Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ”Bizim milletimize seçim meydanlarında söylediğimizle iktidar olduktan sonra söylediğimiz aynıdır. Biz özelleştirilen yerlerdeki insanlarımızı mağdur etmedik, onlarla ilgili önemli adımlar attık” dedi.
Bozdağ, Büyük Anadolu Otel’de düzenlenen Türk-İş 21. Olağan Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, kurula Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldığını belirterek, selamlarını iletti.
Türkiye’de işçi hareketinin, sendikacılık hareketinin ocağının Türk-İş olduğunu ifade eden Bozdağ, Türk-İş’in bu özelliğiyle diğer sendikal hareketlere de öncülük ettiğini bildirdi.
Kendileri için işçinin emeğinin kutsal olduğunu ve işçilerin sorunlarıyla yakından ilgilenmeyi vazife bildiklerini belirten Bozdağ, bu konuda bugüne kadar gerçekleştirdikleri bazı düzenlemeleri anlattı.
Sağlık alanındaki çifte standardı kaldırdıklarını dile getiren Bozdağ, hastaneleri birleştirerek hukuk devletiyle bağdaşmayan ayıbı ortadan kaldırdıklarını, işçilere bütün hastanelerin ve eczanelerin kapısını açtıklarını kaydetti.
Bu sırada salondaki muhalif grubun protestolarını artırması üzerine, basının ilgisi buraya yöneldi. Bunun üzerine Divan Başkanı Bayram Meral, ”Sayın Başbakan Yardımcısı konuşuyor, siz orada bağıranlara bakıyorsunuz, lütfen görevinizi yapın” diye basın mensuplarına seslendi.
Konuşmasına devam eden Bozdağ, daha fazlasının yapılması gerektiğini bildiklerini ancak bu adımların da işçiler lehine atılan önemli adımlar olduğunu dile getirdi.
Özelleştirme konusuna değinen Bozdağ, özelleştirmelerin bundan sonra da süreceğini söyledi.
Siyasi partilerin iktidarda söyledikleriyle muhalefette söylediklerine bakıldığında farklı şeyler görüleceğini ifade eden Bozdağ, şöyle devam etti:
”Bizim milletimize seçim meydanlarında söylediğimizle iktidar olduktan sonra söylediğimiz aynıdır. Biz özelleştirilen yerlerdeki insanlarımızı mağdur etmedik, onlarla ilgili önemli adımlar attık.
AK Parti iktidarından önce Türkiye’de onlarca özelleştirme yapıldı, bunlar sonucunda işçilere kıdem ve ihbar tazminatı ödendi ama kapının önüne konmuştu.
Ama AK Parti iktidarında 1992 yılından itibaren özelleştirilen yerlerden ihbar ve kıdem tazminatı verilerek kapının önüne konulmuş olan işçilerin tamamına iş imkanı verdik.
Hem bizim dönemimizde özelleştirilen yerlerdeki kardeşlerimizin hem de bizden önceki dönemlerde özelleştirilen işçilerin hepsine önemli haklar verdik.”
Diğer hükümetler döneminde özelleştirilen yerlerden bazılarını sayan Bozdağ, ”Bu özelleştirmeyi yapanlar 4-C’lileri istismar edenler, o zaman kıdem, ihbar tazminatını verip kapının önüne koydular. Onlara ekmeği biz verdik biz.
Kapının önüne koymak doğru ise bir şey demiyorum ama onların hakkını vermek yanlış bir şeyse takdirini size bırakıyorum. Bu söylediklerim takdir edilecek şeylerdir” diye konuştu.
Taşeron işçiliğin kanayan yara olduğunu belirten Bozdağ, taşeron işçilerin Türkiye’de sadece merkezi idareye bağlı yerlerde çalışmadığını, belediyelerde de olduğunu söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayıyken taşeron işçiliğe son vereceğini taahhüt ettiğini anımsatan Bozdağ, ”Bugün bütün CHP’li belediyeler şu anda sayın Kılıçdaroğlu’nun talimatlarına amade.
Eğer talimat verse, İzmir, Mersin, diğer büyükşehir belediyelerinin tamamı taşeron işçilerle ilgili adımları atabilirler. Burada konuşmaktan ziyade taşeron işçilerle ilgili verdikleri sözleri tutarlarsa o zaman samimi olduklarını görürüz” diye konuştu.
Bozdağ, Taksim’in işçi bayramı kutlamalarına açılmasının da önemli bir adım olduğuna işaret ederek, ”Bu kapıları da biz açtık. Kapatanlar başka, açanlar biziz. 1 Mayıs’ı bayram ilan ettik. Önemli adımları biz beraber attık. Bu işin istismarını değil, icraatını yaptık.
İşçi kardeşlerimize hizmet etmeye, onların emrinde olmaya devam edeceğiz. İdeolojilerin değil emekçilerin emrinde olacağız” dedi.
Yeni anayasa çalışmalarına değinen Bozdağ, Türkiye’de sadece insan haklarına saygılı değil, insan haklarına dayalı bir anayasa istediklerini belirtti.
