Teşekkür borcu

Milliyet Gazetesi yazarı Fikret BİLA’nın, “Teşekkür borcu” başlıklı son yazısı.

Bir hafta aradan sonra yeniden birlikteyiz. Bir haftalık ayrılıktan sonra ilk yazımı teşekkür borcuma ayırmak istiyorum.

2000 yılından bu yana, geçirdiğim önceki ameliyatlarımda olduğu gibi, bu kez de beni başarıyla ameliyat eden ve tedavimi yürütmekte olan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden uluslararası üne sahip beyin cerrahımız Prof. Dr. Tunçalp Özgen’e, anestezi uzmanı Prof. Dr. Saadet Özgen’e, enfeksiyon uzmanı Prof. Dr. Yeşim Şardan Çetinkaya’ya, beyin cerrahları Yrd. Doç. Dr. Gökhan Bozkurt’a, Dr. Nazlı Çakıcı’ya, beyin cerrahisi ve enfeksiyon servislerinin değerli hemşirelerine, Hacettepe Üniversitesi ve Tıp Fakültesi’nin değerli yöneticilerine içtenlikle teşekkür ediyorum.

Her zaman ve her koşulda yakın ilgisini ve desteğini gördüğüm Aydın Doğan’a, Erdoğan Demirören’e, Yıldırım Demirören’e ve Ali Karacan’a, Milliyet ve CNN-Türk çalışanlarına, tüm meslektaşlarıma ve değerli okurlarıma bir kez daha teşekkür etmeyi borç biliyorum.

Hastanede ziyaretime gelerek, telefon ederek, mesaj ve çiçek göndererek ilgilerini esirgemeyen siyasi parti liderlerine, bakanlara, milletvekillerine, belediye başkanlarına, diğer siyasetçilere, sivil toplum örgütü başkanlarına ve tüm dostlarıma içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Asistan doktorlar

Sık sık yatarak ve ayaktan tedavi görünce, daha önce de zaman zaman gündeme getirdiğim sağlık çalışanlarının sorunlarını yakından gözleme fırsatı buluyorum. Bu kez de öyle oldu. Hazır liderler seçim meydanlarında vaatlerini sıralıyorken, bu sorunları bir kez daha anımsatmayı da gazetecilik görevi sayıyorum.

Asistan doktorların değişik eylemlerle kamuoyuna duyurdukları sorunları devam ediyor. Asistanların temel sorununu çalışma koşulları ve güvenceye bağlanmış asgari ücret sorunu oluşturuyor. Gördükleri zor eğitim ve çalışma koşulları dikkate alındığında aldıkları ücretin düşüklüğünün yanı sıra performans uygulaması nedeniyle değişken tutarlarda olması sorunu devam ediyor. Nöbet sıklığı nedeniyle bazen 48 saat bazen 72 saat hastaneden çıkmadan çalışmaya devam ediyorlar.

Hemşirelerin sorunları

Hemşirelerin çalışma koşulları da asistan doktorların koşullarından farklı değil. Belki daha da ağır. Asistan doktorların nöbet sıklığı ve zorlukları hemşirelerde de var.
Servislerde tedavi ve takip yükünü büyük ölçüde omuzlayan hemşirelerin ücret ve kadro sorunu en önemli şikâyetlerini oluşturuyor.

Mevzuat diliyle 4A, 4B ve 4C şeklinde üç ayrı statüde hemşire var. 4A’lı hemşireler, kadrolu devlet memuru statüsünde. 4B’liler sözleşmeli, 4C’liler ise geçici işçi statüsündeki hemşireler. Üç statünün de maaşı, sosyal hakları, fazla mesai ücretleri birbirinden farklı. Sözleşmeliler kadrolulara göre, geçici işçi statüsünde olanlar da sözleşmelilere göre, daha az ücret ve sosyal haklara sahipler.

Başta görüntüleme araçlarıyla çalışan sağlık teknisyenleri olmak üzere diğer sağlık personelinin de benzeri şikâyetleri söz konusu. Sağlık, insan yaşamını doğrudan etkileyen en önemli sektör. Bu önem sağlık personelinin çalışma koşulları ve özlük haklarına da yansımalı.

Siyasi partiler, sağlık hizmeti alacak vatandaşlar kadar, o hizmeti sunacak sağlık personeline de gereken ilgiyi göstermeli.

You may also like...