Koncuk, müsteşardan kadro talep etti

Müsteşar Yusuf Tekin’e yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulunan Genel Başkan Koncuk, sendikamızın taleplerini içeren bir rapor sundu.

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığına atanan Doç. Dr. Yusuf Tekin’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Genel Başkan Koncuk’a, Genel Sekreter Musa Akkaş, Genel Mali Sekreter Seyit Ali Kaplan, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz Kocakaplan, Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar Şahindoğan eşlik etti.
Müsteşar Yusuf Tekin’e yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulunan Genel Başkan Koncuk, sendikamızın taleplerini içeren bir rapor sundu. Genel Başkan Koncuk, öğretmen ve akademisyenlerin ek ödemeden yararlandırılmayarak ekonomik açıdan mağdur edildiklerini ve bu mağduriyetin mutlaka çözülmesi gerektiğini belirtti. Şube müdürlüğü görevlendirmelerinin kariyer ve likayat ilkeleri göz ardı edilerek yapıldığını, torpilli olduğunu söyleyen Koncuk, bu görevlendirmelerin iptal edilmesi ve şube müdürlüğü sınavlarının bir an önce yapılması gerektiğini söyledi. Ucube Yönetici Atama Yönetmeliğinin kaldırılması ve sadece yazılı sınav sonuçlarına göre yönetici ataması yapılacak şekilde düzenlenmesini isteyen Koncuk, “Türkiye gerçekleriyle örtüşmeyen, torpilli, kayırmacılığı ön plana çıkaracak yönetici atama yöntemlerinden uzak durulmalıdır” dedi. Genel Başkan Koncuk, memur ve hizmetliler için bir atama ve yer değiştirme yönetmeliği çıkarılması ve bu personelin fazla çalışma ile ilgili sorunlarının çözülmesi gerektiğini de belirtti. Ağustos ayında 100 bin öğretmen ataması yapılması ve sayıları sendikamızın tespitlerine göre 58 bin 479’a ulaşan ücretli öğretmen çalıştırılması uygulamasına son verilmesini de isteyen Koncuk, KPSS puanıyla kadroya geçenlere 632 sayılı KHK ile geçenlere verilen hakların verilmesi ,yer değiştirmelerde öğrenim özrünün dikkate alınması konularında ivedilikle harekete geçilmesi gerektiğini kaydetti.
MEB Müsteşarı Yusuf Tekin de sendikaların paydaşları olduğunu belirterek, mevzuat ve uygulamalar ile ilgili çalışmalarda sendikaların görüşlerinden yararlanacaklarını bildirdi.

Eğitim Çalışanlarının Yaşadığı Sorunlar ve
Eğitim Öğretim Hayatımızın Acil İhtiyaçları Yönünden
TÜRK EĞİTİM SEN’İN
TESPİT VE ÖNERİLERİDİR

1-)Sendikamızın araştırması sonucunda, İl Valiliklerinden aldığımız sayılara görev 70 İldeki ücretli öğretmen sayısı 58 bin 479’dur. Yıl içerisinde yaşanan değişiklikler (ücretli öğretmenlerin ayrılması, emeklilik, kurum değişikliği v.b.) dikkate alındığında öğretmen atamaları yılda iki kez yapılmalıdır.Ağustosta 37.706 olarak açıklanan atama son derece yetersizdir. Bu sayı artırılmalı ve bu yıl içerisinde en az 100.000 olarak gerçekleştirilmelidir. Ücretli öğretmen çalıştırılması uygulamasından vazgeçilmelidir.
