Bülent ARINÇ’ın yaman çelişkisi

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Uludağ Üniversitesinin (UÜ) 2011-2012 akademik yılı açılış töreninde bazı öğrencilerin kendisini protesto etmesiyle ilgili olarak, ”Fiili bir müdahale olmadıkça, toplantının yapılmasını engellemedikçe, bir saldırıya dönüşmedikçe, bu gösterileri demokratik buluyorum. Bunlardan üzülmüyorum ve sıkılmıyorum” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Uludağ Üniversitesinin (UÜ) 2011-2012 akademik yılı açılış töreninde bazı öğrencilerin kendisini protesto etmesiyle ilgili olarak, ”Fiili bir müdahale olmadıkça, toplantının yapılmasını engellemedikçe, bir saldırıya dönüşmedikçe, bu gösterileri demokratik buluyorum. Bunlardan üzülmüyorum ve sıkılmıyorum” dedi.

Törene katılmak üzere Görükle Yerleşkesi’ndeki Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’ne gelen Arınç, programın yapılacağı salona girdi.
Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek’in konuşması sırasında, dışarıda bir grup öğrenci eylem yaptı. Arınç’ın açılışa katılmasını sloganlarla protesto eden 16 öğrenci gözaltına alındı. Gözaltı işlemi sırasında özel güvenlik görevlileri ve polislerle öğrenciler arasında küçük çaplı arbede yaşandı.

Ardından, Başbakan Yardımcısı Arınç, kürsüye çıkarken salondaki bir öğrenci, ”Üniversitemizde sizi istemiyoruz” diye bağırdı.

Bu öğrencinin korumalar ve polislerce dışarıya çıkarılmasının ardından konuşmasına başlayan Arınç, sözlerinin başında birkaç konuya değinmek istediğini söyledi.

Programın başında konser veren UÜ Konservatuvarı ve orkestrasını kutlayan Arınç, konuşması sırasında hem kendi hem de diğer üniversitelerin ve akademisyenlerin, sorunlarını dile getiren, yaptıklarını ve yapacaklarını en güzel şekilde açıklayan UÜ Rektörü Prof. Dr. Dilek’e teşekkür etti.

Arınç, bir süre önce vefat eden UÜ’nün eski Rektörü Prof. Dr. Mete Cengiz’e Allah’tan rahmet dilerken, ”Bugüne kadar hayatını kaybeden öğretim üyeleri, personel ve çalışanlara da Allah’tan rahmet diliyorum. Hasta olanlar varsa onlara şifalar diliyorum” dedi.

Öğrencilerin protesto gösterilerine de değinen Arınç, şöyle konuştu: ”Protesto gösterileri hepinizin dikkatini çekmiştir. Bu büyük merak uyandırıyor ve herkesi telaşlandırıyor. Aslında şunu bilmemiz lazım; toplantımızın başından bu yana dışarıda 15-20 kişilik grup, yani 45 bin öğrencisi olan bir üniversitede 15-20 kişilik genç grup, oturarak ve slogan atarak, belki de benim burada bulunuşumu protesto ediyor. Fiili bir müdahale olmadıkça, toplantının yapılmasını engellemedikçe, bir saldırıya dönüşmedikçe, bu gösterileri demokratik buluyorum, bunlardan üzülmüyorum ve sıkılmıyorum. Lütfen siz de rahat olun. Dolayısıyla bu protesto eyleminin… Her ne sebeple olursa olsun, herkes herkesi beğenmek zorunda değildir. Siyasetçileri de akademisyenleri de bürokratları da belediye başkanlarını da eleştirebilir, amaçlarını bilemeyiz. Herkesin tavrını ortaya koyması takdir veya eleştiri yapması, doğal ve demokratik bir haktır. Dışarıda bu eylemlerini belki de güzel bir biçimde ortaya koyan, genç arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ama şunu bilelim ki; hiçbir hak bir başkasının özgürlüğüne engel olmamalıdır. Yani örneklerini maalesef üzülerek gördüğümüz birçok olayda fiili müdahaleler, saldırılar, aşağılayıcı davranışlar olmaktadır ki hiçbir hukuk da buna cevaz vermez.”

Bülent Arınç, salonda yapılan protestoya da işaret ederek, ”Dolayısıyla içeride de birkaç kişinin slogan atarak birkaç söz söylemesi, lütfen keyfinizi kaçırmasın” dedi.

-ÖĞRETİM ÜYESİ VE GÖREVLİLERİNİN ÜCRETLERİ…-

Prof. Dr. Dilek’in konuşması sırasında üzerini çizdiği bir konunun çok önemli olduğunu da vurgulayan Arınç, şöyle konuştu:

