ŞİMŞEK: “4/C müessesesini getirdik”

Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının tümü üzerinde, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi sisteminin sorunlu olduğunu belirterek, ”Gerek mevzuatın sadeleştirmesi, gerekse verginin tabana yayılarak, bir takım sektörler üzerinde vergilerin daha da aşağı çekilmesi ortada. Önümüzdeki dönemde arkadaşlarımız Gelir Vergisi, Vergi Usul Kanunu anlamında, Vergi Konseyi çalışmalarını belli noktaya getiriyorlar. Ümit ediyorum ki bu yıl sonuna kadar elimizde bir taslak olur” dedi.

Merkezi yönetim bütçe hazırlama sürecinin yer aldığı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu takvimine uyulmadığı eleştirilerini doğru bulan Şimşek, ”bir seçim yılıydı, küresel belirsizlikler devam ediyor” gibi bahanelere sığınmayacağını söyledi.

Şimşek, kanun varsa, bunun gereğini yerine getirmeleri gerektiğini belirterek, ”Kanunun gereğini yerine getirmedik, bundan dolayı üzgünüm” dedi.

Makro ekonomik hedeflerin gerçekçi olmadığı eleştirilerine işaret eden Şimşek, nokta tahmini yapmanın, zor bir iş olduğunu söyledi. Şimşek, en iyi profesörleri, uzmanları bünyesinde barındıran IMF ve Dünya Bankasının, bir yıl içinde iki rapor yayımladığını, arada da bazı revizelerde bulunduğunu, çok büyük değişikliklerin söz konusu olduğunu kaydetti. Şimşek, makro ekonomik nokta tahminlerinde, yukarı, aşağı yönlü sapmaların mümkün olduğunu belirtti.

Şimşek, ”Ödenek üstü harcamalar ciddi boyutlara ulaştı” eleştirilerini ise, ”Tutar olarak bu haklı. 2003-2010’da ortalama sapma, hedef ve gerçekleşme yüzde 3,5 civarında. Bizden önceki dönemlerde 1995-2000 yüzde 14’ler civarında sapma var. Personele ilişkin harcamalarınızı yüzde 100 öngöremiyorsunuz” diye yanıtladı.

-”Vergi sistemimiz sorunlu”-

Vergi sisteminin çok eleştirildiğine dikkati çeken Bakan Şimşek, sisteminin mükemmel olduğu yönünde iddiasının bulunmadığını vurguladı. Şimşek, ”Gerek mevzuatın sadeleştirmesi, gerekse verginin tabana yayılarak, bir takım sektörler üzerinde vergilerin daha da aşağı çekilmesi ortada. Vergi sistemimiz sorunlu. Önümüzdeki dönemde inşallah, Gelir Vergisi, Vergi Usul Kanunu anlamında, arkadaşlarımız, Vergi Konseyi çalışmalarını belli noktaya getiriyorlar. Ümit ediyorum ki bu yıl sonuna kadar elimizde bir taslak olur. Daha sonra samimi olarak, buraya getirmek, arkadaşlarla birlikte bu sistemimizi nasıl daha iyileştirebilirize bakmak istiyorum, sorunları nasıl çözeceğiz, hep beraber bakalım” diye konuştu.

Şimşek, Vergi Konseyi’ni pasifize edildiğine yönelik eleştirileri yanıtlarken, böyle bir niyetinin asla olamayacağını bildirdi. Şimşek, son bir-iki yıldır küresel krizle mücadelenin ön planda olduğunu, anayasa değişikliklerinin zaman aldığını ve çok temel bazı reform yasalarını getiremediklerini belirtti. Şimşek, ”Bu dönemde inşallah getiririz, Vergi Konseyi ile yakın şekilde çalışırız” dedi.

Bakan Şimşek, gıda bankacılığına, 568 bin liralık muafiyetin söz konusu olduğunu kaydetti.

Mükellef sayısında artış olmadığına yönelik açıklamaları anımsatan Şimşek, gayri menkul sermaye iradında çok ciddi artış bulunduğunu, diğer mükelleflerde artışın çok olmadığını kaydetti. Şimşek, Türkiye’de mükellef sayısının sınırlı göründüğünü, modern gelir vergisi reformunu henüz yapamadıkları için ücretlilerin, bir çok kesimin beyanname vermediğini anımsattı. Şimşek, kazancı olan tüm kesimlerin beyanname verdiği bir sürece geçmeleri halinde, mükellef sayısının çok farklı olacağını kaydetti.

-”Gerekirse sistem değiştirilir”-

Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye’nin, özel sektör ve hane halkı olarak son yıllarda borcunun arttığını ifade etti. Bugün Türkiye’nin kamu borcunda endişe edilen ülkeler arasında yer almadığını bildiren Şimşek, kamu kesiminin 2002’ye kadar hızlı şekilde borç biriktiren bir kesim olduğuna dikkati çekti. Şimşek, kamu toplam borç stokunun, milli gelire oranına bakıldığında AB’nin yarısında bile olmadıklarını söyledi.