2-)Yönetici atamalarında, eski Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğinde olduğu gibi sadece yazılı sınav sonuçlarına göre yönetici atama uygulaması devam etmelidir. Yeni Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelikle getirilen mülakat ve 3 yönetici adayından birinin seçilerek ataması gibi akla zarar ve Türkiye gerçekleriyle örtüşmeyen; torpili, kayırmacılığı ön plana çıkaracak düşünce ve uygulamalardan uzak durularak Yönetici Atama Yönetmeliği sadece yazılı sınav puanına göre yönetici ataması yapılabilecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
3-) Milli Eğitim Bakanlığınca 28.02.2013 tarih ve 28573 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve bizim ucube olarak değerlendirdiğimiz, MEB’e yönetici atamaktan çok “nasıl yandaş atarım” mantığıyla hazırlanan Yönetici atama yönetmeliği derhal uygulamadan kaldırılmalı ve bu yönetmeliğe göre yönetici atama duyurusu yapmış olan illerdeki duyurular, Kocaeli ilinde olduğu gibi , derhal geri çekilmelidir.
4-) 4+4+4 Sistemi uygulamaları nedeniyle bu yıl ve önümüzdeki yıllarda ders yüklerinde değişkenlik yaşanacağı ve buna bağlı olarak ilave öğretmen ihtiyacı oluşabileceği dikkate alınarak; Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 41. Maddesi kapsamında yapılan norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değiştirmesi uygulaması durdurulmalı ve norm kadro fazlası öğretmenler bulundukları eğitim kurumunda makul bir süre (3-5 yıl) norm karo fazlası olarak tutulmalı ve yer değiştirmeye zorlanmamalıdır. Gerekli görülmesi halinde, bulunduğu yerleşim yeri içerisinde ve kadrosu okulunda olmak şartıyla isteği doğrultusunda görevlendirme yapılmalı, istekli olanlar isteklerine bağlı olarak yer değiştirebilmelidir.
5-) 632 Sayılı KHK’dan önce sözleşmeli iken kadroya geçen öğretmenlere de 632 Sayılı KHK ile kadroya geçenlere tanınan sözleşmelilikte geçen sürelerin hizmet süresine sayılması,zorunlu hizmet muafiyeti, adaylıklarının kaldırılması ve eş durumu özründen yararlanabilmeleri gibi tüm haklar verilmelidir.
6-)666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK ile yapılan ek ödeme düzenlemesinden öğretmenler ve akademisyenler yararlanamamış; kapsam dışında bırakılan öğretmenlerimiz kamu çalışanları arasında en az ücret alan bir konuma itilmişlerdir. Öğretmenlerin ve akademisyenlerin ek ödemeden faydalanması için gerekli tedbirler acilen alınmalıdır.
7-) Önceki bakan Ömer DİNÇER döneminde, konu ile ilgili sivil toplum örgütleri ve sendikaların görüşleri alınmadan“ben yaptım,oldu” mantığı ile çıkarılan 652 Sayılı Millî Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname değiştirilerek,konu ile ilgili sivil toplum örgütleri ve sendikaların görüşleri de alınarak yeniden düzenlenmelidir. Yeniden düzenlenecek teşkilat yasasında, tüm öğretmen tayin ve atamalarının yılda bir kez yapılması uygulamasına son verilmeli ve özür grubuna bağlı öğretmen yer değiştirmeleri önceden olduğu gibi yılda iki kez yapılmalıdır. Öğrenim özrü de yargı kararlarına uygun olarak daha önceden olduğu gibi özür gruplarına dahil edilmelidir.
8-)MEB tarafından özür grubu yer değiştirmelerinde eş durumu, sağlık özrü ve özel hayatı etkileyen nedenlere bağlı yer değiştirmeler kapsamında sadece iller arası olarak verilen hak, özür durumundan yer değiştirmek isteyen eğitim çalışanlarının beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Özür grubu yer değiştirmelerinde il emri ve ilçe emri uygulamalarının yapılmaması büyük bir eksikliktir. İl ve ilçe emri olmadığı için iller arası yer değiştirmeler sadece boş kontenjanlar ölçüsünde yapılmakta, ilde boş kontenjanın sınırlı olması halinde pek çok eğitim çalışanı yer değiştirememekte, böylece aileler parçalanmaktadır.
