Masanın en önemli gündem maddelerinden biri 4/C

2 milyon 600 bin kamu görevlisini yakından ilgilendiren Toplu Sözleşmeler 1 Ağustos’ta başlayacak. Türkiye, Ortadoğu ve Dünya’da sıcak gelişmeler oluyor. Türkiye’nin en büyük memur konfederasyonu Memur-Sen’in Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ile toplu sözleşmeye hazırlıkları ve masaya getirecekleri teklifleri konuştuk.

Ayrıca Gezi Parkı Olayları, Çözüm Süreci, Mısır’daki darbe ve yeni Anayasa konularını konuştuk. Genel Başkan Gündoğdu ile yaptığımız röportajı üç bölüm halinde yayınlayacağız. İşte Ahmet Gündoğdu’nun röportajından ilk bölüm.

Memurun Hakkını Faiz Çetesine Yedirtmeyiz

GAZETEKAMU: Memur-Sen’in sendika dünyasına katkısı nedir?

Sendikalar ve sivil toplum kuruluşları, çoğulcu, katılımcı ve özgürlükçü demokrasinin olmazsa olmazlarındandır. Sendikalar ve sivil toplum kuruluşları ile demokrasi arasında ciddi bir paralellik vardır. Demokratik sendika ve sivil toplum kuruluşlarının olmadığı ülkelerde ya demokrasisinin olmadığını ya da eksik olduğunu görürüz. Bu çerçevede, Memur-Sen ülkemizin demokrasinin gelişmesinde, özgürlüklerinin artmasında, insan hakları ihlallerinin azalmasında ve yasakların kalkmasında önemli roller üstlenmiştir. Ortak akıl mitingleriyle demokrasi ve milli iradeye yönelik risk ve tehditlerin bertaraf edilmesinde önemli sorumluluklar yüklenmiştir. Demokrasi ve anayasa kongreleri ile, hazırladığımız raporlarla demokrasinin derinleşmesine yönelik çalışmalara bilimsel katkı sunduk. 12 Eylül referandumundaki kararlı tutumumuz ve kampanyalarımızla vesayetin deşifre olmasında ve büyük ölçüde son bulmasında kilit rol aldık. Türkiye’nin dünya demokrasi liginde sürekli basamak yükseltmesinde Konfederasyonumuzun emeği ve katkısı ilk sıralarda gelir.

HEM MİLLETİN HEM KAMU GÖREVLİLERİNİN ÖNÜNÜ AÇTIK

GAZETEKAMU: Memur-Sen olmasa ne olurdu, varken farkı ne oldu?

707 bin 652 üyemizin, teşkilatlarımızın ve tüm faaliyetlerimizde bizlere destek veren sosyal ortaklarımızın hakkını yemek istemem. Bunun için mütevazi davranmayacağım. Bugün insan hakları alanında bu kadar ilerleme varsa, demokratik standartlar yeterli olmasa da sürekli yükseliyorsa, birçok yasak ve sınırlama kalkmışsa Memur-Sen’in katkısı büyüktür. Memur-Sen’in gündeme taşıdığı ve kararlılıkla çözülmesi için mücadele ettiği bazı değişikliler şöyle:Katsayı adaletsizliğinin tarihin çöp sepetine atılması,, Milli Güvenlik Derslerinin müfredattan çıkarılması, kesintisiz eğitimin kaldırılması, Kur’an öğretiminde yaş sınırlamasının son bulması, din eğitiminin önündeki engellerin kaldırılması, başörtüsü yasağının fiili olarak çözülmesi, darbelere dayanak yapılan TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. Maddesinin değiştirilmesi, Emasya Protokolü’nün iptal edilmesi gibi.

SÖZLEŞMELİLERİN KADROYA ALINMASI SOSYAL DEVRİMDİR

GAZETEKAMU: Demokratikleşme ve özgürlükler alanında katkı verdiğiniz kazanımlar gerçekten çok önemli. Ancak aynı başarıyı çalışma hayatında yakalayabildiniz mi?

