Bu oyunu bitirecek bir babayiğit aranıyor..!

İş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar;

“Bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi…”

Berber çocuğa seslenir:

“Ali, buraya gel!”.

Bunun üzerine çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber iş adamının kulağına sessizce, “bak şimdi” diye fısıldar ve bir elinde 5 lira, diğer elinde 200 liralık bir banknot olduğu halde çocuğa sorar:

“Hangisini istiyorsan alabilirsin?”

Çocuk dalgın dalgın bir 5 liraya bir de 200 liraya bakar ve sonunda 5 liralık banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır. Berber iş adamına döner ve gülerek:

“Gördün mü? Sana söylemiştim.” der.

Tıraş bitince iş adamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali’yi görür. Yanına giderek neden 200 liralık değil de, 5 liralık banknotu aldığını sorar.
Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir:

“He he he… Eğer 200 lirayı alırsam oyun biter!”

Bu, yaşamın içinden bir fıkra. Karakterler hayali. Eğer bu hikaye, benim gibi size de tanıdık geldiyse lütfen okumaya devam edin.

2004 yılında çıkan bir Bakanlar Kurulu kararıyla başlayan bu oyun, tam 12 yıldır devam etmektedir. Çalışma hayatında olan herkesin bildiği ama kimsenin bir türlü anlam veremediği 4/C’lilerin durumu, bu hikayeden farklı değildir.

Önceleri asgari ücretten daha düşük maaşlar söz konusuydu, sonra artırıldı. 2 aylık çıkışlar önce azaltıldı sonra kaldırıldı. Aile yardımı verilmiyordu, verilmeye başlandı. Ek ödeme yoktu, nasıl ödeneceği tartışmaları devam etmesine rağmen şimdi var. İyileştirmeler bitti, vadeler başladı. Dün, Çalışma Bakanlığı’nda yapılan toplantıda başka bir tarih veriliyor 4/C’lilere. O gün geldiğinde yine başka bir tarih verileceğini görmek zor olmasa gerek.

Çalışma hayatının kangreni olan bu sorun, bir türlü tam anlamıyla kesin bir çözüme kavuşturulmadı. Neydi o: hepsinin 4/B’ye geçirilmesi, sonra isteyenlerin 4/A’ya alınması. Böylece SSK’dan emekli olmak isteyenler taleplerine kavuşacak, eğitimli ve emekliliğine çok olanlar da kalan ömürlerinde hak ettikleri memur kadrolarına kavuşacaktı. İşte o zaman fıkradaki gibi bu oyun bitecekti.

Bizim hikayemizde; kim berber? kim iş adamı? ve kim çocuk? bilinmez ama ortada bir gerçek var, o da birisi bu oyunun bitmesini istemiyor. Eğer isteseydi, ilk uygulamadan sonra ortaya çıkan sorunlar görülünce düzeltilirdi, TEKEL eylemleriyle kamuoyuna mal olunca bitirilirdi, sendikal güvenceye kavuşulunca halledilirdi ve nihayet arada mali açıdan bir fark kalmayınca artık kadroları verilebilirdi.

Yıllardır ne artıp ne de azalan, kamu personeli denizinde bir bardak suyu geçmeyen 23 bin 4/C’li, zaten işlerine sınavla girmiş olup kadrolu çalışırken bu duruma düşürülmüş olan, üstelik hiç bir kriter gözetmeden geçici/fahri/sözleşmeli diye işe alınanlar kadroya geçirildiği halde ayrımcılığa maruz kalan bizler, bu oyunu bitirecek bir babayiğit arıyoruz. Bu babayiğit adam şunu bilsin ki; 4/C’lilerin 7 göbek sülalesi onu unutmayacak ve hep hayırla yad edecektir. Umarım bu babayiğit adam, bu yüzyılda çıkar..!

Süleyman ÜSTÜN
Özelleştirme.Net Genel Koordinatörü
www.ozellestirme.net

You may also like...

  • DEMİR

    Süleyman Bey 4-C statüsünde çalışan arkadaşlarımızın durumunu çok iyi özetlemiş maalesef. K.P.S.S den yüksek puan alarak atanmış, 10 yıl çalıştığı Kurum olan TEDAŞ’ın özelleştirilmesi sonucu böyle ucube bir kadroda çift üniversite bitirmiş,yüksek lisansa başlayacak ama parasızlıktan dolayı başlayamayan,aldığı maaşla aile geçindiren bir 4-C li personel olarak yazısının tamamına katılıyorum. Bizler özelleştirilen Kurumlardan aktarılan personeller olarak çok iyi yetişmiş,yetiştirilmiş personellerdik. Fakat şuan 4-C statüsünde çalışmak zorunda kalan arkadaşlarımızın hepsi küsmüş, küstürülmüş durumdalar. Bu ucube statüde çalışmak zorunda kalan arkadaşlarımı hiçbir hükümetin sendikanın göz ardı etmemesi gerekir. Artık bizleri sendika masalarında, pastalı toplantı masalarında meze yapmaktan vazgeçin. Yıllardır hep aynı nakaratı dinlemekten bıktık. Bizler icraat bekliyoruz. Saygılarımla.