Bu dönemde, İl içi özür tayinleri yapılmadığı için de aynı ilin birbirinin yüzlerce kilometre uzağında, hatta komşu illerden bile daha uzak ilçelerinde görev yapan eşler tayin isteyememişler ve aile bütünlüklerini sağlayamamışlardır. İl içinde de özür grubu tayin hakkı mutlaka verilmelidir.
Öncelikli misyonu eğitim olan Milli Eğitim Bakanlığı gibi bir kurumun “öğrenim özrü” bulunan eğitim çalışanlarına bu özürleri nedeniyle yer değiştirme hakkı vermemesini anlamak mümkün değildir. Nitekim Sendikamızın açtığı 2012/8768 Esas Nolu davada Danıştay 2. Dairesi Mahkemesi öğrenim özrünün yayınlanan2012 Yılı Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzundaözür gruplarından çıkarılması işleminin yürütmesini durdurmuştur. Öğrenim gören çalışanlarının bu özürlerini yer değiştirme gerekçesi olarak görmek ve bu gerekçe ile yer değiştirebilmelerine imkan sağlamak MEB’in misyonuna ve yargı kararlarına daha uygun bir yaklaşım olacaktır.
9-) Aile, Türk toplumunun temelidir. Aile bütünlüğünün korunması Anayasa tarafından teminat altına alınmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının aile bütünlüğünü sağlamak amacıyla, eş durumu özründe karşılaşılan tüm kısıtlamalar kaldırılmalıdır. Eş durumu özür grubu yer değiştirmelerinde uygulanan ve aile bütünlüğünün korunması anlamında çok önemli olduğunu düşündüğümüz “il emri” ve “ilçe emri” uygulamaları yeniden getirilmeli ve bu uygulamalar bir yönetmelik hükmü halinde düzenlenmelidir. Bu kapsamda tüm özür grubu yer değiştirme işlemleri yılda iki kez (Şubat-Ağustos) gerçekleştirilmelidir.

10-)Milli Eğitim Bakanlığınca 14.12.2011 tarihinde yayınlanan Öğretmenlerin Eş Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzunda eşi, 506 sayılı Kanun’un 20’nci maddesine göre, “bankalar için kurulmuş özel emeklilik sandığı’na tabi olarak çalışanlara başvuru hakkı verilmemiştir. Yıllardır yapılan uygulama keyfi olarak çalışanların elinden alınınca konu Türk Eğitim-Sen olarak defalarca makamınıza iletilmiş, nitekim bu tarihten sonra yapılan tüm özür durumuna bağlı yer değiştirme dönemlerinde bu durumda olan kişilere başvuru hakkı tanınmıştır. 2011 yılı Aralık döneminde başvuruda bulunamayan kişiler konuyu idari yargıya taşımış, aldıkları yürütmeyi durdurma ve iptal kararları ile eşlerinin bulundukları yerlere atamaları yine yargı kararları gereği sağlanmıştır. Zaten eşlerinin yanına yargı kararı gereği atandıkları için sonraki atama dönemlerinde verilen yer değiştirme başvurusu yapma hakkını doğal olarak kullanmamışlardır. Ancak; Milli Eğitim Bakanlığınca lehe sonuçlanan yargı kararları temyiz edilmiş ve Danıştay 2. Dairesince bu kararların yürütmesi durdurulmuştur. Gelinen nokta da Bakanlığınızın keyfiyeti ile vermediği bir hakkı yargı kararı ile alan bu öğretmenler yine Bakanlığınızın lehe sonuçları temyiz etmesi sebebi ile bir kez daha mağdur olmuşlardır.Bu şekilde atanan kişilerin eski görev yerlerine dönmeleri sebebi ile idari istikrar bozulacak eğitim öğretim hayatının işleyişi olumsuz yönde etkilenecektir. Aile bütünlüğü ilkesi zedelenecek tekrar bu kişiler ailelerinden ayrı kalmak durumunda kalacaklardır. Bu sebeple Bakanlığınızca bir atama dönemi dışında verilmesi teamül haline gelmiş bu hakkın, geri alınmasında hakkaniyet ve eşitlik ilkesine uyarlık bulunmayacaktır. Herkes bu haktan yararlanmışken aksine verilmiş bir yargı kararının uygulanmasında kamu yararından söz etmekte mümkün değildir.Bu durumda olanların yeni bir mağduriyet yaşamamaları adına yargı kararının yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
11-) ALO 147 hattı kaldırılmalıdır. Bu eğer mümkün olamıyorsa sistem sadece bilgilenme hattı haline getirilmeli, gelen şikayet ve bilgilerin hiçbir şekilde soruşturma konusu yapılmayacağı doğrultusunda düzenleme yapılmalı,kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
12-) Okullarımız maddi yönden büyük sıkıntılar yaşamaktadırlar. Bağış almak da Başbakan talimatıyla imkansız hale gelmiştir.Ödenekler ise zaten son derece yetersiz kalmaktadır.Hatta bazı okullarımız için ödenek hiç tahsis edilmemektedir.Adeta okullarımız kendi kaderlerine terkedilmiş,tüm yük ve sorumluluk okul müdürlerinin omuzlarına yüklenmiştir. Bu nedenlerle Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden her okulumuza öğrenci başına 120 tl olmak üzere ödenek ayrılmalıdır.