GÜNDOĞDU: Çok daha fazlasını başardık. Sadece 2002’den bu yana elde ettiğimiz kazanımların sayısı 150 kalemden oluşuyor. Elde ettiğimiz bazı kazanımlar çalışma hayatı tarihine altın harflerle geçecek kazanımlar. Kamu görevlilerinin iş güvencesini tartışmaya açtırmadan toplu sözleşme hakkını anayasaya koydurmak bir devrimdir. AB’de bile esnek çalışma ve farklı istihdam türlerinde çalıştırma gittikçe yaygınlaşırken, 300 bin sözleşmeliyi kadroya aldırmak devrimdir, esnek çalışma ve farklı istihdam uygulamalarına dur demektir. Sözleşmelilerin kadroya alınmasında kararlı bir tutum sergileyen Sayın Başbakanımıza da buradan teşekkür ediyorum. Sendikalar tarihi açısından emeklilerin toplu sözleşmenin hükümlerinden yararlanacak olması önemli bir kazanımdır. Bu devrim niteliğindeki kazanımlar yanında toplu sözleşmelerde pozitif ayrımcılık ilkesi gereği engelliler ve kadınlarla ilgili çok sayıda sosyal düzenlemeler yapıldı. Örneğin, engelliler ve hamile kadınların gece nöbeti tutmaması, engellilerin tüm servislerden yararlanması, hasta yakınları bulunan kamu görevlilerinin 1.5 saat izinli sayılması gibi. Sadece kazanımlarımız saatlerce sürecek bir röportajın konusudur. Çünkü her yıl onlarca kazanım üreten bir memur sendikalcığı var ve bu memur sendikacılığına liderlik yapan, öncülük yapan bir Memur-Sen var. İnşallah yeni kazanımlar üreterek kamu görevlilerinin hayatını kolaylaştırmaya ve yüzlerini güldürmeye devam edeceğiz.

TOPLU SÖZLEŞMEDE KESK’İN YERİ SEMBOLİK, KAMU SEN’İN KONUMU SEYİRCİLİKTİR

GAZETEKAMU: Sendika ve konfederasyon üye sayıları Resmi Gazete’de yayınlandı. Rakamları nasıl buldunuz, yeni sayılardan sonra toplu sözleşme masasında bir değişiklik olacak mı?

Öncelikle kamu görevlilerinin bize yönelmesinin bir nedeni var. Bu başarı üyelerimiz, kamu görevlileri, milletimiz ve insanlık için kesintisiz mücadele etmemizin, sayısız kazanımlar üretmemizin ve dünyanın neresinde olursa olsun, mazlumun yanında zalimin karşısında durmamızın karşılığıdır. Duruşumuz ve elde ettiğimiz kazanımlar, kamu görevlileri tarafından takdirle karşılanıyor. Resmi Gazete’de (6 Temmuz 2013) yayınlanan, sendika ve konfederasyon üye sayıları bu takdirin belgesidir. 2012 yılında 650 bin 328 olan üye sayısını 2013 yılında 707 bin 652’e çıkarıp yetkimizi güçlendiren, lider ve model örgüt olmamızı tescilleyen kamu görevlilerine teşekkür ediyorum. Büyük Memur-Sen ailesine 57 bin 324 yeni birey katıldı. Onlara da ailemize ‘hoş geldiniz’ diyorum. Memur-Sen ailesi, kendisine duyulan bu güveni şimdiye kadar boşa çıkarmadığı gibi, bundan sonra da hizmetlerini daha da artırarak, yeni sorumluluklar alarak kamu görevlilerinin ve milletimizin hizmetkarı olma yolculuğuna devam edecektir.

Sendika üye sayılarıyla ilgili istatistikleri incelediğimizde, toplam sendikalı memur sayısının yüzde 48.20’sinin Memur-Sen üyesi, yüzde 30.30’unun Kamu Sen üyesi, yüzde 16.15’inin KESK üyesi olduğu görülüyor. Memur-Sen’in 707 bin 652 üyesine karşılık Kamu Sen’in üye sayısı 444 bin 935, KESK’in üye sayısı ise 237 bin 180. Bu rakamları, analiz ettiğimizde ortaya çıkan tablo, hem oransal olarak hem sayısal olarak Kamu Sen ile KESK’in üye sayısı toplamı Memur-Sen’in üye sayısının gerisinde kalıyor. 11 hizmet kolunun 10’unda Memur-Sen’in, sadece bir hizmet kolunda KESK’in yetkili olması da imza ve itiraz yetkisinin neredeyse tek başına Memur-Sen ve bağlı sendikalarına ait olduğunun kanıtıdır. Kamu Sen’in toplu sözleşme masasında yetkili sendikasının kalmamış olması, söz konusu konfederasyonun toplu sözleşme masasındaki varlığını tartışmalı hale getirmiştir. Hem yetkili sendika sayısı hem üye sayısı ve oransal büyüklük açısından Memur-Sen’in açık ara önde olması dolayısıyla Kamu Sen’in toplu sözleşme masasındaki varlığının kanuni ancak hukuki ve meşruiyet zemini olmadığını ortaya koymaktadır. Başka bir söyleyişle toplu sözleşme masasında KESK’in varlığı sembolik, Kamu-Sen’in varlığı ise seyirciliktir.

