Seçim öncesi, parti liderlerinden talepler

Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK), 1 Kasım seçimleri öncesinde siyasi parti liderlerine birer mektup göndererek, memurların temel sorunlarının seçim bildirgelerinde yer almasını istedi.

Genel Başkan Bayram Zengin imzasıyla gönderilen mektupta, “İnsan onuruna yaraşır bir çalışma hayatı, memurlara aile sorumluluklarını yerine getirebilecekleri bir gelir sağlanmasını talep ediyoruz. Bunların seçim beyannamelerinde yer almasını ve liderler tarafından kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz” denildi.

1 Kasım’da yapılacak seçim için geri sayım başladı. Kurban Bayramı sonrası liderler partilerinin vaatlerini vatandaşa anlatacak. Bir anlamda siyasi partilerin vaatleri görücüye çıkacak. Liderler seçim beyannamelerini açıklayacak ve meydanlara inecek.

Partilerde beyanname hazırlıkları sürerken memurlar sorunlarının beyannamelere girmesini talep ediyor. BASK bu kapsamda aralarında AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de olduğu siyasi parti liderlerine birer mektup gönderdi.

Konuya ilişkin bir açıklama yapan BASK Genel Başkanı Bayram Zengin memur ve memur emeklilerinin yaklaşık 8-9 milyonluk bir seçmen kitlesini oluşturduğunu vurguladı.

7 Haziran seçimleri için hazırlanan seçim bildirgelerinde bazı memur sorunlarının yer aldığını ama liderlerin söylemlerinde bunları gündeme taşımadığını belirten Zengin, “Hiçbir lider memurlardan söz etmedi. Memurlar adeta 7 Haziran seçimlerinin tek mağlubu oldular. Doğrusu merak ettik; siyasi partiler memurları ve emeklilerini cepte keklik mi görüyor. Yoksa, yandaş sendikaları aracılığı ile memurları zapturapt altına aldıklarını mı zannediyorlar, anlayabilmiş değiliz. Çünkü seçim öncesinde böylesine bir kitleyi görmezden gelmek akıl karı değil” dedi.

“İSTİSNAİ KADRO UYGULAMASINA SON VERİLMESİNİ İSTİYORUZ”

“BASK olarak 7 Haziran seçimleri öncesinde de liderlere birer mektup göndererek görüşlerimizi ve taleplerimizi açıkladık ve seçim bildirgelerine girmesini istemiştik” hatırlatması yapan Bayram Zengin, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Öncelikle Anayasa değişikliği yapılarak memurlara hak grevini de içerecek grev hakkı istiyoruz. Ek ve geçici madde sayısı asıl madde sayısına aşan ve yamalı bohçaya dönen 50 yıllık Devlet Memurları Kanununun değiştirilerek yeni ve çağdaş bir Devlet Personeli Kanunu çıkarılmasını istiyoruz. Artık anlamını yitirmiş yardımcı hizmetler sınıfı ile 4/C kapsamında geçici personel çalıştırılmasının kaldırılmasını, bu pozisyonlarda istihdam edilenlerin öğrenimlerine ve deneyimlerine uygun memur kadrolarına geçirilmesini istiyoruz. Zaten çoğu fiilen memur kadrolarında çalışıyor. Memurların KPSS sınavı ile işe alınmalarını, istisnaların hizmetin gerekliliği ile sınırlı tutulmasını istiyoruz. İstisnai kadro uygulamasına son verilmesini istiyoruz. Mesleğe özel yarışma sınavı gerektiren kadroların sınırlı tutulmasını ve yarışmaların objektif kriterlere bağlanmasını istiyoruz. Unvan değişikliği ve görevde yükselme sınavlarının merkezi olarak her yıl yapılmasını, genel müdür ve bağımsız başkanların altındaki tüm görevlerin görevde yükselme sınavı kapsamına alınmasını istiyoruz. Norm kadro uygulamalarının keyfiliklere imkân vermeyecek şekilde sosyal tarafların denetiminde şeffaflaştırılmasını istiyoruz.