Teşvik sisteminin olumsuz taraflarının gündeme getirildiğini ifade eden Şimşek, ”İnşallah TÜİK, yakında, -bize öyle ifade edildi- iller itibariyle milli geliri açıklar, gerekirse bu sistem değiştirilir. Hiçbir sistem, iller bazında belki mükemmel olmayabilir, ama mümkün olduğunca bunu iyileştirmeyi düşünüyoruz. Maliye, teşvikle pek işi kalmadı, işin içinde de olmak istemiyoruz” diye konuştu.

Şimşek, mahalli idarelerin önemine işaret ederek, 2003’te mahalli idarelere bütçenin yüzde 7’si olan 5,7 milyar, 2010’da ise yüzde 10,7’si olan 23,5 milyar lira aktardıklarını bildirdi. Şimşek, Maliye Bakanlığının, bunu bir kanun çerçevesinde dağıttığını anımsatarak, ”Kanun doğru değil diyorsanız, bu konuları düzeltelim” çağrısında bulundu.

-”Yüzde 3’ün altına düşmesini arzularım”-

”Güncelleme” değerlendirmesine de yeniden açıklık getiren Şimşek, zaman zaman bazı şeylerin ”cımbızlandığını” belirtti. Şimşek, konuşmasında, 3 artıştan bahsederek, vergileri neden artırıldığını anlattığını, sigara üzerinde maktuda ise güncelleme tabirini kullandığını söyledi. Şimşek, diğer artışlar gözardı edildiğini, konunun, sadece güncellemeye getirildiğini vurgulayarak, ”Nispi orandaki artışı, nasıl güncelleme diye sunarım size?” diye sordu.

Türkiye’nin çok uzun süreler çift, zaman zaman üç haneli enflasyon ile mücadele ettiğine işaret eden Şimşek, ”Bunu tek haneye düşürdük. Orada tutuyoruz, yüzde 3’ün altına düşmesini çok arzularım” dedi.

Şimşek, TÜİK’in bir çok uygulaması ve anketinin, AB standartlarını temel aldığını vurguladı.

Özel iletişim vergisi bizim dönemimizde kalıcı hale getirilmiş

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, özel iletişim vergisinin kendi hükümetleri döneminde kalıcı hale getirildiğini belirterek, ”Ancak 1999-2000 yılında IMF’ye verdiğimiz niyet mektuplarında deprem vergilerinin, özellikle özel iletişim vergisinin kalıcı bir nitelik anlamında uzatılacağını ifade etmişiz” dedi.

Şimşek, dolaylı vergilerin oranının yüksek olduğunu kabul ettiğini belirterek, 2002 yılında milli gelirin yüzde 11.5’i, 2011 yılında ise yüzde 12.2’si kadar dolaylı vergi toplandığını, 0,7 puanlık bir artışın söz konusu olduğunu söyledi. Türkiye’de bu konudaki temel sorunun dolaysız vergilerin son derece düşük olmasından kaynaklandığını anlatan Şimşek, bunun gelir vergisi reformu ve diğer düzenlemelerle aşılabileceğini kaydetti.

Vergiyi tabana yayma, kayıt dışı ile mücadelede ve dolaysız vergi konusunda istenilen başarının sağlanamamasının nedenleri olduğunu anlatan Şimşek, şunları kaydetti:

”Batıda, vergi idaresi sizin harcamalarınızı inceler. Çağırıp mükellefe, ‘Siz 100 liralık harcama yaptığınız ama 10 liralık gelir beyanında bulundunuz. Aradaki farkı açıklayın’ diyebiliyor. Türkiye’de bu yapılamıyor. Türkiye’de mutlaka idarenin bunu kanıtlaması gerekiyor. Temel konulardan bir tanesi budur. Batıda vergi kaçırma, kamu düzenine karşı suçtur ve müeyyidesi ağırdır. Türkiye’de bunun müeyyideleri çok ağır değil. Bu iki konuyu düzenleyelim, bakın vergi nasıl tabana yayılıyor, nasıl dolaysız vergi artıyor.”

İstihdam konusundaki eleştirileri de yanıtlayan Şimşek, bu dönemde istihdam konusunda ciddi bir başarının söz konusu olduğunu belirtti. İşsizlik oranı neredeyse ikiye katlanan ülkeler olduğunu anlatan Şimşek, Türkiye’de son 12 ayda istihdamda 1,1 milyon kişilik bir artışın söz konusu olduğunu vurguladı.

Özelleştirmenin işsizliği artırdığı iddialarına değinen Şimşek, mümkün olduğunca, özelleştirme nedeniyle vatandaşların mağduriyetini önlemeye çalıştıklarını, bu kapsamda 4/C müessesesini getirdiklerini söyledi.

Özel sektörün borcu

Özel sektörün borçlarının artmasının önemli bir sorun olduğunu belirten Şimşek, ancak bu sektörün varlıklarının da dikkate alınması gerektiğine işaret etti. Şimşek, ”Diyelim ki herhangi bir kurumu özelleştirmişsiniz. Doğrudan doğruya peşin sermayeden ödeme imkanı olmuyor. Özel sektör, çoğu zaman vadesi uzun olduğu için o varlığı satın almak için dışarıdan borçlanabiliyor. Hatta bazen sırf vergi avantajı elde etmek için borçlanıldığı da oluyor” dedi.

