar daha öncede vardı böyle ama görüşmeler biter hiç birşey yok düzenleme çalışmalarıda bence yalan bunlar işine gelenlerin işlerirni yapıyorlar başbakan tibünlere oynuyor her gün bi laf allah yardımcımız olsun
Toplu görüşmelerin basına kapalı bölümünde, ilk olarak gündemin belirlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. KESK, kamu çalışanlarına grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkı tanınmasının, görüşmelerin tek gündem maddesi olmasını önerdi. Memur-Sen de bu konunun öncelikli gündem maddesi olmasını istedi.
Türkiye Kamu-Sen ise görüşmelerde ilk olarak geçen yılın muhasebesinin yapılması ve mutabakat metninin gereklerinin ne kadarının yerine getirilip getirilmediğinin ortaya konulmasını talep etti. Yapılan değerlendirmelerin ardından toplu görüşmelerin ilk gündem maddesi, geçen yılki mutabakat metni sonuçlarının değerlendirilmesi oldu.
Görüşmelerde, daha sonra sırasıyla, kamuda farklı istihdam şekillerinden kaynaklanan sorunlar, çalışma şartları, iş kollarının sorunları, demokratik haklar ve grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı ile mali haklar olarak belirlendi.
Buradan ne anlıyoruz? Yine eskiden olduğu gibi yetki tartışmaları ile bu toplu pazarlık geçiştirilecek olan yine 4/C mağduruna (özelleştirme) olacak. Hala şu sendika bu sendika tartışması yapıp durmanın anlamı yok arkadaşlar. Memur Sen nasıl bu yıl aniden yetkili sendika oldu derseniz kısaca sizlerin de bildiği gerçeği bir kez daha aktarayım. 2008 ve 2009 un ilk yarısında kamuya alınan sözleşmeli (399 – 4B) personele ilk önce Memur Senin üye formu imzalatıldı aksi takdirde sözleşme yapılmayacağı söylendi o nedenle Memur Sen yetkili sendika yapıldı. Şimdi bu yöneticiler bizim sorunumuz dahil hangi konuda direnebilir ki? Hükümet demez mi; sizi biz yetkili yaptık neye direniyorsunuz? Hala bu insanlardan medet ummak doğru mudur?
Gelelim Kamu Sen’e oda sadece geçen yılki mutabakat metnine taktı o metinde Kamu Sen’ nin bir paragrafla bizlerin kadroya alınması talebi vardı. Bu talep Memur Sen’in isteminde yoktu o sadece 4/C vekil ebe ve vekil hemşirelerin kadroya alınmasını istiyordu; bu yıl olduğu gibi.
Anlayacağınız memur sendikalarının hiç birinden özelleştirme mağduru 4/C lere hiç hayır yok. Onlar bizden çekiniyor çünkü bunlar sendikacılığı bizden iyi biliyorlar başımızı ağrıtırlar görüşüne sahipler. Birilerinin hala bir sendikanın çığırtkanlığını yapması doğrumu sizce?
Uzun lafın kısası bu işin çözümü yalnızca kendimizin. Bizim çözemediğimiz hiç bir şeyi başkası bizim adımız candan tutupta çözüvermez. Tam birlik olup birlik içerisinde hareket etmenin zamanıdır. Gerekirse bizlerde o masada yer almanın çarelerini aramalıyız bu da kamu oyu ve basında sesimizin duyulmasından geçer. Gelin kim alacaksa kimin gücü yetiyorsa kanuni yoldan şu açlık grevi iznini alıp en kısa sürede açlık grevine kanuni yoldan başlamak lazım. Selam ve dua ile Allah’a emanet olunuz.
İsmail Hakkı DOĞAN
ben 4 cli olarak tek isteğim kadrodan ziyade çalışma süremin 12 aya çıkarılmasi benim için şu an için çok önemli 10 ay çalişıp 2 ay maaşsız olmuyor en azından çalışma süremiz 12 ay olsun istiyorum saygılar sunarım
Geldinizmi benim taa başından beri sölediklerime.ben başka bişey konuşmak istemiyorum artık bende dahil hiç bir 4/c li buna değmez