Hak-Sen’in basın açıklaması

Hak-Sen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ’nin 02.03.2011 tarihinde Anayasa Mahkemesi önünde ki basın açıklamasının tem metni.

BAŞVURUNUN SAHİBİ HAKSEN’DİR

Öncelikle bir konudaki bilgi kirliliğini gidermek ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek açısından halen Yüksek Mahkemenin önünde bulunan 4/C iptal başvurusuna ilişkin bazı konuları açıklamak istiyorum.
Söz konusu başvuru üyemiz adına 2 yıl önce başlattığımız hukuk mücadelesinin bir sonucudur. Bu konuda hiçbir sendika veya kuruluşun en küçük bir desteği ve katkısı olmamıştır. O nedenle, kimsenin bu mücadeleye sahiplenmeye ve kendine paye çıkarmaya hakkı yoktur.

Türkiye İstatistik Kurumunda 19 yıl 4/C statüsünde anketör olarak çalıştıktan sonra isteği dışında kıdem tazminatı dahi ödenmeden emekliye sevk edilen HakSen üyesi Sabahattin Gürler adına sendikamız tarafından ilgili Bakanlar Kurulu kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması için 2009 yılı Mart ayında Danıştay 2.Dairesine dava açılmıştır. Danıştay 2.Dairesince yürütmenin durdurulmasının reddi nedeniyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna yaptığımız itiraz sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24 Mart 2010 tarihinde aldığı kararla, 657 sayılı Yasanın 4/C maddesinin Anayasamızın 7 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvuru yapmıştır.

Anayasa Mahkemesi , 20 Mayıs 2010 tarihindeki ilk incelemesinde 4/C iptal başvurusunu esastan inceleme kararı almıştır. 10 aydan beri söz konusu inceleme devam etmektedir.

44 BİN 4/C’ LİNİN GÖZÜ KULAĞI YÜKSEK MAHKEMEDE

Bugün burada bulunmamızın nedeni dava süreci hakkında yorum ve değerlendirme yapmak değil, söz konusu incelemenin bir an önce karara bağlanarak , 44 bin civarındaki 4/C personelin beklentisine cevap verilmesi talebimizdir.
Zira, herhangi bir yasal düzenleme olmadan sadece her yıl çıkarılan Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen koşullarla çalıştırılan binlerce 4/C personeline yapılan keyfi uygulamalar nedeniyle onlarca uyuşmazlık konuları her geçen gün artmaktadır.

Özellikle sendikamız tarafından çeşitli hususlarda 4/C personeli adına İdari yargıya yaptığımız onlarca başvurunun sonuçlanması için Anayasa Mahkemesi kararı beklenmektedir. Bu başvurular her geçen gün de artarak devam etmektedir. Bir taraftan 4/C personelinin hak kaybı devam ederken diğer yandan idari yargıya meşgul etmektedir.

4/C LİLERE MÜLTECİ MUAMELESİ YAPILIYOR

Kamu kurum ve kuruluşlarında sözde geçici ve mevsimlik işilerde çalıştırılmak amacıyla istihdam edilen binlerce 4/C personeli kamudaki diğer memurlarla birlikte sürekli hizmetlerde çalıştırılmaktadır. Herhangi bir yasa kural olmaması nedeniyle 4/C li personele köle ve mülteci muamelesi yapılmaktadır. Aynı işi yaptıkları memurlara göre yarı ücretle ve hiçbir sosyal yardım ödenmeden çalıştırılmaktdır.
Kamu yöneticileri kuralları ve çalışma şartlarını kendileri belirlemekte ve personeli buna uymaya zorlamaktadır. Böylesi bir çalışma düzeninin özel sektörde dahi sürdürülmesi mümkün değildir. 4/C personelinin her türlü ekonomik ve sosyal hakkı yargıya taşınmak zorunda bırakılmıştır. Böylesine ihtilaflı ve tartışmalı bir statü ile binlerce insanın geleceği tüketilmektedir.

