SES: “Toplu sözleşme hakkımızı istiyoruz”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Adana Şubesi, “Kamu Hastane Birlikleri Yasa tasarısı ile sıra sağlığı piyasa emrine sunmaya ve özelleştirmeye gelecektir” açıklamasında bulundu.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi, “toplu sözleşme hakkımızdır” açıklamasında bulunarak, “Toplu İş Sözleşmemizi görmezden gelenleri uyarmak, toplu sözleşme taleplerimizi ifade etmek istiyoruz” açıklamasında bulundu.

SES’ten konuyla ilgili olarak yapılan yazılı açıklamada, “Ülkemizin sağlık sistemi, piyasanın sömürü çarkına terk edilirken, sağlık ve sosyal hizmet alanının çalışma ortamı parçalanmıştır. İş barışı bozulmuş ve aynı işi yapan emekçiler; memur, sözleşmeli, 4/C, Vekil, taşeron işçi diye ayrıştırılmıştır, “Performans” adı altında farklı ücretler verilmektedir, burada da adaletsizlik yaratılarak parçalanmışlık perçinleştirilmiştir. Ayrı iş yerinde ayrı ücret ödenmektedir. (4/C’ li personele hiç ödenmemektedir)” denildi.

SES’ten yapılan yazılı açıklama şöyle:

“Bu gün toplu iş sözleşmemizi görmezden gelenleri uyarmak, toplu sözleşme taleplerimizi ifade etmek istiyoruz.

Ülkemizin sağlık sistemi, piyasanın sömürü çarkına terk edilirken, sağlık ve sosyal hizmet alanının çalışma ortamı parçalanmıştır. İş barışı bozulmuş ve aynı işi yapan emekçiler; memur, sözleşmeli, 4/C, Vekil, taşeron işçi diye ayrıştırılmıştır, “Performans” adı altında farklı ücretler verilmektedir, burada da adaletsizlik yaratılarak parçalanmışlık perçinleştirilmiştir. Ayrı iş yerinde ayrı ücret ödenmektedir. (4/C’ li personele hiç ödenmemektedir)

Sağlıkta uygulanan politikalarla, Hastaneler döner sermaye ile işleyen kurumlar haline getirilerek, ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bırakılmış, Kamu Hastane Birlikleri Yasa tasarısı ile sıra sağlığı piyasa emrine sunmaya ve özelleştirmeye gelecektir. Arkasından da kamu-özel ortaklığı ile büyük kampüs hastaneleri yapılacaktır. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin iş güvencesi ortadan kaldırılacaktır.

Tam Gün Yasası ile haftalık çalışma saati 40 saate dönüştürülmüştür, ancak Sağlık Bakanlığınca bir genelge yayınlanarak mevcut yasa yok sayılmış ve 45 saatlik çalışma yasal hale getirilmiştir.

Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin meslek tanımları tam yapılmadığı için her türlü angarya işlerde çalıştırılmaktadır.

Hükümetimizin 632 sayılı kanun hükmünde kararname ile 657 sayılı devlet memurları kanunun 4/B maddesine göre sözleşmeli çalışanlar 4/A maddesine göre kadrolu duruma geçirilmişler, ancak maaşları kıt kaynaklardan oluşan döner sermayeden ödeneceği belirtilmiştir. Bu bir haksızlıktır. Özlük haklarının gaspıdır. Şimdi soruyoruz bu memurların kadro durumu, özlük hakları, emeklilik durumları ne olacaktır.

Tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak bu sorunların çözümünü toplu sözleşme yapılarak grev hakkı olmalıdır. Hakem kurulu olmamalıdır. Üniversitelerde Belediyelerde ve Bakanlıklarda ayrı ayrı her çalışanın üye olduğu kendi sendikası ile toplu sözleşme yapılırsa iş kolumuza dair taleplerimizin gerçekleşmesinin az da olsa çözüleceğine inanıyoruz.

