Sözleşmeliler için kanun teklifi

Kamuda Aynı İşi Yapmakla Birlikte farklı Statüde Çalışanların Memur veya Sürekli İşçi Kadrolarına Atanması Amacıyla Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Konya Milletvekili Mustafa KALAYCI, TBMM’ye kanun teklifi verdi.

Konuyla ilgili olarak Sayın KALAYCI’nın sitemize gönderdiği basın açıklaması ve kanun teklifinin ayrıntıları:

Kamuda aynı yerlerde, aynı işi yapmalarına rağmen statüleri nedeniyle çalışanlar arasında idari, mali ve sosyal haklar yönünden birçok farklılık bulunmaktadır. Bu durum, Anayasa ile güvence altına alınan eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı olduğu gibi, çalışanların motivasyonunu ve çalışma barışını olumsuz etkilemektedir.

AKP iktidarı döneminde, asli ve süreklilik arz eden birçok kamu hizmeti; 4/B’li sözleşmeli personel, özel kanunlara göre sözleşmeli personel, 4/C’li geçici personel, geçici ve mevsimlik işçiler, taşeron şirket işçileri eliyle yürütülür hale gelmiştir. Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2011 yılı sonu itibariyle kamuda; 2.416.159 memur, 169.282 sözleşmeli, 21.872 geçici personel (4/C), 357.613 sürekli işçi, 21.622 geçici işçi bulunmaktadır. Çalışma Bakanı’nın yaptığı açıklamaya göre de kamuda 426 bin taşeron işçisi çalıştırılmaktadır.

657 sayılı Kanun, memurlar eliyle gördürülmesi mümkün olmayan geçici işlerin ifası için istisnai hallere münhasır olmak üzere sözleşmeli ve geçici personel istihdamını mümkün kılmıştır. Hal böyle iken, uygulama ve gelenek de bu hükmün lafzına ve ruhuna uygun olarak işlemekte iken, son on yıldır bu istisnai uygulamalar asıl istihdam şeklinin önüne geçmiştir.

Bu yanlış uygulama ile birlikte de birçok mağduriyet ortaya çıkmıştır. En büyük mağduriyet ise yandaş olmayan ve bu istisnai yollarla iş bulamayanlardadır. Bunlar girdiği merkezi sınavı kazanıp ataması yapılamayan, bir türlü sıra gelemeyen ve sıra gelmeden de kadroları istisnai yollarla doldurulanlardadır. Hükümetin bu yanlışı derhal durdurması gerekir.

Bununla birlikte, uygulamadaki tutarsızlığın ve aynı statüdeki kişilere yapılan farklı uygulamaların giderilerek kendi içinde hakkaniyetin sağlanması da gerekmektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin Haziran 2011 seçimlerinde verdiği sözler de dikkate alınarak hazırlanan ekli Kanun Teklifinde, Kamuda;

– 4/B’li sözleşmeli personel,

– Özel kanunlara göre sözleşmeli personel,

– 4/C’li geçici personel,

– Geçici ve mevsimlik işçi,

– Taşeron şirket işçisi

statüsünde çalışanların, durumlarına uygun memur veya sürekli işçi kadrolarına atanmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir.

Böylelikle kamuda aynı işi yapanlar arasında eşitsizliğin, haksızlığın, adaletsizliğin ve ayrımcılığın giderilmesi amaçlanmaktadır. Bundan böyle de, kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin müteahhit personeline gördürülmemesi, sözleşmeli ve geçici (4/C) statüde istihdam edilecek personel sayısının da dolu memur kadrolarının yüzde birini aşmaması öngörülmektedir.

Kanun Teklifi:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

“Kamuda Aynı İşi Yapmakla Birlikte Farklı Statüde Çalışanların Memur veya Sürekli İşçi Kadrolarına Atanması Amacıyla Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, gerekçesi ile birlikte ekte sunulmuştur.

Gereğini arz ederim.

Mustafa KALAYCI

Konya Milletvekili

GENEL GEREKÇE

Son yıllarda, devletin asli ve süreklilik arzeden birçok görevleri;

– 4/B’li sözleşmeli personel,

– Özel kanunlara göre sözleşmeli personel,

– 4/C’li geçici personel,

– Geçici ve mevsimlik işçiler,

– Taşeron şirket işçileri eliyle yürütülür hale gelmiştir.

Maliye Bakanlığı verilerine göre, kamuda 2011 yılı sonu itibariyle; 2.416.159 memur, 169.282 sözleşmeli, 21.872 geçici personel (4/C), 357.613 sürekli işçi, 21.622 geçici işçi bulunmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın TBMM’de yaptığı açıklamaya göre de kamuda 426 bin taşeron işçisi çalıştırılmaktadır.

Kamuda sağlıklı ve tutarlı bir personel politikası uygulanmamakta olup, özellikle seçimler arefesinde kanunlar çıkarılarak sözleşmeli personel ve geçici işçiler kadrolara alınırken, akabinde tekrar aynı statüde personel alımı yapılmaktadır.