MEMUR-SEN 2 MİLYON 600 BİN KAMU GÖREVLİSİNİ TEMSİL EDECEK

GAZETEKAMU: Anlattıklarınızdan kamu görevlilerinin üçte biri, sendikalı memurların ise yüzde 50’sine yakınının Memur-Sen üyesi olduğu anlaşılıyor. Bu kadar yüksek oranda temsil yetkisi çalışmalarınızı nasıl etkiliyor?

GÜNDOĞDU: Memur-Sen’in temel bir felsefesi var. Öncelikle hakkın küçüğü büyüğü olmaz. İkincisi, haktan yararlanacak kişi sayısının çok önemi yoktur. Bir haktan bir kişi dahi yararlansa milyonlarca kişi yararlanacakmış gibi önemseriz, o haktan o kişinin yararlanması için mücadele ederiz. Ancak kamu görevlilerinin yaklaşık üçte birinin, sendikalı kamu görevlilerinin yarısına yakının Memur-Sen üyesi olması toplu sözleşme masasının kompozisyonunu değiştirdi. KESK’in toplu sözleşme masasında sembolik bir şekilde temsil edilecek olması, Kamu-Sen’in seyirci konumunda masada bulunması Memur-Sen’in masadaki sorumluğunu kat kat artırdı. Bu yıl Memur-Sen 2 milyon 600 bin kamu görevlisi ile 1 milyon 880 bin memur emeklisinin mali, özlük ve sosyal haklarının artırılması için yoğun bir mücadele verecek. Bu yüksek sorumluluk içinde toplu sözleşme masasına hazırlanıyoruz.

İKİNCİ TOPLU SÖZLEŞMEDE DAHA TECRÜBELİ MASAYA OTURUYORUZ

GAZETEKAMU: Toplu sözleşme yaklaştı. Toplu görüşmeden toplu sözleşmeye geçiş, biraz sancılı oldu. Bu geçişte Memur-Sen’in üstlendiği rolü nasıl değerlendiriyorsunuz?

GÜNDOĞDU: Kamu görevlileri ve sendikaları ilk kez toplu sözleşme hakkını kullandı. Kamu görevlileri için de, sendikalar için de, kamu işveren heyeti için de yeni bir sistem. Dolayısıyla ilk toplu sözleşmede bazı sıkıntılar yaşandı. Bürokratlar ve hükümet toplu sözleşmenin mantığını kavramada zorluk çekti. Buna rağmen ilk toplu sözleşmede 63 kazanım üreterek sistemi kurduk. İnşallah bu yıl tüm sosyal taraflar daha bir tecrübe edinmiş bir şekilde masaya oturacak. Memur-Sen olarak, her yıl kamu görevlilerinin bir çok sorununu çözdük. Mali, sosyal ve özlük haklarında önemli kazanımlar üretirken, kamu görevlilerinin hayatını zorlaştıran bir çok idari zorlukları ve engelleri de ortadan kaldırdık.

MASADAKİ GÜCÜMÜZ SEÇİMLER DEĞİL HAKLI TALEPLERİMİZ OLACAK

GAZETEKAMU: Bu yıl ki toplu sözleşmeler, seçimlerin arifesinde yapılacak. Bu ümitlerinizi artırıyor mu, beklentiniz ne yönde; ne talep edeceksiniz?

GÜNDOĞDU: Toplu sözleşmelerin seçimler öncesi olması avantaj olabilir. Memur-Sen olarak, gücümüzü kamu görevlilerinden, taleplerimizin haklılığından alıyoruz. Masaya götüreceğimiz her talep çok ciddi bilimsel hesaplardan ve çalıştaylardan sonra talebe dönüştürüldü. Bu taleplerimizden bazılarını Gazetekamu okuyucularıyla paylaşmak istiyorum.

MASANIN EN ÖNEMLİ GÜNDEM MADLERİNİN BAŞINDA 4/C’LİLER GELİYOR

Memur-Sen olarak, kamuda farklı istihdam türleri istemiyoruz. Sadece memur ve işçi kadrosu olsun istiyoruz. bu kapsamda, 4/C’lilerin özlük, mali ve sosyal haklarında iyileştirme yapılarak kadroya geçirilmesini istiyoruz. 4/C’lilerin daha önce 10 ay çalışma sürelerini 11 aya çıkarttık, kıdem tazminatı getirttik, 140 TL seyyanen zam yaphtırdık. İlk toplu sözleşmede de 4/C’lilerin çalışma süresini 11 aydan 11 ay 28 güne çıkarttık. Bu yılda bu kardeşlerimiz için yeni kazanımlar üreteceğimize inanıyorum. Çünkü bu kardeşlerimizle ilgili taleplerimizde yüz 100 haklıyız. Bir kere çok düşük maaş alıyorlar. İkincisi, sosyal güvenlik ve güvenceleri yeterli değil. Bu yılki toplu sözleşmelerde 4/C’liler önemli gündem maddelerimizden birisi olacak.

