Mücadelesini yürüten bir nefer olarak emeğe saygı istiyorum

Sözümüz Meclisten dışarı 4/C lilerin kadroları verilsin;çünkü verilen sözler Meclisten içeri giremiyor demiştik

2010 yılında alınan Sendikalı olma hakkımız ile başlayan Hak arama mücadelemizde bir elin parmak sayısı kadardık. Başta biz 4/C li arkadaşlara inanarak yönetimde yer almamızı sağlayan birbirinden kıymetli Şube Başkanlarimiz Kimi zaman başkalarının tehditine kiminin başaramazsınız söylemleriyle Anadoludan bir Ankara olduk.Biz inandık dedik bir kere Bismillah demiştik. An geldi arkadaşlarımız sırtını döndü,an geldi burokrası sırtıni döndü.Her resim her görüşme proveke edildi olmaz denildi biz konuştuk denildi.

Kurumun kapısından,Bakanlığın önünden gecemeyenler an geldi emek hırsızlığına büründü rolleri çalmaya başladılar.Biz ezberlemiştik artık söylemleri.Olsun dedik bizim daha yüruyecek yolumuz vardı.İzinler; ayda iki güne çıktı yetmezdi mazaret izinleri alındı yetmez di,Annelere süt izni alındı yetmezdi,Doğum öncesi ve sonrası izinler alındı yetmez di,maaşlar memur katsayısına endekslendi yetmez di,Aile yardımı alındı yetmez di,Ek ödeme başlangıcı 4/C sözleşmesine az da olsa yazıldi yetmez di, %50 ye yakın zam alındı yetmez di, Refakat izni mahkemeye taşındı alındı yetmez di,Annelere ücretsiz izin hakkı mahkemeye taşındı alındı yetmez di, Ağır hastalıklarda kanser verem vb.Ücretli tedavi hakki mahkemeye taşındı alındi yetmez di Çünkü bizim inancımız vardı hep daha iyisi gerekliydi.1972 yılından bu yana görünmeyen bir kurumun içinde sessiz statünün şahlanışı başlamistı bir defa.Biz aldık biz mücadele ettik demeden herkese her ideolijiye aynıydık yeri geldi hükümet verdi denildi.Anladık verince siyaset olmayınca sendika bunada alıştık.Deryada bir katreydik biz bir elin parmakları; ne kadar feryad edebildiysek.Herkes sıcak yuvasında iken kimisi yeni doğan bebeği ile birşeyler yapabilirmiyim çabasında,Kimimiz toplantıda bakanın etrafinda bitti kimimiz hasta yatağında bir cümlenin kurulmasında fayda var desturuyla hareket etti.

Takdir beklemedik.biz bize verilen sorumluluğunda üstlendiğimiz yükün ağırlığında farkındaydık ancak emeğimizi çalmaya yeltenenler unutmayın dedik;

Ve bugün gelinen noktada Amin diyerek noktaladık yolu bittimi tabiki hayır.Ancak gördük ki Arzu Arslan Gonca Hic bir sey yapmamış, Yasemin Vargün hiç randevu alamamış, Özkan Kömleksiz hiç Ankarada sabahlamamış Nazım Öztürk hiç kızmamış, bu arkadaşlara Tüik te çalısan herbirimizin bir teşekkür borcu var KİK toplantılarına katılan her bir arkadaşimıza bir teşekkür borcu var.Bizleri kapı arkalarında keşfeden Eski Genel Başkanımız Yusuf Yazgana Eski Genel Başkan Yardımcımız Sait Inan ;a Tüik Şube Başkanımız Ömer Ünal’a bizleri Bakanımız Faruk Çelik ile tanıştıran Onursal Konfedarasyon Başkanımız Ahmet Gündogdu ya Ve imzası eleştirilen gıyabinda hakaretler edilen Bir Ali YALÇIN ;a hepimizin bir teşekkür borcu var. Büro Memur-Sen Genel Başkanımız Vecdi Yanbaz;ın Bölge Müdürlüklerinde yaptığı konuşmalarında 4/C önceliğim boynumun borcu diyerek güven vermesi;İnanması ve bizleri sürekli desteklemesi adına Şahsında, Genel Başkan Yardımcılarımız Ahmet Sefa Özşahin ile Turan Çetinkaya ya teşekkür borcumuz var. Ve bazen ayrı düşünsellerde yol alsakta aynı gemide yol.aldığımız Özelleştirmeden gelen arkadaşlarımıza emekli olupta şu an aramızda olmayan tüm.abilerimize ve bu davada bizlerle yol yürüyen #İsmini sayamadığımız herkese teşekkür ederiz.
Bu başarının altında emeğimizi karalamaya çalışan elinde başka donesi kalmayan birilerine verilecek cevabimiz var Ancak ve ancak biz konser biletine davamızı değişmeyecek kadar onurlu bir davayı güden bir sendikanın üyesi ve mücadelesini yürüten bir neferi olarak diyoruz ki #EmeğeSaygı.

You may also like...