İşte, Ömer DİNÇER’in karnesi

Bursa Hakimiyet gazetesinde yer alan yazı dizininin bu günkü bölümünde çalışma hayatını yakından ilgilendiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı ele alınıyor.

Yazı dizimizde bugün çalışma hayatını yakından ilgilendiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı ele alıyoruz. Faruk Çelik’ten koltuğu devralan Bakan Ömer Dinçer, geçen sürede çalışanların taleplerine tam anlamıyla karşılık verebilmiş değil.

Sendika temsilcileri çalışanların haklarının önceki yıllara göre daha da geriye gittiğini öne sürerken, özellikle kamuoyunda torba yasa olarak bilinen düzenlemeler ülke genelinde ses getiren protestolara neden oldu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın icraatları, sanayi kenti Bursa’da daha da bir önem kazanıyor. Türkiye’nin 4. büyük ve ihracatta 2. kenti Bursa’da, sendikalara göre Bakan Ömer Dinçer bekleneni veremedi. Çalışanların özlük haklarında önemli gerilemeler olduğunu kaydeden sendika yetkilileri, iktidar tarafından ‘örgütlenin’ çağrısı yapılmasına rağmen sendikasızlaştırmaya yönelik politikalar uygulandığını öne sürdü.

Geçmiş son 5 yılın en çok tartışılan konusu ise torba yasa oldu.

Ayyılmaz:Yapılanlar ‘hak getire’

KESK Büro Emekçileri Sendikası (BES) Şube Başkanı Süleyman Ayyılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın adına yakışır işler ortaya koyamadığını öne sürdü. Bakanlığın, sigortalı çalışmanın ve çalıştırmanın özendirilmesi ve denetlenmesi ile sendikal hayata dair güvenceler ve sendikalı çalışan sayısının artırılması konusunda yapılanlar için ‘hak getire’ tabirini kullanan Ayyılmaz, AKP iktidarında kadrolu çalışma konusunun da tamamen yanlış anlaşıldığını söyledi.

“BAKANLIK PEK İŞE YARAMIYOR”

Ayyılmaz, sürekli artan ancak resmi rakamlara göre ne hikmetse sürekli azalma eğiliminde olan işsizlik rakamları veya oranlarının, Zonguldak başta olmak üzere yaşanan maden kazalarının, Tuzla tersanelerindeki iş kazalarının, kamuda her yıl daha da artan güvencesiz istihdam biçimlerinin, sendikasız ve sigortasız çalışmanın, kayıt dışı çalıştırma eğiliminin Bakanlığın pek de bir işe yaramadığının kanıtı olduğunu ileri sürdü.

“KİMSENİN İHTİYACI YOK”

Torba yasayla getirilen düzenlemeleri de eleştiren Ayyılmaz, başta bakanlık olmak üzere bakanlığa bağlı kuruluşlara getirilen turnike ve kamera sistemlerinin çalışanların dayanışmalarını bozmak için konulduğunu dile getirdi.

Ayyılmaz, özel istihdam büroları aracılığıyla İş-Kur Genel Müdürlüğü’nü, Özel Sağlık ve Sosyal Güvenlik Kurumları (Bireysel Emeklilik Sigortası Şirketleri) aracılığıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nı devre dışı bırakmaya ve bölgesel asgari ücret tanımlamasıyla çalışanları tamamen sefalete mahkum etmeyi hedef olarak gördüğünü öne süren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na kimsenin ihtiyacı olmadığını söyledi.

KESK BES Bursa Şube Başkanı Süleyman Ayyılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’e 100 üzerinden 10 puan verdi.

Türkoğlu:‘Reform değil deform’

Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi Selçuk Türkoğlu, reform yapıyoruz diye çıktıkları yolda üç sosyal güvenlik kurumunu sözde birleştirerek yüzyılın deformunu yaptıklarına dikkat çekti. Sosyal güvenlik hayatında denetim ve düzeni sağlayan Teftiş Kurulu grup başkanlıklarının önemli bölümünü kapatarak hem denetimi hem de iş güvenliği ve sağlığının kontrolünü sıkıntıya soktuklarını belirten Türkoğlu, “Sendikalar kanununda yapmak istedikleri değişiklik ile tüm sendikaları yetkisiz kılmak istemektedirler. Çalışma Bakanlığı’nda kayıtlı işçi sayısı ile SGK’da kayıtlı işçi sayısı birbirini tutmamaktadır. Değişiklik ile SGK’da kayıtlı işçi sayısı esas alınacak” dedi.

