Çalışma saatleri için dava açıldı

Geçici Personel Hizmet Sözleşmesinin çalışma saatlerini ve fazla mesaiyi konu alan 5. maddesi için yürütmenin durdurulması istemiyle dava açıldı.

DANIŞTAY İLGİLİ DAİRESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Yürütmenin Durdurulması Taleplidir.

DAVACI                     : Hacı Ahmet TÜRKOĞLU

Sünnü Mah. Çubuk/ANKARA

T.C. Kimlik No: 126 551 319 92

VEKİLİ                       : Av. Zehra BAHADIR

Necatibey Cad. Güneşli Apt. No:16/9 Sıhhiye/ANKARA

Tel: 0 – 312 – 229 57 99

DAVALILAR            : 1- Milli Eğitim Bakanlığı

ANKARA

2- Başbakanlık

ANKARA

TEBLİĞ TARİHİ     : 10.01.2009

DAVA KONUSU      : Ankara İli Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde 657 sayılı  Devlet Memurları Kanununun 4/C maddesine tabi geçici personel olarak görev yapan müvekkilim Hacı Ahmet TÜRKOĞLU ile Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan “1 Yıldan Az Süreli İstihdam Edilecek Geçici Personel Hizmet Sözleşmesinin” 5.maddesinde yer alan:”….Ancak ilgili, kendisine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmez.” Hükmü ile bu hükmün dayanağını teşkil eden 10.01.2009 tarih ve 27106 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2009/14538 sayılı “Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele Ödenecek Ücretler Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının” 5.maddesinde yer alan:”…. Ancak, geçici personel kendine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmez.” hükmünün öncelikle ve ivedilikle yürütmesinin durdurularak müteakiben iptaline karar verilmesi talebimizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR     :

1-) Müvekkilim Hacı Ahmet TÜRKOĞLU, Ankara İli Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/C maddesine tabi geçici personel olarak görev yapmaktadır. Müvekkilim ile Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan “1 Yıldan Az Süreli İstihdam Edilecek Geçici Personel Hizmet Sözleşmesinin” 5.maddesinde:”….Ancak ilgili, kendisine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmez.” Hükmü ile bu hükmün dayanağını teşkil eden 10.01.2009 tarih ve 27106 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2009/14538 sayılı “Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele Ödenecek Ücretler Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının” 5.maddesinde:”…. Ancak, geçici personel kendine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmez.” Hükmü yer almaktadır. Söz konusu hükümler gereğince müvekkilim, normal mesai saatleri dışında o gün bitirilmesi gereken işlerin bitimine kadar çalıştırıldığı halde bu fazla çalışmaları karşılığında her hangi bir ücret alamamaktadır. Bu itibarla, müvekkilime normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yapacağı çalışmaları karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmeyeceğini öngören ve idarenin tek yanlı takdir yetkisi ile müvekkilimin çalışma saatlerine ilişkin ağır yükümlülük getiren dava konusu hükümlerin iptal edilmesi gerekmektedir. Şöyle ki;

2-) Bilindiği gibi, Anayasamızın 18. maddesinde;”Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. Şekil ve şartları kanunda düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.” ve 55.maddesinde ise;”Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.” hükümlerine yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aşağıda belirtilen ilgili maddelerinde ise; memurların haftalık çalışma süresi, fazla çalışma karşılığı hangi şartlarda ücret ödeneceği veya izin hakkına ilişkin hükümler düzenlenmiştir;

657 sayılı DMK’nun 99. maddesinde; “Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak özel kanunlarla yahut bu kanuna veya özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir.”

Aynı Kanunun 178. maddesinde ise;

A) 99 ve 100 üncü maddeler hükümleri uyarınca tespit olunan günlük çalışma saatleri dışında;

a) Salgın hastalık ve tabii afetler gibi olağanüstü hallerin olması (Bu hallerin devamı süresince),

b) Fabrika, atölye, şantiye, işletme gibi yerlerde İş Kanununa tabi olarak işçi çalıştıran kurumlarca hizmetin gereği olarak işçi ile birlikte çalışma saatleri ve günü dışında çalışmanın zorunlu bulunması hallerine münhasır olmak üzere, yapılan fazla çalışmalar ücretle karşılanır.