13-) Engelli öğretmen alımı konusunda TBMM Dilekçe Komisyonu’na yapılan bir bireysel başvuru ile ilgili olarak konu Milli Eğitim Bakanlığına intikal ettiğinde, Bakanlıkça bu talebe karşılık “Geçmişteki uygulamalar öğretmenlik mesleğinin bedensel engeli bulunanlar tarafından icra edilebilecek mesleklerden olmadığını göstermiştir” denilerek olumsuz cevap verilmiş ve engellilerden öğretmen alımı yapılmayacağı açıklanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı önceden olduğu gibi engellilerden de mevcut yönetmelik doğrultusunda öğretmen ataması yapmaya devam etmelidir.
14-) Mahrumiyet bölgelerinde oluşan öğretmen açığı bir türlü kapatılamamaktadır.Bu nedenle her ilin mahrumiyet alanları tespit edilmeli,buralarda görev yapan öğretmen ve eğitim çalışanlarına “mahrumiyet tazminatı”olarak bir ay tek,bir ay çift maaş uygulaması veya bölgenin mahrumiyet derecesine göre bir brüt asgari ücret tutarı ile üç brüt asgari ücret tutarı arasında değişen miktarlarda ilave ücret ödenmesi uygulaması getirilmelidir. Böylesi teşvik tedbirleri alınmadığı sürece, bu bölgelerde zorla öğretmen ve eğitim çalışanı istihdamı problem olmaya devam edecektir.
15-) Eleman temininde güçlük çekilen il ve ilçelerde 5 yıldan uzun süredir görev yapmış olan öğretmenlerin, memurların istekleri halinde başka yerlere atanmaları sağlanmalıdır.
16-) Önceki Milli Eğitim Bakanı Ömer DİNÇER döneminde özür grubu yer değiştirmelerinde il ve ilçe emri uygulaması yapılmaması nedeniyle aile bütünlüklerini sağlamak ve 4+4+4 sistemi nedeniyle norm fazlası duruma düştükleri için, onbinlerce öğretmen alan değişikliği yapmak mecburiyetinde bırakılmışlardır. Bunlardan bir kısmı yargıya giderek zoraki alan değişikliklerini iptal ettirmişlerdir. Halen zoraki alan değiştiren,yeni alanlarında öğrencilerine yeterince faydalı olamadıklarını düşündükleri için mutsuz olan binlerce öğretmen vardır. Bu şekilde zoraki alan değiştirmiş ve memurluk kadrolarına atanmış tüm öğretmenlere, istemeleri halinde, bulundukları ilde eski alanlarına geri dönme hakkı bir an önce verilmelidir.
17-) 4+4+4 sisteminde zorunlu hale getirilmeyen okul öncesi eğitim zorunlu eğitim kapsamına alınması için gereken çalışmalar bir an önce başlatılmalıdır.