O YÖNETİCİLERİN GÖREVLERİNE SON VERİLSİN

Yargı kararlarını uygulamamakta direnen yöneticilerin görevlerinin sonlandırılmasını istiyoruz. Özre bağlı tayin ve nakil taleplerinde hakkaniyetin sağlanması; engellilerin, engelli çocuğu veya yakını olanların özel durumlarının yönetmelikte özür gurubu kapsamına alınmasını istiyoruz. Hizmet bölgelerinde çalışma süresini dolduranların, üst hizmet bölgelerine tayin ve nakillerinin –idari mazeret aranmaksızın- yapılmasını istiyoruz. Mesleki ve iş tecrübesini yok sayan yılbaşına 1,66 kuruş tutarındaki kıdem aylığının, daha yüksek aylık almak için kamu görevlilerinin idari kadrolara hücumunu engelleyecek anlamlı bir düzeye yükseltilmesini ve böylece tecrübenin ödüllendirilmesini istiyoruz. Kamu görevlilerinin aylıklarındaki tüm kalemlerden vergi ve sosyal güvenlik kesintisi yapılarak emeklilik maaşının yaşanabilir düzeye çıkarılmasını istiyoruz. Çocuk ve aile yardımlarının, harcırah ve yollukların ve benzeri kalemlerin ihtiyaçları karşılayacak düzeye yükseltilmesini istiyoruz.

CAMBAZLIĞA SON

İçinden çıkılmaz hale gelen toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemleri ile aylık hesaplama aracı olarak kullanılan, Temmuz 2015 itibariyle, neredeyse bin 273,50 lira tutarındaki brüt asgari ücret miktarının yarısına denk gelen 789,30 liralık ‘en yüksek devlet memuru aylığının’, en yüksek Devlet memuru olan Başbakanlık Müsteşarının onurunu zedeleyecek miktardan kurtarılarak en azından asgari ücret düzeyine çıkarılarak daha anlamlı hale getirilmesi ve hesaplamaların buna göre yeniden yapılması veya yeni bir sistem geliştirilmesini istiyoruz. 789 lira 30 kuruş olan en yüksek devlet memuru aylığının aritmetik cambazlıklarla 8 bin 500 liraya, kamu görevlilerinin maaşlarının da benzer cambazlıklarla belirlenmesine son verilmesini istiyoruz.”

YOKSULLUK SINIRI ALTINDA AYLIK OLMASIN

BASK Genel Başkanı ayrıca yoksulluk sınırının altında aylık alan memurun kalmamasını da talep ettiklerini de belirtti. Eylül itibariyle Türk-İş tarafından açıklanan yoksulluk sınırının 4 kişilik bir aile için 4 bin 379,73 lira olduğuna değinen BASK Başkanı Zengin, “Oysa memurların tamamına yakını bu rakamın altında aylık almaktadır. Bu memurun yoksulluğunun tescilidir. Halen ortalama memur aylığı 2 bin 510 liradır. Hükümet ile toplu sözleşme imzalayan yetkili sendikalar bile kendi açıkladıkları yoksulluk sınırına yakın bir aylık teklifinde bulunamamışlardır. Memur-Sen Ağustos ayı yoksulluk sınırını 3 bin 732,37 lira açıklamış ama toplu sözleşme masasından ortalama 2 bin 500,00 lira ile kalkmıştır. Bu ikiyüzlülüktür. Memur yoksulluğuna son verilmesini, memurun yoksulluktan kurtarılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Zengin açıklamasını şöyle tamamladı: “Kamu görevlileri aylıklarının yoksulluk sınırı altında kalmayacağının, talebin bir defada karşılanamaması halinde kademeli olarak gerçekleştirilmesi için sosyal taraflarla birlikte bir plana bağlanmasını istiyoruz.

Memurlara 1 kuruşluk bir ikramiye bile ödenmemektedir. Hâlbuki toplu sözleşmede karara bağlanması gereken konular arasında ikramiye de bulunmaktadır. Ama ne hikmetse masaya oturan sendikaların akıllarına bile gelmemektedir. Artık memurlara, kamu işçilerinde olduğu gibi ikramiye verilmesini istiyoruz. Bu kapsamda kamu görevlilerini ilgilendiren tüm mevzuatın ayrım yapılmadan sosyal tarafların aktif katılımı ile birlikte gerçekleştirilmesini istiyoruz. Özetle insan onuruna yaraşır bir çalışma hayatı, memurlara aile sorumluluklarını yerine getirebilecekleri bir gelir sağlanmasını, bu hususların partilerin seçim beyannamelerinde/bildirgelerinde yer almasını ve liderler tarafından kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz.” (ANKA)

You may also like...