Hayat karartan özelleştirme

Elazığ’da Eti Krom madenlerinin özelleştirilmesi sonrasında 40’ı aşkın işçinin iş cinayetinde yaşamını yitirdiği, yaralananların ise hiçbir hak verilmeksizin ortada bırakıldığı iddia edildi.

Elazığ’ın Alacakaya ilçesinde bulunan Eti Krom madenlerinin 2005’te özelleştirilmesi sonrasında iddialara göre, 40’ı aşkın maden işçisi, oluşan kazalar ve göçükler sonucunda yaşamını yitirdi; kaza ve göçüklerden sağ kurtulan yaralı işçiler ise hiçbir hakları verilmeden ortada bırakıldı.

DİHA’dan Yazin Kobulan’ın haberine göre, Eti Krom’un özelleştirilerek Yıldırımlar Holding A.Ş’ye devredilen madenlerinde 8 yıl içinde 40’ın üzerinde maden işçisi yaşamını yitirdi. Bu ölümlerin çoğu ise meydana gelen göçüklerden ve iş makinelerinden kaynaklı oldu. Şirket bünyesinde en son 3 hafta önce stok biriminde çalışan bir işçi, kepçenin altında kalarak yaşamını yitirdi.

İKİ AYDIR EYLEMDELER

İlgili kurumların çalışma sahalarındaki denetimsizliğinin yanı sıra koruyucu iş kıyafeti ve ekipmanlarında var olan eksikliklerin, işçileri ölümle burun buruna bıraktığı belirtildi. Madende kaza geçirip yaralanan onlarca işçi de artık çalışamaz duruma sürüklendi. İşçiler, maden yetkililerinin bugüne kadar yaralananları sahiplenmediğini, ihtiyaçlarını gidermediğini, haklarını alamadan çalışma yaşamında kalan işçilerin mağduriyetlerinin büyüdüğünü öne sürdüler. Şirkete ait maden ocaklarında çalışan 500’ün üzerinde işçi, güvenlik koşullarından yoksun iş koşulları ve emeklerini karşılığını alamadıkları için 20 Ağustos’tan bu yana iş bırakma eyleminde. Söz konusu maden ocaklarında iş kazaları geçirmeleri sonrası mağdur edilen işçilerin anlatımları, maden ocaklarında yaşanan genel durumu da bir bakıma ortaya koyuyor.

‘SOL AYAĞIMI KULLANAMIYORUM’

2005-2011 yılları arasında maden ocağında çalışan, dinamit patlatılması sırasında oluşan göçük altında kalarak sol ayağından yaralanan ve 7 defa ayağından ameliyat geçiren maden işçisi Murat Şahin (30), yaralandığı gnüden bu yana kimsenin kendisini arayıp sormadığını söyledi. Şahin, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Kaza yaptığım sırada mühendisler ve taşeronlardan hiçkimse yoktu, çavuş dahi yoktu. Kaza yaptığımda hastaneye gittim. İki gün sonra taşeronun oğlu geldi. Bana ‘İfadeni yanlış ver, biz sana bakarız’ dedi. Ben de ‘Sakat kalırsam bana bakacak mısınız’ diye sordum. O da bana ‘Bayramdan bayrama sadece yiyecek gönderirim’ dedi. Bunun üzerine olayı olduğu gibi anlattım. Bu yüzden de beni bir daha da hiç sormadılar.”

Hakkını aramak üzere mahkemeye başvurduğunda işvereninin kendisini aradığını ve davadan vazgeçmesini istediğini aktaran Şahin, kararından dönmediğini söyledi.

‘TRAKTÖRLE ÇIKARDILAR’

Maden ocağında 1996 yılında çalışmaya başlayan, 2006 yılında oluşan bir göçük sonucunda bedeninin alt kısmında oluşan sinir zedelenmesi yüzünden koltuk değnekleri ile yürüyebilen Muzaffer Aksoy, çalışmaya başladığı ilk yıllarda pek kaza olmadığını, şirketin özelleşmesinden kazaların arttığını söyledi. Aksoy, “Kaza sonucu sakat kaldım. Kimse gelip beni çıkarmaya bile kalkmadı. Çalışma arkadaşlarım beni traktörle madenden çıkardılar” dedi. Aksoy, 2 ay kadar hastanede kaldığını aktararak, şirket yetkililerinin kendisi ile fazla ilgilenmediğini belirtti. (Birgün)

You may also like...