18-) Önceki Milli Eğitim Bakanı Ömer DİNÇER tarafından ders kitaplarından çıkarılan ve toplumun her kesiminde tepkiyle karşılanan Milli şairimiz Arif Nihat ASYA’nın BAYRAK şiiri yeniden ders kitaplarına konulmalıdır.
19-) Çıkarılacak bir yönetmelikle hizmetli,memur,şef,şoför,ahçı,teknisyen,kaloriferci, 4/c li gibi kadrolarda görev yapan personelin görev tanımları net olarak yapılmalı,bu personelin görevleri arasında sayılan muğlak ifadeler kaldırılmalı, yer değiştirmeleri bir yönetmelikle düzenlenmelidir.
20-) Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan personelin, yıllardır beklediği görevde yükselme sınavları bir an önce yapılmalıdır.
21-) Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 3023 şube müdürlüğü kadrosu bulunmakta,bu kadrolardan 1140’ı dolu,1883’ü de boş durumdadır. Bu kadrolarda görevlendirme yoluyla kariyer liyakat ilkeleri gözardı edilerek, siyasal ve sendikal tercihler dikkate alınarak şube müdürü olarak çalıştırılmaktadır.MEB tarafından yıllardır yapılmayan şube müdürlüğü sınavı bir an önce yapılarak, boş şube müdürlüğü kadrolarına sınav sonuçlarına göre atamalar yapılmalıdır..Son dönemlerde yapılan torpilli şube müdürlüğü görevlendirmeleri sebebiyle eğitim çalışanları arasında büyük infial yaşanmaktadır.Bu sebeple yapılan görevlendirmelerin tümü derhal iptal edilmelidir.
22-) 652 sayılı KHK ile Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatı’nda görev yaparken, yeniden yapılandırma çerçevesinde Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesine aktarılarak,boş oturan eleman durumuna düşürülen personel tekrar eski görevlerine iade edilmelidir.
23-) Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatı’nda üst düzey kadrolara getirilecek olan Genel Müdürler ve yardımcılarının, öğretmen kökenli olmasına azami derecede dikkat edilmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı,bir önceki dönemde olduğu gibi bir işletme olarak görülmemeli, öğretmen ve eğitim çalışanlarının dilinden anlayacak yöneticiler istihdam edilmelidir.
24-) Okullara verilen yönetici normları belirlenirken dikkate alınan öğrenci sayıları düşürülmelidir.4+4+4 Sistemi uygulamaları nedeniyle norm fazlası konuma düşen Müdür Başyardımcılarının normları kişiye bağlı kadrolar haline getirilmeli, kendi istekleriyle bu görevlerinden ayrılıncaya kadar kadroları korunmalıdır.
25-) Tüm öğretmenlerin aylık karşılığı girecekleri ders saati sayısı 15 saat olarak eşitlenmelidir. Ek ders esasları günümüz gerçeklerine, ihtiyaçlara göre ve sendikalardan da alınacak görüşlere uygun olarak yeniden düzenlenmelidir.
26-) Milli Eğitim Bakanlığında yıllardır karmaşa yaratan,torpili ve yandaş kayırmacılığını esas alan sendika-siyaset-bürokrasi üçgenine son verilmeli; Milli Eğitim Bakanlığı, tüm eğitim çalışanlarına ve sendikalara eşit mesafede olduğunu net bir şekilde gösteren uygulamalar yapmalıdır. Bu kapsamda il ve ilçe milli eğitim müdürü atamalarına dikkat edilmeli; taşra teşkilatları, torpilden ve adam kayırmaktan uzak, adil bir yönetim sergilemek doğrultusunda açıkça uyarılmalıdır.
27-) Öğretmene yönelik şiddet konusunda Milli Eğitim Bakanlığı,öğretmenin yanında olmalı,öğretmenin itibar kaybını önlemek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatının tüm yöneticileri birlikte hareket etmelidirler.