Bakan Şimşek, başka bir soruyu yanıtlarken de ”Gündemimizde bölgesel asgari ücret konusu yoktur. Bu konuda niyet okunması da yanlıştır” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin, kişi başına düşen milli gelirde dünyada 57. sırada olduğu yönündeki tespite ilişkin Şimşek, ”Şu bir gerçek. Kişi başına milli geliri, satın alma gücü paritesine veya normal piyasa, dolar kuru cinsinden ölçebiliriz. İkisi itibariyle de baktığınızda, kişi başına düşen milli gelir açısından baktığınızda, bunlardan biri ikiye, diğer üçe katlanmış” dedi.

Cari açıkla ilgili eleştirilere de değinen Şimşek, bu konuda derinlemesine analiz yapılabileceğini ama emtia fiyatlarından bağımsız analizin doğru olmayacağını belirtti. Şimşek, ”Son 8-9 yıldır özellikle Çin ve Hindistan ve gelişmekte olan ülkelerin çok hızlı kalkınması nedeniyle emtia fiyatları enflasyonun çok çok ötesinde artışlar gösterdi” dedi.

Mayınlı arazilerin temizlenmesi

Tasarı üzerindeki görüşmelerde mayınlı arazi konusunun da gündeme geldiğini belirten Şimşek, bu konunun Genel Kurulda da tartışıldığını anımsattı. Söz konusu arazideki mayınların temizlenmesi görevinin Milli Savunma Bakanlığına verildiğini belirten Şimşek, ihale çalışmalarının da devam ettiğini söyledi. Şimşek, ”Hiçbir şekilde bunun şu veya bu ülkeye verilmesi söz konusu değil. Biz ideal olarak şunu tercih ederiz, ülkemizde bu işi yapacak firmaların olmasını tercih ederiz” dedi.

Şimşek, bu arazide ne yapılacağına, mayınlar temizlendikten sonra karar verileceğini söyledi.

Tütün mamulleri üzerinde vergi konusuna da değinen Şimşek şöyle devam etti:

”Tütün mamulleri üzerindeki vergi iki boyutluydu. Birincisinde, paket başına 2.65’ti. Bunu 2.90’a çıkardık. Bundan geri adım yok. Yeni düzenleme yok. Bir de oransal vergi söz konusu. Bu da yüzde 63’tü. Yüzde 69’a çıkarmıştık. Peki ne oldu da bir hafta içinde birinde yeni bir düzenleme yapıldı? Bizim amacımız, buradan 2.7 milyar liralık bir vergi geliriydi. Bu hesaplar yapılırken, belli bir zam düşünüldü. Zaman zaman bu oransal artışlara gittiğimizde, bazı firmalar fiyat dahi indirdi. Dolayısıyla ağırlıklı ortalama zammın ne olacağını biz göremiyoruz ve fiyatları biz dikte edemiyoruz. Bir çok firma var. Şimdi bir baktık, bizim öngördüğümüzün ötesinde zam ortaya çıktı. Biz de orada bir çok unsur var kur, ithal edilen tütün var, dağıtım maliyeti, kendilerinin karı, bayilerin karı var. Biz dedik ki, bize yaklaşık, ortalama fiyat artışı olarak yüzde 18-19 yeter diye düşündük. Şimdi çıktı yüzde 38’e. Böyle olunca, inceledik. Esas ibare bu oransal vergi boyutuyla ortaya çıkmış. Maktuda herhangi geri adım yok oransalda tekrar ayarladık. Kesinlikle sadece enflasyon boyutuyla bakılmadı bu konuya.”

Sigarada yeni bandrol uygulaması

Sigarada stok konusuna da değinen Şimşek, bu konuda yeni bir bandrol uygulamasına gideceklerini söyledi. Elektronik defter ve elektronik faturada anlık takip edilebilecek bir sisteme geçileceğini bildiren Şimşek, buna rağmen stokla ilgili şüphelerin olması halinde stok denetimini getirebileceklerini ifade etti.

Tütün ve akaryakıt kaçakçılığı konusunda yapılan çalışmalardan bahseden Şimşek, özellikle tütün kaçakçılığı konusunda bu yaz yoğun çaba sarf ettiklerini belirtti. Şimşek, ilgili tüm birimlerle irtibat kurarak birlikte çalıştıklarını, akaryakıtta da aynı uygulamayı yapacaklarını kaydetti. 2009-2010 yılları arasında, sigara tüketiminde paket olarak yüzde 13.3’lük bir azalmanın söz konusu olduğunu belirten Şimşek, ”Ancak bunun ne kadarının kaçakçılık, ne kadarının Sağlık Bakanlığının kampanyası, ne kadarının yasaların etkisiyle azaldığını kesin hatlarıyla ayırmak mümkün değil” dedi. (Star)

You may also like...