Dört Kitaba sığmayan harf: C

Emek,sömürü, istihdam modeli altında yıllardır kavgasını sisteme karşı sürdüren ancak bir türlü devletin memuriyet kitabında sözlüğü olmayan bir kesimdir 4/C liler. Yılların köhne zihniyeti altında kalın tozlu düşünceler altında ezilen bu çalışma sistemi artık “Yeni Türkiye” anlayışına yakışmıyor.

Ankara’nın soğuk ayazında seslerini duyurmaya ve Türkiyenin vicdanına seslenmeyene çalışan bu personel istihdam modeli artık kangrene dönüşmüş bir hal almıştır. Siyasal zeminde dertlerini anlatmaya çalışıldıkça “bugün olmaz yarın” mantığını güden düşünce yapısını bir türlü aşamayan bu 4/C liler maalesef son çıkan torba yasayla beraber ikiye bölünmüştür. Özelleştirme mağdurlarına iş güvencesi getiren bu yasa TÜİK,TBMM ve YSK da çalışan 4/C lileri ötekileştirmiş ayrıştırmanın en üst seviyesine çıkarmıştır. 1972 yılından bu yana TÜİK te uygulana bu istihdam modeli bürokrat zihninde geçici işlerde istihdam edilen sistem olarak kemikleşmiş bir yapıya dönüşmüştür. Oysa ülkenin en hassas verilerinin oluşmasında gerek ekonomik gerekse sosyal istatistiklerinin veri tabanının oluşmasında ücra mezradan başlayıp metro şehirlerde yaz kış demeden görevlerini en iyi şekilde icra etmeye çalışan 4/C liler maalesef bürokrasideki bu kangrenden kurtulamamıştır.

Ülkenin geleceğine yön veren bir kurumun yüzde 53 nü oluşturan bu personel sistemi özlük haklarından yoksun olduğu kadar hak ettikleri değerleri de makam ve mevki sahiplerinde görememektedir. Oysaki yeni Türkiye anlayışında resmi kölelik sıfatıyla ötekileştirilen bu istihdam modeli artık yargının verdiği “ADALET” anlayışıyla bir nebzede olsa nefes almaya başlamışlardır. Hak kitaplarda “HAK” her zaman yerini bulurken siyasi iradenin düşüncesinde yer almayan defalarca söz verilmesine rağmen çözüm yolunda atımlar atılmayan verilen aile yardımından vergi kesilen 657’nin tüm kesimi maaş netinde vergi dilimine girerken 4/C lilerin brüt üzerinden vergi dilimine sokulması Adaletin nasıl tecelli ettirileceği düşüncesiyle vicdanları bir kez daha kanatmıştır. Yeni Türkiye anlayışında 657’nin üvey evlatları olarak görülen 4/C sisteminin 21.YY Türkiyesin’de hakim ve savcısında akademik personeline bir defa bir maaş tutarında zam verilmesi biz 4/C lileri haykırmaya sürüklemiştir.

Şimdiki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Ağrı mitingi sonrası bir televizyon kanalında sorulan soruya verdiği yanıtın üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu söz yerine getirilmemiş hafızalarda bir kez daha sorguya dönüşmüştür.Aldığı ücretler arasında uçurum olan bu istihdam modelinde TBMM bünyesinde çalışan bir 4/C li 3500 ile 4000 TL arası maaş alırken diğer 4/C liler 1500 ile 1800 TL arası bir ücret yapısı uygulaması HAKKIN ne kadar teslim edildiğinin gerçek bir göstergesidir.

Bizler yeni Türkiye anlayışında yeni bir düşünceyle 4/C çalışma sisteminin kaldırılarak hak ettikleri kadroya kavuşmalarını talep ederken “Dört Kitapta Olan” hakkımızın bizlere teslim edilmesini talep ediyoruz.

Bülent ÇELİKKOL

You may also like...