28-) Mesleki ve teknik eğitimle ilgili olarak gerekli teşvik tedbirleri alınmalıdır.Böylece üniversite kapılarında meydana gelen yığılma önlenmeli, ülkemiz için çok önemli olduğunu düşündüğümüz mesleki ve teknik eğitim alanına daha çok kaynak ayrılmalı, başarılı öğrencilerin mesleki ve teknik eğitim içine alınması için özendirici çalışmalar yapılmalıdır.Bu doğrultuda, teknik öğretmen atamalarına dikkat edilmeli,kontenjanlar artırılmalıdır.
29-) Tüm kamu kuruluşlarında olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığında da hiyerarşik bir yapılanma bulunmasından dolayı Bakanlık personelinin maaşlarında bulunması gereken ancak son yıllarda bozulan hiyerarşik sistem yeniden tesis edilmelidir.
30-) Her eğitim-öğretim yılı başında ödenen ve sadece eğitim-öğretim sınıfına dahil personelin yararlanabildiği eğitime hazırlık ödeneğinin, üniversiteler de dahil olmak üzere tüm eğitim çalışanlarına ödenmesi için düzenleme yapılmalıdır.
31-) Yargı kararlarıyla da tespit edildiği üzere, 657 Sayılı DMK’nın 76. Maddesi kapsamında objektiflikten uzak ve keyfiyetle yapılan yönetici atama alışkanlığından vazgeçilmeli; yalnızca hak edenlerin yönetici olduğu bir sistem kurulmalıdır. Bu doğrultuda, 76. Madde kapsamında daha önce yapılan yönetici atamaları iptal edilmelidir.
32-) 13.08.2009 tarih ve 27318 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan(önceki) yönetmelikte bulunan Yöneticilerin iller arası yer değiştirmeleri ile ilgili yönetmelik maddesi MEB tarafından uygulanmamış ve iller arası yer değişikliği yapmak isteyen çok sayıda yönetici mağdur edilmiştir. Yeni çıkarılan ve eksiklikleri ve yanlışlıkları nedeniyle “ucube” diye nitelendirilen28.02.2013 tarih ve 28573 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelikte bu hak tamamen ortadan kaldırılmıştır.Yönetmelik Yöneticilerin iller arası yer değiştirmelerini de içerecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
33-) MEB tarafından yapılan öğretmen atama ve yer değiştirmelerinde, göreve başlama işlemleri, çoğunlukla Eylül ayı içerisinde gerçekleşmektedir. Yönetmelik, hizmet süresi hesabında 31 Ağustos tarihini esas aldığından dolayı öğretmenlerin birçoğu bulundukları yerde bir yıl daha fazla çalışmak zorunda kalarak mağduriyet yaşamaktadırlar. Atama ve yer değiştirme işlemlerinde,hizmet süresi hesaplamasında 31 Aralık tarihi esas alınmalıdır
34-) Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavında, öğretmen çocuklarına tanınan kontenjana, Bakanlıkta merkez ve taşra kuruluşlarında çalışan tüm eğitim çalışanları da dâhil edilmeli ve Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı’na başvurabilmek için belirlenen ailenin yıllık gelirinin fert başına düşen tutarı makul seviyeye yükseltilmelidir
35-) Okul yöneticiliklerinin çok yoğun çalışma temposu gerektiren görevler olması dolayısıyla, haftada 6 saat maaş karşılığı derse girme zorunluluğuna tabi tutulmaları idari işlerin aksamasına neden olmaktadır. Bu nedenle okul yöneticilerinin haftada 6 saat maaş karşılığı derse girme zorunluluğu kaldırılmalıdır.
36-) Öğretmenler ve diğer eğitim çalışanlarına yönelik olarak yapılan hizmetiçi eğitim çalışmaları, yaygın ve programlı hale getirilmelidir. Bu çalışmalar, en az 5 yılda bir düzenlenerek, tüm eğitim çalışanlarının çağın gereklerine uygun gelişmeleri takip etmelerini sağlamalıdır.
