Kendi çıkarı için bu insanları kullananlara lanet olsun

İsmail Hakkı DOĞAN’ın kişisel sitesinde yapmış olduğu son dönem yaşanan olaylara dair açıklamalar.

Ben 2003 yılında işyerimin özelleştirilmesi sonucu 2004 yılında hepinizinde bildiği gibi Kastamonu’ da 4/C Özelleştirme Mağdurları Komisyonu adı altında resmi olmayan bir komisyon kurdum. Aynı hafta içindede bir Internet sitesi kurarak bu oluşumu Türkiye geneline duyurdum 2005 yılında Türk – İş toplantı salonunda o zaman 35 ilin temsilcisinin katılımı ile bir seçim yapılarak, 2008 yılı Haziran ayına kadarda başında siz dostlarımın desteği ile görev yaptım.

Çeşitli tarihlerde Ankara’ da 7 sefer basın açıklaması ve eylem yaptım. Tüm bu açıklama ve eylemlerin Valilik ve Emniyet izinlerini kendi adıma aldım. Çünkü Komisyon’ un resmi bir yetkisi yoktu. Bu eylemlerde sonuna kadar yanımda olan başta Süleyman Üstün, Ahmet Aydın, Murat Yıldız, Zeki Aksoy, Sebahattin Tanrıkulu, Yüksel Yeşilkaya ve nice arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu zaman zarfında 117 sefer Ankara’ ya gittim geldim Kastamonu’ dan. Maddi olarak Türkiye genelinden 2.850 YTL ve 3.600 YTL de Kastamonu’ dan olmak üzere toplamda 6.450 YTL para yardımı yapılmıştır. Bu para gözünüzde büyük görülmesin. Ankara’ da her gelişimde yerine göre 10 gün veya 15 gün durduğum oldu. Dediğim gibi 117 sefer Ankara’ ya gittim, her seferinde 100 YTL harcamam olduysa sadece harcamam 11.700 YTL olmalıdır ki benim bu paranın içinden ayda 500 – 600 YTL ye varan telefon giderlerinide karşılamam gerekiyordu. İşte bu nedenle altımdaki arabamı 2006 yılında sattım halada arabasızım. Allah şahidimdir ne benim ne çocuklarımın bu paranın bir kuruşu boğazından aşağı geçmemiştir. Eğer bilmeyerek geçtiyse samimi söylüyorum bin kat olarak benden çıksın.

Günde en az on telefon alıyorum Türkiye’ nin çeşitli illerinden. Bazıları şimdiye kadar olduğu gibi işi bırakacağını hatta intihar edeceklerini ağlayarak söylüyorlar. Onları ikna etmek için uğraşıyorum. Yerine göre günde en az on sefer ağladığım oluyor. Geçtiğimiz yıllarda şu anda bu satırları okuduğunu sandığım Mardin’ den Mustafa Daş beni arayarak en az on sefer bırakacağını canına yettiğini söyledi. Nasıl iknaya çalıştığımı kendisi iyi bilir. Ama aynı kişi beni kastederek ben güvenmediğim kişinin ne mitingine katılırım ne de maddi yardım yaparım diye yazdı. Madem bana güvenmiyordun neden günde en az iki sefer beni arayıp ta benim moralimi bozuyor kendini iknaya uğraştırıyordun beni. Şimdi eski oluşumun karşısında kurulduğu açıklanan sözde komisyonun destekçisi olduğunu yazıyor. İşte ben bu davayı bu ve bunun gibi iki yüzlü insanlar nedeni ile kendi adıma sessizce yürtme kararı aldım.

Daha dün buradan bana görüş soruldu dediğimde Ankara’ da Komisyon’ un başkanı olduğunu söyleyen birisi Devlet Personelden Sorumlu Devlet Bakanının danışmanını arıyor ve siz diyor neden görüş sordunuz? Kesinlikle ben onun aradığı kişiyle görüşmemiştim. Peki! eline ne geçti kendini birşey zannetmekten başka. Bundan sonra kim bize bilgi verir. Bizim yapmaya çalıştıklarımızı bir bir sizler baltalarken bu durum çözülürmü?