”Siz konuşmayı büyük sabırla dinlerken bir yerini çok büyük gayretle alkışladınız. Orası dikkatlerimizden kaçmadı. Aşilin topuğuna dokunduğu yeri, gayet güzel tespit etmişsiniz. Bu, öğretim üyelerimizin, görevlilerimizin özlük hakları, maaşları ve ücretleriyle ilgili konudur. Bu yüreğimizde bir yaradır. Bu gerçektir ve bu gerçek bizi de çok üzmektedir. TBMM Başkanlığı yaptığım için, verilen ücretleri 4-C’lilerin ücretleriyle karşılaştırmıştım. Öğretim görevlisinin ücreti bin 400 lira, şu anda TBMM’de, herkesin çok şikayetçi olduğu, gösteriler yapıldığı, 4-C kapsamında çalışan temizlik hizmetlerinde istihdam edilen görevlilerin aldığı ücret bin 700 liradır. Bu ikisi arasındaki çelişki, yaman çelişkidir. Bu yanlışlığı en kısa sürede düzeltmemiz, üniversitelerimizin hayat damarları olan öğretim görevlileri, okutmanlar, yardımcı doçent, doçent ve profesör ile idari kurulda bulunanların, Türkiye’deki en büyük yanlışlıklardan birisi olan personel rejimi ve ücretler arasındaki dengesizliği hızla gidermemiz gerektiğini rektörümüz hatırlattı. Doğrudur, yerindedir, çözmek boynumuzun borcudur. Gayretlerimizin olacağını ifade etmek istiyorum.”

Arınç, önümüzdeki günlerde 7 üniversitenin daha açılışına katılacağını belirterek, şunları kaydetti:

”Iğdır, Şırnak, Tunceli üniversitelerinin de açılışına da Erzurum’a da gideceğim. Oralarda da yeni kurulan üniversitelerde 3 bin 500, 4 bine yakın öğrenci oldu. Önceden ‘Şırnak’ta, Hakkari’de üniversite olur mu?’ diye hayal bile kuramadığımız günden 81 ilde en azından devlet üniversitemiz var. 166’yı bulan vakıf ve devlet üniversiteleriyle 102’den 166’ya çıkmanın sevinç ve başarısını yaşıyoruz. Türkiye’de yıllarca Milli Savunma Bakanlığının bütçesi ilk sıradaydı 2005’ten bu yana Milli Eğitim birinci sıradadır. Yaptıklarımızı yeterli görmüyoruz. Üniversitelere her konuda destek olacağız. 2547 Sayılı Kanu’nda ve Anayasa içinde yer alan YÖK konusunun, yeni Anayasa ile birlikte ele alınacağını ve özgürlükçü konuma kavuşturulacağını da ifade ediyorum.”

Açılışa, Bursa Valisi Harput, Büyükşehir Belediye Başkanı Altepe ile akademik personel, öğrenciler ve idari personel katıldı. (Star)

Özelleştirme.Net Notu

Sayın Bülent ARINÇ’a bunun bir çelişki olmadığını, TBMM’de çalışan 4/C’lilerin hiç bir şeyden şikayetçi olmadığını, herkesin çok şikayetçi olduğu 4/C’lilerin, TÜİK ve özelleştirme neticesinde kamu kurumlarında çalışan 4/C’liler olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

Esas çelişki; kamuoyuna sanki 4/C’liler 1.700 lira maaş alıyor gibi gösterip, asgari ücretin biraz üstünde maaş alan binlerce çalışan ve ailesinin mücadelesini kamuoyu nezdinde yanlış anlaşılmasını sağlamaktadır.

You may also like...

  • Ali yazıcıoğlu

    Sayın arınç biraz meclisin dışına çıkın, meclis haricinde çalışan sürünmeye mahküm ettiğiniz ailesini yok sayıp aile yardımını bile çok gördüğünüz binlerce 4/c li personel var.
    Bugüne kadar hak adalet doğruluk dilinizden düşmedi,4/c personeli olarak imamlar haricinde kimse sizin adaletinizden doğruluğunuzdan fayda görmedi.
    Ekrandan haber okuyan haber spikeri gibi nefes almadan konuşmak,edebiyat yapmak adaletsizlik var demek sorunları çözmüyor.
    Adaletsizlik varsa buda sizin iktidarınızda ortaya çıkardıgınız adaletsizliktir,çözmek boynumuzun borcu diyor ve buna rağmen çözmüyorsanız,boynunuz kopsun demekde bizim boynumuzun bocudur.

  • yasin aktan

    Yazıklar olsun tüm hakları elinden alınan Tekel çalışanları 850 Tl ile geçinmek için ne yapıyor acaba arın biliyormu ??
    Kadromu alındı, daimi işimiz elimizden alındı özelleştirilen yarlerde TEKEL cilerden başka 4/c denen ne olduğu belli olmayan bir statüde çalışan yok.
    Ayrıca Meclisteki 4/c liler dışında bin 700 alan yok onlarda özelleşmeden dolayı değil normal 4/c li olan arkadaşlardır.

  • GLCN

    evet meclisteki 4/c normal arkadaşlar yetkililer bunun farkına varsın artık bizler tekel ve tedaş işçileri özelleştirme sonucu Anormal 4/C LİYİZ.

  • ibrahim halil sünnüoğlu

    Arkadaşlar biz kendimizi maalesef bu iktidara anlatamayız.Sizce Sayın Bülent ARINÇ bu sözleri söylerken gerçeklerin farkında olamadan mı konuştu? Bence hayır zaten beni üzende bu yani bizlerin durumunu bile bile bu tavırları sergiliyorlar. Yoksa olayı bilmediğinden değil.Birde ne yazık ağlamamış, ağlasa kamuoyunda daha inandırıcı olurdu.