Böyle yuvarlar kararlar alırsanız, yuvar yuvar yuvarlanırsınız

Türk Eğitim-Sen 2. Grup İlçe Temsilcileri Eğitim ve İstişare Toplantısı, 23-25 Aralık 2016 tarihleri arasında Antalya’da yapılıyor. Toplantıda Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Merkez Yöneticileri, İlksan Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Yılmaz, Kıbrıs Türk Memur-Sen Genel Başkanı Kaan Mındıkoğlu ve Yönetim Kurulu, şube başkanları, ilçe temsilcileri ve ilçe yönetim kurulu üyeleri hazır bulundu.

Burada bulunan insanların temel özelliği; bu ülkenin ve bu milletin geleceği için bedel ödemeye hazır olmasıdır. Bizim en büyük farkımız budur.

Toplantının açılış konuşmasını Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk yaptı. Ülkemizin gerçekten zor günler yaşadığını söyleyen Genel Başkan İsmail Koncuk, şehitlerimize Allah’tan rahmet ve milletimize başsağlığı diledi. Koncuk şöyle konuştu: “Allah aziz milletimizin yar ve yardımcısı olsun. Türkiye Kamu-Sen olarak ülkemizin birlik ve beraberliği, bölünmez bütünlüğü için her zaman fedakârlık yaptık. Yine bu uğurda bize düşen görev ne ise aynı şekilde davranıyoruz ve davranmaya devam edeceğiz. Bu ülke bizim. Ülkemizin gerçek sahipleri bizleriz. Bu ülkenin gerçek sahipleri olduğumuz için yaşanılan acılar da bizi doğrudan ilgilendiriyor. Elbette sevinçleri herkes paylaşır ama mesele acıları da paylaşabilmektir. Mesele bedel ödemeye hazır olmaktır. Burada bulunan insanların temel özelliği; bu ülkenin, bu milletin geleceği için bedel ödemeye hazır olmasıdır. Bizim en büyük farkımız budur. Tüm şehitlerimizi minnetle, rahmetle yâd ediyorum.”

Hataların bedelleri de büyük oluyor. Çözüm sürecinde yapılan hatalar milletimizin geleceğini doğrudan etkilemiştir, dolayısıyla görmezden geleceğimiz ya da ucuz bir hata değildir. Yüzlerce evladımızın şehadetine mal olan bir hatadan bahsediyorum. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak, o gaflet sürecinin içinde olmadık. O tarihte ne dediysek, bugün de aynı şeyleri söylüyoruz

Terörle mücadelenin önemine değinen Koncuk, “Terörle mücadele konusunda yıllar önce ne söylediysek, bugün de aynı şeyleri söylüyoruz. Teröre, bölücü örgütlere, zihniyetlere, ihanet odaklarına bakış açımızda hiçbir değişiklik ve kırılma olmadı” dedi. Koncuk şunları kaydetti: “Bilindiği gibi Çözüm Süreci adı verilen bir gafleti yaşadık. Maalesef bunun bedelini hala ödüyoruz. Teşkilatımız çözüm sürecini reddetmişti. Bunun bir çözüm olmayacağını, kardeşlik, barış projesi olarak adlandırılan bu projenin bir yutturmacadan ibaret olduğunu ifade etmiştik. Hatırlanacağı üzere o süreçte akil adamlar heyeti kurulmuştu. Şahsıma da akil adamlık teklif etmişlerdi ve ben bu teklifi reddetmiştim. Biz neden akil adamlık teklifini reddetmiştik? Memleketimiz için hayırlı bir faaliyet olsa idi, biz o faaliyetin içinde düşünmeden yer alırdık, buna onay verirdik. Akil adamlar heyetinin görevi, PKK denilen illeti topluma sempatik bir örgüt olarak sunmaktı. Belki de bu sözümden akil adamlar heyetinde olan insanlar alınabilirler. Elbette bu heyetin içerisinde iyi niyetli olan insanlar da vardı ama bu heyetin kurulmasının temel amacı, PKK terör örgütünü sempatik bir örgüt olarak millete takdim etmek ve bölücü örgütü daha itibarlı hale getirmekti. Elbette o dönemde de yapılanları eleştirdik ama bugün bunları eleştiri olsun diye söylemiyorum, bir yere not etmek için ifade ediyorum. Maalesef millet olarak bazı şeyleri çabuk unutmak gibi bir özelliğimiz var. Bu yapılanlar bir hata mıdır? Eğer hata diyorlarsa amenna. Ama şu da unutulmamalıdır ki; hataların bedelleri de büyük oluyor. Bu hata milletimizin geleceğini doğrudan etkilemiştir, dolayısıyla görmezden geleceğimiz ya da ucuz bir hata değildir. Yüzlerce evladımızın şahadetine mal olan bir hatadan bahsediyorum. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak, o gaflet sürecinin içinde olmadık. O tarihte ne dediysek, bugün de aynı şeyleri söylüyoruz.”