Kamuda aynı yerlerde ve hizmetlerde, aynı işi yapmalarına rağmen statülerinin farklı olması nedeniyle çalışanlar arasında idari, mali ve sosyal haklar yönünden birçok farklılık bulunmaktadır. Bu durum Anayasa ile güvence altına alınan eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı olduğu gibi, çalışanların motivasyonunu ve çalışma barışını olumsuz etkilemektedir.

Anayasamızın 128 inci maddesinde “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür” hükmü yer almaktadır.

657 sayılı Kanun, memurlar eliyle gördürülmesi mümkün olmayan geçici işlerin ifası için istisnai hallere münhasır olmak üzere sözleşmeli ve geçici personel istihdamını mümkün kılmıştır. Hal böyle iken, uygulama ve gelenek de bu hükmün lafzına ve ruhuna uygun olarak işlemekte iken son on yıldır bu istisnai uygulamalar asıl istihdam şeklinin önüne geçmiştir.

Bu yanlış uygulama ile birlikte de birçok mağduriyet ortaya çıkmıştır. En büyük mağduriyet ise yandaş olmayan ve bu istisnai yollarla iş bulamayanlardadır. Bunlar girdiği merkezi sınavı kazanıp ataması yapılamayan, bir türlü sıra gelemeyen ve sıra gelmeden de kadroları istisnai yollarla doldurulanlardadır.

Bu yanlışın derhal durdurulması gerekmektedir. Bununla birlikte, uygulamadaki tutarsızlığın ve aynı statüdeki kişilere yapılan farklı uygulamaların giderilerek kendi içinde hakkaniyetin sağlanması da gerekmektedir.

Bu çerçevede, 4/6/2011 tarihli ve 27954 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası ile 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarında çalışanlar memur kadrolarına atanmışlardır.

Ancak, 200 bin civarında sözleşmeli memur kadrolarına atanırken, başta il özel idareleri ve belediyeler olmak üzere birçok kamu kurum ve kuruluşundaki sözleşmeli personel ve 4/C mağdurları kadroya alınmamıştır.

Dolayısıyla, bazı sözleşmelilere sağlanan hakların, başta il özel idareleri ile belediyeler ve bağlı kuruluşlarında çalışanlar olmak üzere kamuda çalışan diğer sözleşmelilere verilmemesi, Anayasa ile güvence altına alınan eşitlik ve adalet ilkelerine aykırıdır.

Yine özellikle mahalli idarelerde geçici işçi statüsünde çalışan teknik personel bulunmakta olup, onlar da mağduriyetlerinin giderilmesini beklemektedir.

Diğer taraftan, 663 sayılı KHK ile vekil ebe-hemşirelerin 4/B’li sözleşmeli kadrosuna alınması, mali ve sosyal haklarında iyileştirmeler getirmesi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de tüm sağlık çalışanlarının memur kadrolarına alınmaması tutarsızlık ve adaletsizliktir. Ayrıca, bu hakkın 3 Kasım 2010 tarihinden 2 Kasım 2011 tarihine kadar kesintisiz bir yıl çalışma şartına uyan vekil ebe-hemşirelere tanınması, bu şartı taşımayanlar için büyük haksızlık oluşturmuştur.

04/04/2007 tarihli 5620 sayılı Kanunla yaklaşık 220 bin geçici işçiye kadro verilmiştir. Fakat, Kanun 2006 yılında en az 6 ay çalışanları kapsadığından, birçok geçici ve mevsimlik işçi bu kapsama girememiştir. Yıllardır bu kadroyu bekleyen geçici ve mevsimlik işçiler yararlanamamıştır.

Kamuda üvey evlat muamelesine tabi tutulan bir başka çalışan kesim de 4/C’lilerdir. 657 sayılı Kanunun 4/C maddesi kapsamında yapılan atama işlemi hakla, hukukla ve insafla bağdaşmamaktadır.

Yine, kamuda başta sağlık birimlerinde olmak üzere yüz binlerce işçi, iş güvencesinden yoksun biçimde, ağır çalışma koşullarında, hakları ihlal edilerek, sendikasız, asgari ücretle, taşeron şirketler vasıtasıyla çalıştırılmaktadır.

İnsan onuruna yaraşır, düzgün işlerin sunulması esas olması gerekirken, evrensel normlardan uzak kalarak, kar mantığıyla, fazla çalıştırılan, ancak karşılığı ödenmeyen, bir nevi kölelik sistemini andıran taşeronlaşma kabul edilemez bir durumdur.

Bu kanun Teklifinde; kamuda sözleşmeli ve geçici personel pozisyonlarında çalışanlar ile geçici, mevsimlik ve taşeron işçisi olarak çalışanların memur veya sürekli işçi kadrolarına atanabilmeleri öngörülmektedir.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1-Anayasamızın 128 inci maddesinde “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür” hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kurumlarda, kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin hizmet alımı yoluyla müteahhit personeline gördürülmesinin yasaklanması amaçlanmaktadır.