Arkadaşlar bu hanım her nasılsa Ankara’ da ortaya çıktı. Kimin ne için çıkardığını ben biliyorum, çok arkadaşımızda biliyor. Nezaman bir toplantı yapmaya kalksak onu aramıza gönderenleri ön plana çıkarmaya kalktı. Başaramadı başaramayacaktırda. Bizler 2007 yılında dava açmaya karar verdik, 4/C nin tümden dava edilmesi belkide 4/C yi yok edeceği için dolayısı ile işsiz kalmak vardı bu nedenle ferdi dava açmak istedik. Birileri hemen bu olaya müdahil oldular. Bu hanım ben şahsi dava açacağım diye o noktada ortaya çıktı. Kayın biraderim avukatır ben onu vekil tayin edip bu davayı parasız halledecem dedi. Sonradan da bazı giderler için para lazım diyerek bir PTT hesabı açtı ve kendisi açıkladığı kadar 1.600 YTL de para topladı. Bizde o zaman da açıkladığım gibi 780 YTL topladık. Heryere sorduk görüş aldığımız takdirde bu davanın 4.000 ytl yi bulacağı söylendi. Ama ferdi bir davada sadece müracat 67 YTL dir denildi. Bende siteden 15 gün duyuru yaptım dedim ki ya bu paraları gönderenlere geri göndereceğim ya da kapalı olan telefonumu açtıracağım. Herkes dediki sen telefonunu açtır biz buna razıyız dediler.Zira yönetimde olanlar faturaları görüyorlardı ve benim telim o anda kapalıydı. Beni çaldırıp kapatan arkadaşlarımda bunu iyi biliyorlardı. Yani bu hanım sadece bir dilekçe vererek bu paradan 67 YTL harcadı gerisi nerde denildiğinde de ben hepsini davaya yatırdım dedi.

Daha önceden de her adımında maddi beklenti içinde olduğunu bildiğim bu arkadaşımızı ben Komisyondan uzaklaştırdım. Zira seçimde o yoktu seçimlede gelmemişti içimize. Şimdi her yaptığımız işi her gittiğimiz yere başka isteklerle gittiği için bu işe yarar değil zarar gelmektedir. O seçimle gelen kurucusu ben olduğum Komisyon’ u Afyonkarahisar’ dan www.ozellestirme.net inde genel koordinatörü olan Süleyman Üstün temsil etmektedir. Benim emekliliğim nedeni ve yeni bir seçim yapılana kadar. Adana, Diyarbakır, Kastamonu, Ankara,Edirne, Girasun, Elazığ, Kayseri ve hatırıma gelmeyan toplam 35 il şimdi bu il sayısı 55 olmuştur. Ortak bir kararla bu insanlar toplanır yeni bir seçim yapılır ortak karar dan çıkacak kişiler yönetime seçilir bunun haricinde bu iki oluşum kar değil zarar getirir.

Son olarak şunu söyleyim: ben artık akta karada bu oluşuma karışmıyorum telefonlara cevap vermiyorum o nedenle kimse beni arayarak bu konuda soru sormasın ve benden bu konuda yorum beklemesin. İkinci bir husus kimse ne beni savunarak nede aleyhimde sitelerde yazmasın. Eğer ben yazacak olursam kimsenin şüphesi olmasın ki kendi adım ve soyadımla yazarım. Kimsenin himayesine ihtiyacım yok. Bu haberin yorumu da kapalıdır kimse bu habere yorum yapmasın bekler bekler o yorum silinir.

Şimdi geldiğimiz noktada eğer bahsettiğim kişi ortamı bulandırmasaydı olacaklar şunlardı. Ya TBMM gibi çıkış süreleri kısalacak ya da sözleşmeli yapılacaktı. Bu başarı kesinlikle benim olmadığı gibi kimseninde değildir. Sizler son günlerde Süleyman beyin sitesinde yayınlanacak fax ve dilekçeleri yerine ulaştırırsanız bana ne demezseniz başarı ortak olur. Ha birileri biz yaptık, İsmail bey bunu sen başardın diyebilir kesinlikle inanmayın ne ben ne başkası bişey yapabilir anca sizler birlik olur gereken yerlere o dilekçeler giderse bu iş inanın çözülür. Zaten zamanında en az 5000 kişi Abdi İpekçide 2 gece yatsaydık bu iş şimdiye çözülmüştü. Hepiniz Allah’ a emanet olun. Artık hiç ama hiç beni karıştırmayın herkez hür ve akıllı gideceği yeri iyi bilir. Selam ve dua ile.

You may also like...