“İŞ KAZALARINDA İLK ÜÇTEYİZ”

Türkoğlu, dünyada iş kazası olma sıklığı en çok yaşanan ülkeler sıralamasında Türkiye’nin ilk üçte yer aldığını ifade ederek, şunları kaydetti: “Bu kadar çok iş kazası olmasına rağmen meslek hastalığı yönünden ise büyük bir başarı söz konusu. Neredeyse hiç yok gibi. Çünkü meslek hastalığı tanılarıyla ilgili tebliğ o kadar kısır ki kişi hasta olmasına rağmen tebliğ de o hastalığın ismi olmadığı için meslek hastalığı tanısı koyamıyorsunuz. Buna da başarı! diyorsunuz. Dünyada maden ocaklarında göçük altında kalanların ardından ‘ne yapalım takdiri ilahi’ diyen tek bakan ve bakanlık ne yazık ki bizim ülkemizde. Oysa yapılacak iş belli teftiş kurullarını kapatmak yerine çoğaltarak -tabii imkanları ile birlikte- denetimi artırmak.”

“ÇALIŞANLARIN KABUSU OLDU”

Kamu reformu yasa tasarısını hayata geçirerek devlet memurluğu kavramını kaldırmak, yerine çalışan ibaresini koyarak devlet memurluğu güvencesini hiç etmek isteyen tek bakanın Dinçer ve bakanlığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olduğunu kaydeden Türkoğlu, geçen dönemde çalışanların bakanlığı olması gereken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın çalışanların kabusu haline geldiğini belirtti.

Türkoğlu, 100 üzerinden yaptığı değerlendirmede Çalışma Bakanı’na tüm iyi niyetiyle 25 verdiğini söyledi.

Özdemir:‘Var olan haklar da kaldırıldı’

Türk-İş 8. Bölge Temsilcisi Sabri Özdemir, 2009’da göreve gelen Bakan Ömer Dinçer’in öncelikli hedefinin sosyal taraflarla bir araya gelip çalışan sorunlarının ele alınmasına, bu toplantılarda alınan kararların kamuoyuna açıklanacağını beyan ettiğini anımsattı. Yine 2009’da Dinçer’in, Türkiye’de devam eden ekonomik krizin tedbirlerinin bir bir alınacağını işsizliğin, yoksulluğun önüne geçileceğini yapılacak olan tüm çalışmaların tarafların uzlaşma sonucunda ortaya çıkacağını açıkladığını ifade eden Özdemir, ancak ilk icraat olarak kamuoyunda kiralık işçilik olarak bilinen özel istihdam büroları, asgari ücret, kıdem tazminatı, işsizlik sigortası, 4C ve benzeri istihdam türleri, İşçi sağlığı ve Güvenliği, Sosyal Güvenlik çalışmalarıyla işçilerin var olan haklarının da ortadan kaldırıldığını öne sürdü.

“İŞ KAZALARI ARTTI”

Özdemir, “Kamu kesiminde çalışan işçilerin 4C maddesi altında güvencesiz esneklik yaklaşımı koşullarıyla işçileri köleleştirme politikaları olarak tazminatsız, senelik izinsiz, gibi çalışmalar ışığı altında örgütsüz bir toplum yaratmaya yönelik bu çalışmaların ucuz işçilik, güvencesiz istihdam, sendikasız işçi, sendikasız endüstri anlayışının getirdiği güvenliğin şiddetle bozulmasıdır. Örneğin; Tuzla tersaneleri ve maden işçilerinin artarak yaşadıkları ölümlü iş kazaları bu uygulamaların sonucudur” diye konuştu.

İŞÇİ ÇIKIŞLARI

Bakan Dinçer’in istihdamın artırılacağını söylemesine rağmen 2009 yılında 32 bin, 2010 yılında 26 bin, 2011 yılında da aylık ortalama bin 500 dolayında işçinin iş akdi fesihlerinin sürdüğünü kaydeden Özdemir, “Bakan açıklamalarıyla asgari ücretliler, çalışanlar, emekliler, dullar ve yetimlerin alım güçleri daha da azalmış, işsizlik Türkiye genelinde yüzde 11’lerin altına indirilememiş, her ay yapılan araştırmalarda açlık ve yoksulluk sınırları artmaya devam etmiştir” dedi.

Türk-İş 8. Bölge Temsilcisi Sabri Özdemir, Bakan Dinçer’e 100 üzerinde 30 verdi ancak bunun bile çok olduğunu söyledi.