İŞKOLUMUZA DAİR TİS TALEPLERİMİZ

* Temel ücret asgari 1600 TL olmalıdır. Bu tutar 4 kişilik bir aile için Temmuz 2011 tarihi itibariyle kira, elektrik, su, yakıt, çocuk ve aile yardımı hariç hesaplanmalı, alınan tüm ücretler (Döner sermaye katkı payları) emekliliğe yansıtılacak şekilde ödenmelidir. Performans, denge tazminatı vb. gibi adlarla ücretlendirme sisteminden vazgeçilmeli, eğitim, kadro, hizmet yılı, iş riski vb. değişkenler gözetilerek ücret skalası oluşturulmalı, tüm çalışanlara yılda iki kez aylık net ücreti kadar ikramiye verilmelidir.

* Performans uygulamasının başta hekimler olmak üzere tüm çalışanlar üzerinde yaptığı baskı ve güven bunalımı ve karmaşanın önüne geçilmesi için performans uygulamasından vaz geçilmeli, bir işletme mantığıyla hastanelerin çalıştırılmasından vaz geçilmelidir.

* 4/B, 4-C, 4924, Vekil, Taşeron, vb. istihdama son verilmeli, bu şekilde çalışanların tamamı kadroya alınmalı, kamuda personel açığı kadrolu istihdamla giderilmelidir.

* Sağlık emekçilerine dayatılan günlük 9 saat mesai uygulamasına derhal son verilmelidir. Çalışma süreleri günde 7, haftada 35 saate, iyonize radyasyona maruz kalınan yerlerde çalışanların günlük mesai saatleri ise günde 5 haftada 25 saate indirilmeli, tüm radyoloji birimleri kanun ve yönetmeliklerdeki standartlara uygun hale getirilerek kişi başına düşen çekim sayıları azaltılmalıdır.

* Meslek hastalıkları, iş kazası ve iş güvenliği ile ilgili önlemler alınmalı, yasal mevzuatlar hazırlanmalı ve Sağlık Ve Sosyal Hizmetler “Ağır ve Tehlikeli İşler”den sayılarak fiili hizmet zammı uygulanmalıdır.

* Kadına yönelik ayrımcılık kaldırılmalı, çalışma yaşamında eşitlik sağlanmalıdır,

* Ebeveyn izni ve 24 saat açık kreş hakkının gereği yapılmalıdır.

* Demokratik çalışma ortamı sağlanmalı, baskı, sürgün, tutuklama ve göreve son vermeler durdurulmalı, tutuklu arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır.

* Sağlıktaki her türlü katkı ve katılım payları kaldırılmalı, sağlık hizmetleri her düzeyde eşit, ücretsiz, nitelikli ve ulaşılabilir olmalıdır. Tedavide katkı-katılım payları ve her türlü cepten ödemeler kaldırılmalıdır.

* Evrensel değerlerle uyumlu, çalışma yaşamını demokratikleştirecek, toplumsal barışı sağlayacak, özgürlükçü demokratik bir anayasa için çalışmalar başlatılmalıdır.

* Kamu emekçilerine siyaset hakkı tanınmalıdır.

* Sağlık ve Sosyal Hizmetlerdeki mesleklerin tanımlamaları yapılmalıdır. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı yılda en az bir kez yapılmalıdır.

* Vergide adalet sağlanmalı, emekçilerin gelir vergisi dilimi düşürülmelidir.

* Kamu Hastane Birlikleri yasa tasarısı geri çekilmelidir.

* Özelleştirme, taşeronlaştırma uygulamalarına son verilmelidir.

* İdareci seçimleri atama ile değil çalışanların tamamının seçme ve seçilme hakkının kullanıldığı esasa göre yapılmalıdır.

* Toplu sözleşme ve GREV hakkımızın kullanılması önündeki engeller kaldırılmalıdır.” (Yeni Adana)

You may also like...