Toplantının içeriğine yönelik yapılan değerlendirmede ise, tam demokratik Türkiye, sivil anayasa, bağımsız yargı, üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü gibi istek ve beklentilerini gündemde tutan Memur-Sen’in bu tavrının teşkilat tarafından desteklendiği kaydedildi.
Hukuk önünde herkesin eşitliği ilkesinin hiçe sayıldığının vurgulandığı Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında, Balyoz Davası sanıklarının haklarında tutuklama kararı olmasına karşın, milletle ve yargıyla dalga geçtikleri görüşünün benimsendiği vurgulandı.
Toplantıda ayrıca, referandum sürecinin uzatılmasıyla geçen yıl son kez yapılan toplu görüşmenin bir yıl daha uzamasına karşılık, hükümetin bu yılki toplu görüşmelere, Anayasa değişikliği paketinde yer aldığı şekilde, toplu sözleşme muamelesi yapması yönündeki beklenti dile getirildi.
Memur-Sen’e bağlı sendikaların genel merkez yönetim kurulu üyeleriyle, Memur-Sen İl Temsilcileri’nin oy birliğiyle kabul ettiği sonuç bildirisinde, ilk olarak jakoben anlayış ve tek tipçi yaklaşımların son bulması yolunda önemli bir adım olması açısından, Memur-Sen olarak, tüm vesayet anlayışlarının son bulması için EVET denileceği açıklandı.
Hakim karşısına çıkmaya cesaret edemeyenler başta olmak üzere, onların siyaset zeminindeki destekçilerinin hepsine 12 Eylül’de “Hakimiyetin kayıtsız şartsız millete” ait olduğu cevabı verileceğinin ifade edildiği bildiride, toplu sözleşme hakkına da vurgu yapıldı.
Açıklamada, toplu sözleşme hakkını Anayasa değişikliğine dahil eden hükümetin 2010 yılı toplu görüşmelerine toplu sözleşme yapıyormuş gibi davranması istendi.
Kamu çalışanlarının, maaş promosyonunun yüzde yüzünü almasını sağlayacak Başbakanlık Genelgesine yönelik beklentinin dile getirildiği açıklamada, emeklilerin de maaş promosyonu alması için yapılacak düzenleme için Başbakan Erdoğan’ın talimatının bir an evvel yerine getirilmesi istendi.
2010 YPK Kararının yol açtığı ek ödeme dengesizliğini giderecek yeni bir düzenleme isteğinin belirtildiği Memur-Sen bildirisinde, 2010 yılı Kararı’nın ek ödemeyle ilgili hükmünün yargıya taşınacağı ifade edildi.
Memur-Sen bildirisinde ayrıca, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik öngören Kanun Tasarısı’nın oluşturulacak bir Komisyon tarafından tartışılması, özelleştirme mağdurlarının sorunlarıyla ilgili toplu görüşme kararlarının uygulanması, kamu kurumlarındaki kuralsız istihdama son verilmesi, 4/B, 4924, 4/C ve vekil uygulamalar gibi farklı istihdam uygulamalarının sona ermesi ve 2008 yılında ilk ödemesi yapılan ve 2012 yılına kadar tamamlanacağı hükümetler tarafından taahhüt edilen ek ödemelerin miktar ve takviminin açıklanarak, kalan kısmın ödenmesi istendi.
Memur-Sen’e bağlı sendikaların genel merkez yönetim kurulu üyeleriyle, Memur-Sen İl Temsilcileri’nin oy birliğiyle kabul edilen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Bildirisi şu şekilde:
1- Türkiye’nin demokratikleşmesini, milletimizin özgürleşmesini istiyorsak; tek tipçi, tepeden inmeci, jakoben anlayışlar, yaklaşımlar ve uygulamalar terk edilmelidir. 12 Eylül’de referanduma sunulacak anayasa değişikliği paketi söz konusu jakoben anlayış ve tek tipçi yaklaşımların son bulması yolunda önemli bir adım olacaktır. Memur-Sen olarak, tüm vesayet anlayışlarının son bulması için anayasa paketi değişikliğine EVET diyeceğiz.
2- Başta Balyoz davasında hakim karşısına çıkmaya cesaret edemeyenler olmak üzere onların siyaset zeminindeki yaverlerine ve hukuk tanımazların hepsine 12 Eylül’de “Hakimiyetin kayıtsız şartsız millete” ait olduğunu bir kez daha ifade edeceğiz.