Ayrıca, kamuda memur statüsü dışında sözleşmeli ve geçici statüde istihdam edilecek personel sayısına sınırlama getirilerek, Devlet Memurları Kanununa tabi idarelerin dolu memur kadrolarının yüzde birini aşmaması öngörülmektedir.

MADDE 2- Devlet Memurları Kanununa eklenen Geçici 40 ncı madde ile;

– 4/B’li sözleşmeli personel,

– Özel kanunlara göre sözleşmeli personel,

– 4/C’li geçici personel,

– Geçici ve mevsimlik işçi,

– Taşeron şirket işçisi statüsünde kamuda çalışanların, durumlarına uygun memur veya sürekli işçi kadrolarına atanmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir.

Böylelikle kamuda aynı işi yapanlar arasında eşitsizliğin, haksızlığın, adaletsizliğin ve ayrımcılığın giderilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 3- Yürürlük maddesidir.

MADDE 4- Yürütme maddesidir.

KAMUDA AYNI İŞİ YAPMAKLA BİRLİKTE FARKLI STATÜDE ÇALIŞANLARIN MEMUR VEYA SÜREKLİ İŞÇİ KADROLARINA ATANMASI AMACIYLA DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1– 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki madde eklenmiştir.

“EKMADDE 43- Bu Kanuna tabi kurumlarda,kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler hizmet alımı yoluyla müteahhit personeline gördürülemez.

Memur statüsü dışında sözleşmeli ve geçici statüde istihdam edilecek personelin sayısı bu Kanuna tabi idarelerin dolu memur kadrolarının yüzde birini geçemez.”
MADDE 2– Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 40- Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez, taşra ve döner sermaye teşkilatlarında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası ve (C) fıkrası ile özel kanunlarında yer alan hükümlere istinaden sözleşmeli ve geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olan ve 48 inci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, durumuna uygun aynı unvanlı 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde yer alan memur kadrolarına, aynı unvanlı memur kadrosu olmaması halinde, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla sınırlı olmak ve personelin nitelikleri dikkate alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca belirlenen memur kadrolarına, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar.

Birinci fıkra kapsamındaki idarelerde geçici veya mevsimlik işçi ya da taşeron işçisi statüsünde çalışanlardan otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, niteliklerine uygun sürekli işçi kadrolarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak esaslar çerçevesinde kurumlarınca atanırlar.

Birinci fıkra kapsamındaki idarelerde, memurlar eliyle gördürülmesi gereken asli ve sürekli görevlerde geçici işçi ya da taşeron işçisi olarak çalışanlar hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.

Birinci fıkra kapsamındaki idarelerde fabrika, şantiye, atölye, çiftlik, arazi gibi yerlerde bedeni çalışılması ağırlıklı olan ve işçi istihdamının zorunlu olduğu yerlerde işçiler eliyle gördürülmesi gereken işlerde sözleşmeli ve geçici personel pozisyonlarında fiilen çalışanlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır.

Bu madde hükümlerine göre memur kadrolarına atananların, sözleşmeli veya geçici statüde geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır ve önceki aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında geriye dönük herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz.

Bu maddenin uygulamasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı yetkilidir.”

MADDE 3 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. (Memurlar.Biz)

You may also like...

  • adem

    sayın vekilim ormandaki geçiçi işçilerde kadro gelecekmi.teşekkür ederim.çalışmaların devamını diler.bizleri unutturmayın.

  • hilmibey

    4/Cliler olarak bizler kendimizden vazgeçtik Allah belamızı da verdi, hak da ettik ama, ana babaların günahlarını çocuklara yüklemenin hangi kadim dinde yeri var bilmiyorum. biliyorsanız yazın yada bizi şu kadim milletlerin illetinden olan dışlanmışlar grubundan çıkartın, yoksa bizim bilmediğimiz dinimizin, anayasamızın hangi kanunlarında vatan evladını ezmek var. Bizler bu vatanı sevmekten başka hiç bir kötülük yapmadık. vatana hizmetin bedeli bu olmamalıydı. Devletimiz bizi fada etti. evlatlarımızı feda ettirmeyin. Bir baba olarak evlatlarımın gözünde küçüleceğim kadar küçüldüm. gönüllerinden de düşürmeyin.

  • medasmagduru

    biz tedaş özelleştirme mağdurları olarak kurumlarımıza dilekçe ile başvurmamız halinde memur veya işçi statülerine yerleşebilmemiz mümkün olabilecekmidir. genel bir açıklama yapılırsa müteşekkir oluruz sayın yetkililer

  • mustafa

    arkadaşlar kendine müslüman idarecilerin gününe kaldık. hep bana diyen insanların zamanı bu vakit. söylenecek söz kalmadı bunlara.