Sat sat bitmiyor

Türkiye’nin “altın yumurtlayan tavukları” özelleştirme kapsamında bir bir satıldı… İşte o “tavuklar”:

Milli Gazete’nin haberine göre, Hükümetin uzun zamandır özelleştirilmesi gündemde olan boğaz köprüleri ve otoyollarını satmak için düğmeye basması, özelleştirme adı altında adeta altın yumurtlayan tavuk gibi devletin kasasını dolduran kamu kurum ve işletmelerinin nasıl bir bir elden çıkarıldığı gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı.

Uzunluğu 1975 km olan köprü ve otoyolları tek paket halinde 25 yıllığına özelleştirmek için satış süreci başlatılırken, son 8,5 yılda cumhuriyet tarihinin satış rekoru kırıldı.

Hükümetin uzun zamandır özelleştirilmesi gündemde olan boğaz köprüleri ve otoyollarını satmak için düğmeye basması, özelleştirme adı altında adeta altın yumurtlayan tavuk gibi devletin kasasını dolduran kamu kurum ve işletmelerinin nasıl bir bir elden çıkarıldığı gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı. Uzunluğu 1975 km olan köprü ve otoyolları tek paket halinde 25 yıllığına özelleştirmek için satış süreci başlatılırken, son 8,5 yılda cumhuriyet tarihinin satış rekoru kırıldı.

AKP hükümetlerinin görev yaptığı 2003-2011 yılları arasındaki 8,5 yıllık iktidar döneminde toplam hisse/varlık satış/devir yoluyla 34 milyar dolarlık özelleştirme gerçekleştirildi. Cumhuriyet tarihinin tamamını kapsayan 1986-2002 yılları arasında ise kamu kuruluşlarının özelleştirmesinden elde edilen gelir 8 milyar dolar civarında olmuştu. Özelleştirmelerde, sadece zarar eden kamu malları değil devlet hazinesine önemli miktarda gelir getiren karlı kamu kuruluşları da yer aldı. 15 Nisan 2011’den itibaren ihalesi tamamlanmış 13.5 milyar dolarlık kamu malı satışı, onay ve sözleşme süreçleri tamamlanınca, AKP döneminde özelleştirmeden elde edilen gelir, 47.5 milyar dolara ulaşacak.

Neler satıldı?

Son 8,5 yıllık dönemde, Türkiye tarihinin en büyük özelleştirmeleri gerçekleştirildi. Başta en stratejik kurumlardan Türk Telekom olmak üzere, demir çelik sektörünün kalbi Erdemir ve İsdemir, tek petrol ithal etme yetkisi olan TÜPRAŞ, sanayi devi PETKİM, Türkiye’nin tek alüminyum tesisi Seydişehir Eti Alüminyum yanında bir baraj ve 4 taşınmaz ile, TEKEL, TELSİM, AVEA, DİTAŞ, TAKSAN , GERKONSAN, TÜMOSAN, TZDAŞ, HAVELSAN, SEKA, Sümer Holding, THY’ye ait USAŞ, İGSAŞ, Kıbrıs Hava Yolları, Petrol Ofisi, Başak Sigorta, Araç Muayene İstasyonları, limanlar, kombinalar, depolar ve milyon dolarlık arazili tesisler bir bir satıldı.

Bazı dev kuruluşlar, hisse yoluyla özelleştirildi. TÜPRAŞ’ın önce yüzde 14,76’sı ardından yüzde 51’lik kısmı, Türk Telekom’un yüzde 70’e ulaşan hissesi, Erdemir’in yüzde 46.12’lik hissesi, PETKİM’in yüzde 86’ya ulaşan hissesi satıldı.

İşletme hakkı devredilen özelleştirmeler içinde en yüksek rakam TEKEL’in 6 sigara fabrikasının satışından elde edildi. Taşınmaz devirlerinde TEKEL’in çeşitli illerde bulunan 140 taşınmazı satıldı.

Özelleştirilen diğer kuruluşlar ise şunlar: Ebüas-Meybuz, Esgaz, Bursagaz, Eti Bakır, Gümüş, Krom ve Elektrometalurji A.Ş, Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş, Tügsaş, Yarımca Porselen Fabrikası, Divriği ve Hekimhan Demir Madeni, Borçelik, Oymapınar Barajı, Toros Gübre Fabrikası, Emekli Sandığı Ankara Emek İşhanı ve İstanbul Hilton Oteli. Amasya, Adapazarı ve Kütahya Şeker Fabrikaları. Ayrıca Trabzon, Kuşadası, İzmir, Ereğli, İskenderun ve Yarımca Limanları ile Ataköy Turizm A.Ş., Ataköy Otelcilik A.Ş., Ataköy Marina ve Yat İsletmesi yer alıyor.