37-) Bilgisayar Teknolojisi öğretmenlerinden yeteri kadar faydalanılamamaktadır. Bu sebeple, ilköğretimde bilgisayar derslerinin sayısı artırılmalı, BT öğretmenlerinin yaşadığı sıkıntılar bir an önce çözülmelidir.
38-) İLKSAN üyeliğinin,isteğe bağlı olarak tüm eğitim çalışanlarına ve tüm branşlara açık hale getirilmesi doğrultusunda kanuni düzenleme yapılmalı; İLKSAN, MEBSAN olarak yeniden düzenlenmelidir.
39-) Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan eğitim çalışanları ve yöneticilere uygulanan ve hiçbir objektif kriter ve gerekçeye dayanmadan sadece yer değiştirme mantığı ile yapılan her türlü rotasyon uygulamasına son verilmelidir.
40-)Teknoloji Tasarım Dersi, geçmişte “iş eğitimi” adı altında 6 saatlik bir ders iken geçtiğimiz yıllarda ders saati sayısı 2’ye kadar düştü. Geçmişte 4-5-6-7-8.sınıflarda bulunan bir ders iken 2013-2014 eğitim öğretim yılından itibaren sadece 7-8.sınıflarda ve haftalık 2 ders saati olarak uygulanacağı bizzat MEB tarafından açıklandı. Yıllar içerisinde yaşanan bu değişimlerden de anlaşılacağı üzere Teknoloji Tasarım Dersi istihdam alanı sürekli daralan bir alan haline getirildi. Hal böyle iken Bakanlığınızca bu alanın hemen hemen her öğretmenin başvuru yapabileceği bir şekilde alan değişikliğine açılması hem bu alanın öğretmenlerini hem de bu alana alan değiştiren yaklaşık 3000 öğretmeni büyük bir belirsizliğe ve endişeye düşürdü. Teknoloji Tasarım Dersi öğretmenlerinin içinde bulundukları bu belirsizliğin MEB tarafından giderilmesi gerekmektedir
41-) Okullarımızda uygulanmaya başlanan serbest kıyafet uygulaması ile ilgili olarak Genel Merkezimizin yaptığı anket sonuçlarına göre eğitim çalışanlarının;
%75.3’ü uygulamayla öğrencilerin psikolojilerinin bozulacağını,
%77.5’i kıyafet serbestliği nedeniyle okulların podyuma döneceğini,
%80.8’i yeni uygulamayla birlikte, çocukların, ailelerinin ekonomik durumlarını sorgulamaya başlayacağını,
%84.6’sı kıyafet serbestliği ile birlikte, okul ve çevresinde öğrenci ile öğrenci olmayanların ayırt edilemeyeceği için, okullarda yaşanan güvenlik sorunlarının daha da artacağını,
%78.1’i belli bölgelerde terör örgütünün yönlendirmesi ya da baskısı sonucunda, okullarda ‘terör örgütünün renklerinin ya da simgelerinin hâkim olacağı veya çocukların terör örgütünü çağrıştıran kıyafetler giyeceği’ şeklinde bir endişe taşıdığını,
İfade etmiştir.
Serbest kıyafet uygulaması, faydadan ziyade pek çok sakıncayı beraberinde getirecek bir uygulamadır. Serbest kıyafet uygulamasından vazgeçilmelidir.Veli isteğine bırakılarak getirilecek bir çözüm de mutlaka yönetmelik değişikliği ile sağlanmalıdır.
42-) “Okullar hayat olsun”adı altında başlatılan ve okullarımızın akşam saat 21.00’e kadar açık tutulması ve halkın kullanımına açılması uygulaması gibi hususlar içeren uygulama tam bir fiyaskoya dönüşmüştür.Mevcut haliyle dahi personel ve güvenlik açığı bulunan okullarımızın, bu uygulama ile daha büyük sorunlar yaşayacağı belli iken tamamen popülist ve Türkiye gerçeklerinden uzak bu proje yeniden değerlendirilmeli ve uygulamadan vazgeçilmelidir.