Bozdağ, ”Egemenliğin sadece tabelalarda yazdığının ötesinde gerçekten millete ait olduğu bir anayasa ortaya çıkacaktır. Uzlaşma komisyonu çalışmaları çerçevesinde temel hak ve hürriyetleri teminat altına alıp bunun nasıl kullanılmaz hale getirilemeyeceğinin, devlet tarafından etkisiz kılınamayacağının yolunu yöntemini gösteren bir anayasayı bütün partilerin uzlaşmasıyla inşallah yeni dönemde parlamento hayata geçirecektir” ifadesini kullandı.
Referandumla yapılan anayasa değişikliklerinde önemli adımlar atıldığını da dile getiren Bozdağ, memur ve diğer kamu görevlileri için toplu sözleşme hakkının ilk defa getirildiğini, emeklilerin de toplu özleşme hükümlerinden yararlanmasının önünün açıldığını söyledi.
Salondaki protestoların sürmesi üzerine Bozdağ, ”Bunlar yuhalanacak değil, objektif kalplerle alkışlanacak şeyler. Objektif bir vicdan buna yuh değil, alkış vurur alkış ama milletimiz bu alkışı vuruyor” dedi.
Sendikaları sindiren, grev hakkını sınırlayan ve bunun kullanılmasını düşünenleri bin defa düşünceye sevk eden uygulamaları kaldırdıklarını anlatan Bozdağ, ”Bizim işçi kardeşlerimize hizmet borcumuz var, ödemeye devam edeceğiz” dedi.
Geçici işçi statüsündeki binlerce işçiyi kadroya aldıklarını da belirten Bozdağ, ”Belediyede olanlar maaşlarını aylardır alamayıp evlerine ekmek götüremiyordu, başka yerlere naklettik. Biz işçilerin, emekçilerin, milletimizin emrindeyiz. İdeolojilerin emrinde değiliz” şeklinde konuştu.
Protestolar
Bozdağ’ın konuşması, zaman zaman ”Tazminata uzanan eller kırılsın”, ”İşçiler birleşin iktidara yerleşin” sloganlarıyla kesildi. Bu arada, TGS yöneticileri ”Yıpranıyoruz”, ”Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın” yazılı pankartlar kaldırdı ve düdük çaldı.
Protestoların, Bozdağ’ın konuşması boyunca devam etmesi üzerine Divan Başkanı Bayram Meral, delegelerden yerlerine oturmalarını istedi. Meral, ”Tepkinizi gösterdiniz, sıkıntınızı dile getirdiniz. Allah’ını seven otursun, rica ediyorum” dedi.
Bozdağ’ın konuşmasının ardından, ön sıralardan bir kişinin protestoda bulunan gruba ”Yeter artık” demesi üzerine, taraflar arasında kısa süreli arbede yaşandı. (AA)
Arama Terimleri
- bulent arınç 4 c ocakta kadro verilecek
- bülent arınç 4/c ocakta kadro verilecek
- kamu işçilerine kadro bülent arınç
- bekir bozdağ taşeron işçiler
- bülent arınç 4c ocakta kadro
- işçiler net
- başbakanın taşeron işçilerle ilgili açıklaması
- bülent arınç\ın taşeron işçiler hakkındaki konuşması
- devlet hastanelerinin özelleştirilmesi 2011 ve işcilerin durumu
- bülent arınçtan geçici mevsimlik işçilere kadro açıklaması 2012

Kör cehalet çirkefleştirir insanları
Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verecek bir cevabım var
Lakin bir lafa bakarım laf mı diye
Bir de söyleyene bakarım ADAM mı diye.
sayın bakanım bizim ekmeğimiz vardı zaten siz onu aldınız sonra dediniz hadi ucundan bir parça verelimde aç kalmayın 900tl maşla 2 çocuk okutup 1 ay ev geçindirin ozaman hakkım size helaldir ama malesef hayat meclisteki yemek listesi kadar ucuz değil devlet yatırım yapamıyor onun için satıyoruz dediniz Allah razı olsun devletten bulunduğum şehirde özel sektörün bir çivi çaktığını görmedim devlet ne yaptıysa onunla gidiyoruz
bozbulanık kişi ekmek kutsaldır ağzına yakışmıyor kimseden icazet almayız işçilerin nasırlı elleri yakanızda sen kim işçi kurultayında konuşmak kim sen git biadını yap el etek öp meydanlara inme zamanıdır
Bozdag dan inciler.Bir gün herkes 4c li olacak.
Umarım ve temenni ederim ki AKP ve yakınındaki yalakaları bir zaman zarfında c4 haline gelirler.
Az kaldı yakında bunları biz yarattık rızıklarınıda biz veriyoruz diyecekler,bunların sonu çok kötü. tam kibir abidesi yakında ALLAH bizden hesap sormayacak biz hesapsız cennete girecez diyecekler.ALLAH ıslah etsin . ne diyelim