  • murat

    Biz beklemekten usandık,bunlar yalan söylemekten usanmadı. Elin suriyelisine resmi olarak 10 milyar$ harcarken para var,ekenomi güçlü,iş 4c’lilere gelince mali disiplin bozuluyor. Kim inanır bu yalana,ancak dantelli’ler inanır. Aslında mesele para değil,mesele kin. Tekel’linin yaptığı eylem nedeni ile bu kin. Biz 4c’linin tamamını tekelciler için cezalandırılırlar.ben bu yüzden umutsuzum. Çünkü faruk çelik’in bakanlığı döneminde kadro verildi,imza için çıktığında 4B lilerin kadrosu imzalanmış,4c’linin kararnamesi imzadan geri dönmüştür.Bakan Ağzında eveledi geveledi kamuoyuna açıklayamadı. Tayyip Erdoğan o makamda olduğu sürece bize kadro vermezler. Bir yere yazın bunu.

  • Herkese benden 4/c

    O zaman bende kıssadan hisse anlatayım da tam olsun müsadenizle:
    Evliyanın biri berbere girmiş kafasını usturaya vurdurmuş. Külhanbeyin biri de berbere girmiş bir bakmış kafa pırıl pırıl parlıyor ”Kabağa bak demiş evliyanın kellesine tokat atmış.” Neyse külhanbey çıkmış berberden yolda giderken fenalaşmış yere düşmüş. Evliyanın da traşı bitmiş,bir bakmış ortalık kalabalıklaşmış külhanbeyin başına toplanmışlar.Evliyayı tanıyanlardan biri”Hocam sizi tanımadı herhalde ondan kellenize tokat attı affedin şu adamcağızı” demiş.Evliyada”Ben affederimde kabağında bir sahibi var o affeder mi?bilmem ” demiş. Yani demem o ki haşa evliya kim?biz kimiz ?ama gördüğümüz zulmün ve hak kayıplarımızdan ötürü aciz ve gariban olduğumuz varsayılırsa bizi de yaratan ve gözeten var.Eşitlikten ziyade adil olmak çok daha önemlidir.Her yıl Bakanlar kurulunun belirlediği,1 yıldan az çalışan işçi ve memur sayılmayan personel diye tanımlanıyor. Ne hikmetse 1972 den beri devam ediyor ve memur işleri yapıyoruz artık hukuk bile bizleri memur olarak görüp karar veriyor.Peki yüce devletimiz,hükümet ve devlet büyüklerimiz hala bizlerin ne şartlarda çalıştığımızı ve üçüncü sınıf personel muamelesi gördüğümüzü,çoğu memurdan daha fazla çalışıp onların neredeyse yarı maaşını aldığımızı bilmiyor mu?O zaman bu 4/c çok gerekli ve iyi bir statü ise lütfen siyasiler önce kendilerinden başlamak kaydı ile tüm kamu çalışanlarını özlük haklarıyla beraber 4/c ‘ye bekliyoruz.Saygılar.

  • O kadar 4/c

    Evet 18 nisan da geçti gene 4/c kölelik düzeni aynen devam ediyor.Durum bakalım şimdi Memursen hangi tarihi koyacak önümüze.Övünerek söylüyoruz ya:
    1-Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünyanın 17.büyük ekonomisi
    2-Enflasyon oranı çoktur tek haneli rakamlarda.
    3-Kendi askeri araçlarımızı üretiyoruz.
    4-İhracat rakamları şu kadar arttı
    5-Ekonomi şu kadar büyüdü
    vesaire vesaire.Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.Memurlar,emekliler,en çok ezilen ve hakkı yenen 4/c’li kader arkadaşlarım bu büyüyen gelişen Türkiye’den ne kadar pay aldı? Koca bir sıfır.Peki Türkiye büyüyor İnşallah ‘ta daha da büyür gelişiriz.İnsanı gelişmişlik göstergesi diye bir kriter var ve Türkiye bu kriterde 180 ülke arasında 92. sırada.Demek ki lafla da peynir gemisi yürümez.Bana hangi rakamı getirirseniz getirin ben yada hepimiz cebimizde ki paraya bakarız.Ay ortasında cebinde ki para bitiyorsa,kadrolu memurla aynı işi yapıp onun yarı maaşını alıyorsan,özlük haklarında gıdım gıdım ilerliyorsa,beceriksiz yetkili sendika en ufak bir şeyi şunu kazandık bunu da kazandık diye ortalarda dolanıyorsa burada aleni olarak bir kötüye gidiş mevcuttur.Bir ay boyun kimse alışveriş yapmasın enflasyon 0 çıkar.Yani paran yoksa alışveriş yapamazsın ve enflasyonda tek haneye düşer.20 yıl öncesine bakın Türkiye gene dünyanın 17.büyük ekonomisidir.Yani işin özü şu bize masal anlatmayın yada anlatmasınlar.Ekonomiyi en az sizler kadar bizler de biliyoruz.Nasıl haklarımızı elimizden almışsanız bize hakkımızı vereceksiniz o kadar.