Yukarıda sayılan hallerde yaptırılacak fazla çalışmanın süresi ve saat başına ödenecek ücret Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir.

B) Kurumlar gerektiği takdirde personelini günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti vermeksizin çalıştırabilirler. Bu durumda personele yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verilir. Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabilir.

Fazla çalışmanın uygulama esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir.” hükümlerine yer verilmiş,

Yine ülkemizin de imza altına aldığı çalışma hayatına ilişkin ILO’nun 29 sayılı sözleşmesinde ise; cebri ve mecburi çalıştırma hallerini belirlemiş, sözleşmenin 10. maddesi “zaruri ve kamu menfaati gerektiren işler” hariç, zorla çalıştırmayı yasaklamıştır.

13/1 maddesi ise “cebri veya mecburi çalıştırılmaya maruz kalan her şahsın normal çalışma saatleri, gönüllü çalışma için ayrılan saatlerle aynı olmalı ve cebri veya mecburi çalıştırılma esnasında normal süre içinde icra edilen çalışma saatleri için öngörülen nispetlere eşit nispetlerde ücretlendirilmelidir.” belirtmiştir.

13/2 maddesi “herhangi bir şekil altında veya mecburi çalıştırmaya maruz kalan bütün şahıslara haftada bir dinlenme günü verilmelidir.”

22. maddesi “cebri veya zorunlu çalıştırma yapan ülkelerin bu durumu bir rapor ile bildireceklerini” belirtmiştir.

25. maddesinde ise “cebri veya mecburi çalıştırmanın kanuna aykırı olarak geliştirilmesinin bir suç olarak sayılacağını vurgulamaktadır.” hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda sayılan mevzuatların tümü birlikte değerlendirildiğinde; çalışanın çalışma şartları ile ilgili olarak, çalıştırana karşı korunduğu, asgari çalışma süreleri veya fazla çalışmalar karşısındaki hak ve yükümlüklerinin düzenlendiğini, idareye fazla çalışma karşılığı, çalışanı koruyan herhangi bir yükümlülük getirmeyen çalışmaların zorla çalıştırma niteliğinde olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. İptale konu hizmet sözleşmesi ve Bakanlar Kurulu Kararında geçici  personelin kendine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorunda olması, bu çalışmanın karşılığında da herhangi bir ek ücret ödenmeyeceğine ilişkin düzenleme çerçevesinde fazla çalışma; geçici statüde çalışan müvekkilime adeta bir zorunluluk olarak konulmuş, bunun karşılığı olarak ücret ödenmeyeceği açıkça vurgulandığı gibi, müvekkilimin dinlenme hakkından doğan fazla mesai karşılığı dinlenme izni de iptale konu hükümlerde yer almamıştır. Müvekkilimin uluslar arası sözleşmelerden, Anayasadan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundan doğan haklarını korumayan dava konusu düzenlemeler açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğinden iptali gerekmektedir.