Baştuğ: ‘Torba yasa önemli kazanımlar getirdi’

Büro Memur-Sen Şube Başkanı Mahmut Baştuğ, kamuoyunda torba yasayla sendikalı kamu çalışanının 3 ayda 45 lira toplu görüşme primi, sözleşmeli personelin de ilk kez aile yardımı alacağına işaret ederek, sözleşmeli memura da yeni haklar getirildiğini kaydetti. Baştuğ, şunları söyledi:

“İlk kez yaklaşık 200 bin sözleşmeli memur 112,94 lira eş yardımı alacak ve çocuk yardımından da yararlanacak. Çocuk sayısı sınırlaması da sona eriyor. Sözleşmeli personelden, istihdamlarına esas sözleşmelerinden damga vergisi alınması uygulaması da sona erecek. Yasaya göre, kadın memurlara hamileliğinin 24. haftasından önce ve her durumda hamileliğinin 24. haftasından itibaren ve doğumdan sonraki bir yıl gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilmeyecek. Özürlü memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve vardiyası yaptırılmayacak.”

Memura, uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı halinde 18 aya kadar, diğer hastalık hallerinde ise 12 aya kadar izin verileceğini de belirten Baştuğ, doğum yapan memura analık izni süresinin bitiminden, eşi doğum yapan memura ise doğum tarihinden itibaren, istekleri halinde 24 aya kadar aylıksız izin verileceğini dile getirdi.

Baştuğ, üç yaşını doldurmamış bir çocuğu evlat edinen memurların da 24 aya kadar aylıksız izne ayrılabileceğini ifade ederek, “Sağlık Bakanlığı’nda döner sermaye gelirlerinden, sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlar da yararlanabilecek. Sözleşmeli personel, sendikaya üye olabilecek” dedi. Sendikaların talepleri doğrultusunda devletin, memurların maddi ve özlük haklarında yaptığı iyileştirmeleri sendika olarak olumlu karşıladıklarını söyleyen Baştuğ, bununla birlikte memurlar için yapılacak çalışmaların yetersiz olduğu bu anlamda çalışmalarının hızla devam ettiğini bildirdi.

Büro Memur-Sen Şube Başkanı Mahmut Baştuğ, Bakan Dinçer’e 100 üzerinden 75 puan verdi.

Ekinci: ‘Afrika’nın bile gerisindeyiz’

DİSK Marmara Bölge Temsilcisi Ayhan Ekinci, AK Parti’nin çok az partiye nasip olan iktidar şansını yakaladığına işaret ederek, 8 yıllık süreyi çalışma hayatı açısından değerlendirilmesinin daha doğru olacağını söyledi.

Son 10 yılda ekonomik politikaların tamamen IMF patentli olduğunu, AKP’nin de son 8 yıldır bu programa sadık kaldığını belirten Ekinci, IMF’nin buna dayanarak herhangi bir uyarı yapma gereği bile duymadığını kaydetti.

“GELİR EŞİTSİZLİĞİ VAR”

Ekinci, Türkiye’nin OECD raporlarına göre gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu 3. ülke olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: “Şu anda Türkiye’de işsiz sayısı 3 milyon 44 bin, işsizlik oranı ise 11.2’dir. Oysa bu sayı 2002 yılında 2 milyon 269 bin kişiydi. İşin daha vahim tarafı işsiz gençlerin oranının yüzde 22’yi bulmasıdır. Bu da her 5 gençten birinin işsiz olduğu anlamına gelir. Toplu iş sözleşmelerinden yararlanan çalışan sayısı 800 bin civarındadır. Bu sendikalaşma oranının yüzde 6.51 olması anlamına gelir. Yani çalışan her 100 kişiden ancak 6’sı sendikalıdır. Bu Afrika ülkelerinin bile çok gerisinde bir ortalamadır.”

AK Parti iktidarında sendikal yasalarda hiçbir iyileştirme yapılmadığı gibi sendikalara saldırıların arttığını öne süren Ekinci, sendika üyesi işçilerin işten çıkarılarak işsizliğe mahkum edildiğini dile getirdi. Ekinci ayrıca son 4 yılda Türkiye’de birçok yasal düzenleme olmasına karşın Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi ve Grev Lokavt Kanunu’nun bir türlü değişmediğini bildirdi.

DİSK Marmara Bölge Temsilcisi Ekinci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’e 15 puan verdi. (Bursa Hakimiyet)

You may also like...