Sıradakiler

Uzun zamandır gündemde olan otoyol ve köprüler için süreç başlatıldı. Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi Köprüsü ile bütün otoyollar tek paket halinde özelleştiriliyor. Milli Piyango, Halkbank ve Türk Hava Yolları’ndaki kamu hisselerinin satışı için de çalışmalar sürüyor. Bu yıl içinde elektrik dağıtım sektörünün tamamıyla, 52 adet akarsu santrali ve şeker fabrikalarının satılması planlanıyor.

Ofer’e satış

Kamu mallarının satışlarında birçok tartışmalar da yaşandı. Özellikle İsrailli Yahudi işadamı Sami Ofer’in AKP dönemindeki ihalelere girip, önemli kuruluşlarda pay sahibi olması günlerce medyada yer aldı. Galataport ihalesinin kanunlara aykırı olarak Ofer-Kutman grubuna verildiği yargı kararıyla ortaya çıkınca, ihale iptal edildi. Yine Kuşadası Liman ihalesi, Ofer-Kutman ortaklığında kaldı. Ayrıca TÜPRAŞ’ın yüzde 14,76’sının Kutman aracılığıyla Ofer grubuna satışı yargıya taşındı. Ancak yargıdan bir sonuç çıkmadı.

Onay sürecinde olanlar

İhale süreci bu yıl tamamlanan veya tamamlanma aşamasında olan liman, elektrik dağıtım şirketi ve santraller ise şöyle: TTA’nın 7 adet taşınmazı, Kayaköy, Esendal, Işıklar, Arpaçay-Telek, Kiti, Haraklı-Hendek, Pazarköy-Akyazı, Bozüyük, Kovada 1-2, Bozkır, Ermenek, Göksu, Anamur, Bozyazı, Mut-Derinçay, Silifke, Zeynel, Engil, Erciş, Hoşap-Zeyne, Koçköprü, Dere, İvriz ve Kayadibi Akarsu Santralleri, İskenderun Limanı, TEDAŞ’a ait Van, Boğaziçi, Gediz, Trakya, Dicle, İstanbul Anadolu Yakası, Toroslar ve Akdeniz Elektrik Dağıtım Şirketleri ile Hazine’ye ait Bursa ve Mardin’deki taşınmazlar.

Danışmanlığa 84 milyon ödendi

Öte yandan özelleştirmeler için 2002-2010 yılları arasında danışmanlık hizmeti veren yerli ve yabancı firmalara 84 milyon 799 bin 945 TL ödendi. Özelleştirme danışmanlık hizmetleri için en büyük ödeme 2006 yılında gerçekleşti. 2006 yılında 46 milyon 497 bin 605 TL ödeme yapıldı. 2009 yılında ise, danışmanlık hizmetleri için 17 milyon 577 bin 858 TL ödeme gerçekleştirildi.

Özelleştirmeler borcu kapatamadı

Peki bu özelleştirmelerden elde edilen gelirler nereye gitti? Bu süre içinde, Türkiye’de bankaların yüzde 75’ü, sigorta şirketlerinin yüzde 80’i, IMKB’nin yüzde 62’si yabancıların eline geçti. Türkiye bu yıl, bütçesinden 47. 5 milyar TL faiz ödemek için ayırdı.

Cari açık ise Cumhuriyet döneminin en yüksek seviyesine ulaşırken, tehlike sinyalleri veriyor. 2011’in ilk altı ayında 45 milyar 8 milyon dolar cari açık gerçekleşirken, yıl sonu tahminleri 71 milyar 990,1 milyon dolara yükseldi. 1950 ile 2002 yılları arasındaki 52 yıllık dönemde Türkiye’nin cari açığı 48 milyar dolar olmuştu. Aynı dönemde dış borçlar 130 milyar dolardan 290 milyar dolara yükseldi.

Yapılan özelleştirmeler cari açık ile dış borcu kapatmaya yetmedi. Çünkü Türkiye, yüksek faizle borçlanmaya devam etti. Hatta bu süre de özel sektörün dış borcu da 30 milyar dolardan 124 milyar dolara kadar yükseldi. Özelleştirme için gelen yabancı sermaye yatırım yapmak bir yana, 50-70 milyar arasında bir parayı ülke dışına çıkardı. (Ebubekir Gülüm / Milli Gazete)

You may also like...