43-) 5442 Sayılı Kanunun 8/C maddesi kapsamında yapılan disiplin soruşturmaları sonucu yapılan yer değiştirmeler net kriterlere bağlanmalı,verilen cezaların torpilli atamaya dönüştürülmesi engellenmelidir.Bu sebeple, bu tür yer değişiklikleri il eğitim personeli planlama kurulu marifetiyle yapılmalıdır.
44-)İl Milli Eğitim Disiplin kurullarında;sendika üyesinin durumunun görüşüldüğü her toplantıya, sendika temsilcisinin de katılması ile ilgili olarak farklı uygulamalar söz konusudur. Nitekim, Türk Eğitim-Sen olarak; “üyelerimizle ilgili olan disiplin kurullarına sendika temsilcilerinin davet edilmemesi” işleminin iptali hususunda açmış olduğumuz davada Ankara 5. İdare Mahkemesi 2012/1050 esas sayılı dosyası ile işlem görmüş ve 21.11.2012 tarihinde 2012/2616 karar sayısı ile olumlu karar vermiştir. Yargı kararı da dikkate alınarak,üyenin durumunun görüşüldüğü her toplantıya sendika temsilcisinin de katılması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
45-)Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çok sayıda 4/C’li çalışan bulunmaktadır. Bu personelin kadroya geçişi ile ilgili gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
46-) Bakanlık merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan ve çok önemli bir işlevleri bulunan şefler ,görev alanlarının sık sık ve keyfi olarak değiştirilmesi, özlük hak kayıpları ve görevde yükselme sınavlarının (şube müdürlüğü) yapılmaması gibi nedenlerle mağdur edilmektedirler. Şeflerin yaşadıkları bu mağduriyetlerin önlenmesi için gerekli çalışmalar bir an önce yapılmalıdır.
47-)Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliğinin norm kadro belirlenmelerine esas ders yükü hesaplamalarına ilişkin hükümleri tam olarak uygulanmadığı için şu an itibarıyla norm kadro fazlası konumda bulunan sağlık meslek lisesi öğretmenlerinin söz konusu yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre ders yükü hesaplamaları yapılarak yeniden norm değerlendirilmesi yapıldığında normla ilişkilendirilebileceği ortadadır. Bu nedenle Sağlık meslek liselerinde Norm kadro fazlası öğretmen atama işlemlerin durdurulması ve söz konusu yönetmelik çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
48-)Bakanlık bünyesindeki Anadolu Liseleriile ilgili büyük bir kaos söz konusudur.Bakanlıkça 2013 yılı sonuna kadar tüm genel liselerin Anadolu veya meslek lisesine dönüştürülmesi kararı alınmış ve Anadolu Liseleri sınavla öğretmen alan kurumlar kapsamından çıkarılmış ancak bu yönetmelik değişikliğinin Danıştay tarafından yürütmesi durdurulmuştur.Bu karar üzerine Bakanlıkça yönetmelikte gerekli değişiklik yapılmamış ancak Anadolu Liselerine öğretmen seçimi sınavı yapılmıştır.Bu sınav sonuçlarına göre kısmen öğretmen ataması da gerçekleştirilmiştir. Gerek bu okullara öğretmen ve yönetici ataması gerekse bu okulların norm kadro uygulamaları ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılarak kaos ve karmaşaya son verilmelidir.
49-)KPSS sınavının geçerlilik süresi yeniden 2 yıla çıkarılmalı, alan sınavı için 3 yıl sonrası hedeflenmelidir.
50-) Öğretmenliğe ilk atamada uygulanılan 40 yaş sınırlaması kaldırılmalıdır.
51-) Milli Eğitim Bakanlığı il eğitim denetmenlerinin taleplerini dikkate almalı ve bu çerçevede çözümler üretmelidir. Zira denetim sisteminin etkin olması ve objektif değerlendirmeler içermesi, Bakanlıkta daha işlevsel bir denetim sistemi oluşturulması, eğitim sistemimiz için çok önemlidir. (Kamu Ajans)

You may also like...