3-) Ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/C maddesine tabi geçici  personel olarak görev yapan müvekkilim ile aynı işi yapan kadrolu personeller arasında fazla çalışma karşılığında ücret ödenmesi ile ilgili olarak farklılıklar bulunması Anayasamızın “Kanun Önünde Eşitlik” başlığını taşıyan 10.maddesindeki:” Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” Hükmüne aykırılık teşkil etmektedir. Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında da ifade edildiği gibi Anayasanın yukarıda bahis mevzu ettiğimiz hükmünde öngörülen eşitlik ilkesi, aynı hukuki durumda bulunan kişilere hukuk kurallarının aynı şekilde uygulanması anlamını taşımakta olup, Devlet organları ve idarenin statü hukuku çerçevesinde görev yapan kamu görevlileriyle ilgili düzenlemelerde de bu ilkeye uygun davranması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.Nitekim Anayasa Mahkemesinin 22.12.1988 tarih ve 1988/5 E., 1988/55 K. Sayılı kararında;” Eşitlik ilkesiyle güdülen amaç, aynı koşullar içinde bulunan özdeş nitelikteki durumların yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamaktadır. Ancak, aynı işi yapan ve aynı sorumlulukları taşıyan ve kamu hukuku ilişkisi içinde çalışan kişilerin aynı statü içinde bulunmaları gerekirken, bunların ayrı statülerde ve çok farklı ücretlerde çalıştırılmalarında isabet bulunmamaktadır. Bu durum Anayasanın 10.maddesine aykırılık oluşturacaktır.” Yönünde tespitte bulunulmaktadır. Yine, Çalışma ve Meslek Bakımından Ayrımcılığa İlişkin 111 nolu  uluslar arası sözleşmenin 1. maddesinde ise; “Bu sözleşme bakımından Ayrımcılık terimi; ulusal ya da toplumsal köken üzerinde yapılan ve çalışma ve meslek bakımından fırsat ve davranış eşitliğini ortadan kaldıran ya da zedeleyen herhangi bir ayırım, dışlama ya da yeğlemeyi içerir”.hükmü yer almaktadır. Yukarıda bahis mevzu ettiğimiz Anayasa ve uluslar arası sözleşme hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/C maddesine tabi olarak görev yapan geçici personellerin zorunlu olarak fazla çalıştırılması ve bu çalışmalar karşılığında söz konusu personele herhangi bir ücret ödenmemesinin her türlü hukuki-vicdani ve mantıki temelden uzak bir uygulama olduğu açıkça görüleceği gibi bu durum aynı zamanda “İdarenin Bütünlüğü” ve “Sosyal Hukuk Devleti” ilkesine de ters düşmektedir. Bu itibarla, müvekkilim ile Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan “1 Yıldan Az Süreli İstihdam Edilecek Geçici Personel Hizmet Sözleşmesinin” 5.maddesinde yer alan:”….Ancak ilgili, kendisine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmez.” Hükmü ile bu hükmün dayanağını teşkil eden 10.01.2009 tarih ve 27106 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2009/14538 sayılı “Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele Ödenecek Ücretler Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının” 5.maddesinde yer alan:”…. Ancak, geçici personel kendine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmez.” Hükmünün iptali gerekmektedir.

4-) Malumları olduğu üzere, 2577 sayılı Kanunu’nun 27. maddesinin 2.fıkrası gereğince “İlgili işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğacağı ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleştiği” taktirde ilgili işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilir. Davamıza konu düzenleyici işlemler de sebep ve maksat unsurları yönünden açıkça hukuka aykırı olduğundan ve söz konusu işlemlerin uygulanması halinde müvekkilim bakımından telafisi güç veya imkansız zararların doğacağı aşikar olduğundan dava konusu ettiğimiz hükümlerin yürütmesinin durdurulması gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER : Anayasa, 657 sayılı DMK, 2577 sayılı İYUK ve sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER          : Müvekkilim ile Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında  imzalanan “1 Yıldan Az Süreli İstihdam Edilecek Geçici Personel Hizmet Sözleşmesi, 10.01.2009 tarih ve 27106 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2009/14538 sayılı “Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele Ödenecek Ücretler Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı, Onaylı vekaletname örneği ve her türlü yasal delil.

NETİCE VE TALEP : Gerek yukarıda arz ve izah olunan ve gerekse resen gözetilecek nedenlerle;

1-) Davaya konu Ankara İli Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde 657 sayılı  Devlet Memurları Kanununun 4/C maddesine tabi geçici personel olarak görev yapan müvekkilim Hacı Ahmet TÜRKOĞLU ile Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan “1 Yıldan Az Süreli İstihdam Edilecek Geçici Personel Hizmet Sözleşmesinin” 5.maddesinde yer alan:”….Ancak ilgili, kendisine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmez.” Hükmü ile bu hükmün dayanağını teşkil eden 10.01.2009 tarih ve 27106 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2009/14538 sayılı “Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele Ödenecek Ücretler Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının” 5.maddesinde yer alan:”…. Ancak, geçici personel kendine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmez.” hükmünün öncelikle ve ivedilikle yürütmesinin durdurulmasına ve müteakiben İPTALİNE,

2-) Muhakeme masrafları ile ücreti vekaletin davalı idareler aleyhine hükmedilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 13.02.2009

DAVACI VEKİLİ

Av. Zehra BAHADIR

You may also like...