3- “Masa değil yasa sorunlu” tespitiyle gündeme getirdiğimiz itiraz ile Toplu Sözleşme hakkının, 12 Eylül’de oylanacak Anayasa değişikliği paketine girmesini sağladık. Toplu sözleşme hakkını Anayasa değişikliğine dahil eden siyasi irade, 2010 yılı toplu görüşmelerini, toplu sözleşme hayata geçmiş gibi değerlendirerek, Yüksek Seçim Kurulu’nun(referandumu erteleyerek) ortaya çıkardığı bu olumsuz durumu telafi etmelidir.
4- Bankalarla yapılan maaş anlaşmaları sonucunda sağlanan promosyonların yüzde 100’ünün kamu görevlilerine dağıtılmasını sağlayacak Başbakanlık Genelgesi’nin biran evvel yayınlanmasını bekliyoruz.
5- Ülkemizde SGK’lı 9 milyon emekli maaşlarını bankalardan almasına rağmen promosyonlardan yararlanmamaktadır. Sayın Başbakan talebimiz üzerine bürokratlara talimat vermiş bulunmaktadır. Memur-Sen olarak, çalışmaların en kısa zamanda tamamlanarak emeklilere promosyonlarının yüzde 100 olarak ödenmesi sağlanmalıdır.
6- 2010 yılı ücretlerine ilişkin YPK Kararı, KİT Personeline ek ödeme mağduriyetini daha da derinleştirmiştir. Yapılması gereken Konfederasyonumuzun önerilerini hayata geçirerek yeni bir YPK kararı yayınlanmasıdır. Kamu görevlilerinin mağduriyetlerini giderecek yeni bir YPK Kararının tamamlanmaması halinde haksızlığın yargı yoluyla giderilmesini sağlamak amacıyla 2010 yılı Kararı’nın ek ödemeyle ilgili hükmünü yargıya taşıyacağız.
7- Bakanlar Kurulu tarafından TBMM’ye sunulan ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda kapsamlı değişiklik öngören Kanun Tasarısı, toplu görüşme sürecinde Konfederasyonların, ilgili bakanlıkların ve kamu kurumlarının katılımıyla oluşturulacak bir Komisyon tarafından tartışılarak değerlendirilmelidir.
8- Özelleştirme uygulamaları bir yandan Kamu’nun istihdam alanını daraltmaya başlamış diğer taraftan özelleştirmeler sonunda kamu görevlilerinin mağduriyetlerini ortaya çıkarmıştır. Özelleştirme mağdurlarının sorunlarıyla ilgili toplu görüşme sürecinde alınan kararlar uygulanmalı ve konuyla ilgili bir komisyon oluşturulmalıdır.
9- Kamu kurumlarında sosyal güvenliksiz, iş güvencesiz ve ucuz ücretle personel istihdamı yapılmaktadır. Taşeronlaşma olarak adlandırılan kamu kurumlarındaki bu kuralsız istihdama mutlaka son verilmelidir.
10- 2008 yılında ilk ödemesi yapılan ve 2012 yılına kadar tamamlanacağı hükümetler tarafından taahhüt edilen ek ödemelerin miktarı ve takvimi açıklanarak, kalan kısmın ödemesi bu yıl başlatılmalıdır.
11- Kamu kurumlarındaki 4/B, 4924, 4/C ve vekil uygulamalar gibi farklı istihdam modellerine son verilerek, kamu hizmetleri kadrolu memurlar eliyle yürütülmeli ve tüm sözleşmeliler kadroya geçirilmelidir.
biz özelleştirme magdurlarını bu kadar magdur eden ve bizleri her yıl kış günü sokaga aç susuz atan bir zihniyetin düşüncesine nasıl evet deriz.mecliste bir çok kez bizlerin durumlarının iyileştirilmesi için chp mhp tarafından önergeler verildi ak parti grubu tarafından reddedildi ve kısa bir zaman önce maliye bakanı ve çalışma bakanı hiç bir iyileştirme yapılmayacak mevcut durumlarıyla çalışacaklar dedi daha nasıl bizlerden eve beklenir.evet demek akpartinin bize çektirdigi zülme evet demek anlamına gelir.
ümit sana katılıyorum o kış günlerini yaşayan bilir evet desen ne olur ne değişecek hişbişey değişmicek bizde imam olsaydık bizim içinde bişeyler yapılır dı kesin
hadi be şurdan akp li başkan
Bu hükümet nasıl bana hayır dedise bende hayır diyecem.memursen dedigin zaten onların alt bahçesi onurlu 4/c li hayır der..
ümit kardeş bizim refarandumla işimiz yok o ayrı bir konu hükümete gelince kapanmayan bir hesabımız var onuda seneye sandıkta kapatırız İNŞALLAH