ÖĞRETMEN VE ÖĞRETİM ELEMANLARI MÜJDE BEKLİYOR

666 Sayılı KHK kaynaklı mağduriyetin giderilmesi ve ücretlerde (özellikle ek ödemede) adaletin sağlanmasını bekliyoruz. Söz konusu kararnameyle başta öğretmenler ve öğretim elemanları çok büyük mahrumiyete ve mağduriyete uğradılar. Bu haksızlığın giderilmesi ve adaletin sağlanması için toplu sözleşmelerde ısrarcı olacağız.

Aile yardımından emeklilerin de yararlanmasını talep edeceğiz. Kamu görevlileri emekliliğe ayrılınca eş yardımı kesiliyor. Bu uygulamayı anlamakta güçlük çekiyoruz. Kamu görevlisi emekliye ayrılınca boşanmıyor ki siz hemen eş yardımını kesiyorsunuz. Bu haksız uygulamaya son verilmesi için mücadele edeceğiz.

MAAŞIN TAMAMININ EMEKLİ AYLIĞINA YANSITILMASINI İSTİYORUZ

Maaş ve ücret kalemlerinin tamamının emekli maaşına yansıtılmasının sosyal adaletin gereği olduğunu düşünüyoruz. Emekliye ayrılan bir kamu görevlisinin maaşı en az yüzde 40 azalıyor. Memur-Sen olarak, ek ödeme ve tazminatların tamamının emekli maaşının hesaplanmasında dikkate alınmasını istiyoruz. Ayrıca, kamu görevlilerinin üzerindeki ağır vergi yükünün hafifletilmesi amacıyla oranların düşürülmesi ve matrahın artırılmasını istiyoruz. Kamu görevlilerinden kesilen vergiler faiz lobisinden kesilmiyor. Yıllardır IMF’den gelen paralarla beslenen faiz lobisi IMF ile ilişkiler bitirilince memurun, emeklinin, işçinin, çiftçinin maaşına göz dikmeye başladı. Memur-Sen olarak, dar ve sabit gelirli kesimin hakkını faiz çetesine yedirmeyiz. Yine emekli ikramiyesinin ödenmesindeki 30 yıllık süre sınırının kaldırılmasını, kalkınmada öncelikli bölgelerde ve personel istihdamında zorluk çekilen hizmet alanlarında görev yapan kamu görevlilerine, pozitif ayrımcılık (ilave tazminat, ilave ek ödeme, ilave özel hizmet tazminatı vb. ödemeler) yapılmasını toplu sözleşme masasında gür sesle haykıracağız. Anayasada angarya yasaklanmıştır. Kamu görevlilerine fazla mesai yaptırıyorsan karşılığını devlet olarak ödeyeceksin. Bu çerçevede, fazla mesai ücretinin kaldırılması veya sınırlı olarak ödenmesini öngören düzenlemelerin kaldırılması yanında kamu görevlilerinin beklentilerini kazanıma dönüştürmeyi hedefleyen tekliflerle masaya oturacağız.

MASAYA MALİ HAKLAR YANINDA ÖZGÜRLÜK TALEPLERİMİZİ DE TAŞIYACAĞIZ

Mali taleplerimizin yanında özgürlük ve demokratikleşmeyle ilgili taleplerimiz olacak. Fiilen gerçekleştirdiğimiz kılık kıyafet özgürlüğünün hukuken de temini için darbe ürünü anti demokratik Kılık Kıyafet Yönetmeliğinin kaldırılmasını istiyoruz. Demokrasinin güçlenmesi için siyaset hakkı, emeğin ve örgütlü toplumun kendini daha güçlü savunabilmesi için grev hakkı talep ediyoruz. Emeklilere, polislere, hakim ve savcılara sendika kurma hakkı düzenlenmelidir. Askeri ve emniyet işyerlerinde çalışan sivil memurların sendika haklarıyla ilgili mevzuat düzenlemesi yapılarak sendikalılık kapsamı genişletilmelidir.

Konfederasyonumuzun, 707 bin 652 üyeye ulaşması sendikacılık açısından büyük bir başarı hikayesidir. Bu sayıyı, milletimizin taktir belgesi, kamu görevlilerinin teşekkür beratı ve üyelerimizin başarı sertifikası olarak görüyoruz. 1 Ağustos’ta başlayacak toplu sözleşme sürecinde; kamu görevlilerinin mali, özlük ve sosyal haklarının daha da iyileştirilmesi için her zamanki gibi yüksek bir gayretin içinde olacağımızı GAZETEKAMU aracılığıyla kamuoyu ile paylaşıyoruz. (Gazete Kamu)

You may also like...