4/C LİLER AÇLIĞA MAHKUM EDİLDİ

Türk-İş tarafından 29 Şubat 2011 tarihinde yapılan açıklamada, dört kişilik bir ailenin, sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken ve açlık sınırı olarak adlandırılan harcama tutarının yaklaşık 890 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. 2011 yılındaki tüm maaş artışları dahil üniversite mezunu bir 4/C linin eline aylık ortalama en fazla 916 TL ücret ödenmektedir.
Bu 4/C’li personelin geriye kalan 26 TL ile eğitim, sağlık, ulaşım, barınma, giyim , ısınma , ulaşım , haberleşme diğer insani ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığı açıktır.
Bu nedenle, 657 sayılı Yasanın 4/C maddesine göre görev yapan geçici personel arasındaki temel ücret farklılığının giderilerek, en düşük memur maaşı düzeyine çıkarılması gerekmektedir.

39 YILDAN BERİ KÖLELİK DÜZENİ DEVAM EDİYOR

4/C personeli de 657 sayılı Yasaya tabi olmasına rağmen Yasanın hiçbir hükmü uygulanmamaktadır. Bu nedenle , aşağıdaki düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekmektedir.
– 4/C personelin ücretlerinin belirlenmesinde sadece tahsil durumunun değil , kamuda geçen hizmet sürelerin de dikkate alınması,
– 4/C personel çalıştırlan kurumlar tarafından katkıları nedeniyle kadrolu personele ödenen fazla çalışma, döner sermaye vb. ek ödemelerden yararlandırılmaları,
– 657 sayılı Yasaya göre kadrolu olarak çalıştırılan memurlara ve işçilere emeklilikleri halinde ödenen emeklilik ikramiyesi ve kıdem tazminatından herhangi bir vergi kesintisi yapılmadığı için geçici personelin iş sonu tazminatından gelir vergisi kesintisi yapılmaması,
– Emekli olmaları halinde kadrolu memurlara seyyanen ödenen 750 TL yol giderinin 4/C personeline de ödenmesi,
– Özelleştirilen kamu kurumlarından Devlet Personel Başkanlığına bildirilen personelin nakil işlemlerinde personelin tahsili, mesleki becerisi, sahip olduğu diğer vasıfların göz önüne alınarak, daha verimli olacağı kurumlara nakillerinin yapılması,
– Mazaretine dayalı olarak nakil hakkı verilmesi,
– Kurumlar arası geçiş hakkının tanınması,
– Torba yasayla sözleşmeli personele ödenecek olan aile yardımından 4/C personelinde yararlanması için gerekli duyurunun yapılması ,
– 2011 yılı sözleşmelerinden alınan damga vergisinin iade edilmesi,

ÜLKEMİZ BU AYIPTAN KURTARILMALI

Dünyada hiçbir örneği olmayan 4/C ayıbından ülkemizin bir an evvel kurtulması gerekmektedir. Ülkemizde 39 yıldan beri yürürlükte olan 657 sayılı Yasanın 4/C maddesini kaldırmak ve bu düzene son vermek hiçbir siyasal iktidar tarafından yapılmamıştır. Biz bu konudaki mağdurlar adına adalete sığınıyoruz. Yüksek Mahkemenin bir an evvel ve öncelikle 44 bin kişinin çektiği ızdıraba son verecek adil bir karar vereceğine inanıyoruz. Çünkü, gecikmiş adalet adalet değildir.

4/C personeli, Anaysa Mahkemesinin yapısının değişmesi nedeniyle kararın geciktiği ve seçim sonrasına kalacağı şeklinde değerlendirmeler yapılmaktadır. kamu vicdanındaki tereddütlerin giderilmesi için Anayasa Mahkemesi Başkanı sayın Haşim Kılıç’ın konuyu bir an önce gündeme almasını talep ediyoruz. (HAK-SEN)

You may also like...