Sayın Maliye Bakanına, ‘4/C’lilere kadro, toplu sözleşme maddesi haline gelmiş. Artık bunun hayata geçmesi lazım’ diyorum. Sayın Bakan da, ‘Çalışma yapılacak demiyor mu, diyor. Biz de yapıyoruz’ şeklinde cevap veriyor. Dolayısıyla böyle kararlar alırsanız, uygulama imkânı bulamaz.

Toplu sözleşme ile ilgili önemli açıklamalar yapan Koncuk şunları ifade etti: “Bildiğiniz gibi toplu sözleşme 2015 yılının Ağustos ayında alkışlarla imzalandı. Türkiye Kamu-Sen olarak ‘Bu toplu sözleşmeyi tanımıyoruz’ dedim. Ben toplantıdan ayrılırken sloganlar attılar ve toplu sözleşmeyi alkışlar eşliğinde imzaladılar. Daha sonra yaptığım açıklamada, ‘Yuvarlak uçlu kararlar toplu sözleşme metninde yer almamalıdır. Çünkü bu kararların uygulama imkânı yoktur. Toplu sözleşmede yuvarlak uçlu kararlar asla alınmaz’ dedim. Bakınız; toplu sözleşmede ‘4/C’lilerin kadroya alınması için çalışmalar yapılacaktır’ yazılmış. Peki ne zaman yapılacak, tarih belli mi? Hayır. Sayın Maliye Bakanına, ‘4/C’lilere kadro, toplu sözleşme maddesi haline gelmiş. Artık bunun hayata geçmesi lazım’ diyorum. Sayın Bakan da, ‘Çalışma yapılacak demiyor mu, diyor. Biz de yapıyoruz’ şeklinde cevap veriyor. Dolayısıyla böyle kararlar alırsanız, uygulama imkânı bulamaz. Ben bu kararı ‘4/C’liler için kadro çalışması yapılacak’ şeklinde değil de, ‘4/C’lilere kadro verilecek’ diye anlıyorum ama tarih belirtilmemiş.

Mesela; toplu sözleşmede ‘31 Ocak 2016 tarihine kadar KİT’lerde çalışan insanların ücret gruplarının 5’ten 3’e düşürülmesi’ şeklinde bir madde de var. Bu çalışmanın 31 Ocak 2016 kadar bitmesi gerekiyordu. Ama hala uygulamadılar sorunda yok. 8 ay sonra yeni bir toplu sözleşmeye oturacağız. Bu da o sendikanın beceriksizliğini gösterir. Tarihi belli olan kararlar dahi uygulanmadı. Toplu sözleşmede tam 21 madde uygulanmadı. Böyle bir şey olur mu?

Toplu sözleşmedeki bir başka maddede, ‘Kültür Bakanlığı çalışanlarının ekonomik durumlarının iyileştirilmesi ile ilgili çalışma yapılması’ yazıyor. 21 maddenin neden uygulanmadığını soruyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, ‘Başkanım bunun neyini uygulayım’ diyor. O zaman bu niye imzalanmış? Kültür hizmet kolunun yetkilisi, ‘ Kültür Bakanlığı çalışanları ile ilgili bir şey yazın da, Kültür Bakanlığı çalışanlarına işte biz de bunu aldık diyebileyim’ demiş, böyle bir cümle yazmışlar. Ben bunu söyleyince, ‘Bunu kim söyledi?’ diye sordular, zıp zıp zıpladılar. Ben de, ‘Böyle yuvarlar kararlar alırsanız, işte böyle yuvar yuvar yuvarlanırsınız’ dedim. Toplu sözleşme kararlarında imzanız var mı? Bu kararların mutlaka uygulanması gerekir mi? Peki neden uygulattıramıyorsunuz? Uygulattıramayacaksanız, bu kararların altına neden imza atıyorsunuz? Toplu sözleşmeyi yuvarlak hale getirdiniz. Toplu sözleşme köşeli olmalıdır. Net olmalıdır.

4/C uygulamasını bu milletin evlatlarına bir hakaret olarak gördüğünü söyleyen Koncuk, “Nasıl taşeron uygulamasını insanları sömüren bir anlayış olarak görüyorsak, 4/C’li uygulamasını da öyle görüyoruz” dedi. Koncuk sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilindiği devlet memurları ek ödeme alabiliyor fakat 4/C’liler alamıyordu. Bunun üzerine 4/C’liler dava açtı, çoğu davayı kazandı. 4/C’liler emsali memurlar kadar, 700-750 TL civarında ek ödeme almaya başladılar. Maliye Bakanlığı da sıkıştı. Çünkü her davayı açan kazanıyor. Düzenleme yapmak zorundaydılar çünkü ortada mahkeme kararı vardı. Maliye Bakanlığı’nın imdadına ise Memur-Sen yetişti. 4/Clilere ek ödeme verilmesi ile ilgili karar aldılar. Şu anda 4/C’liler net 115 TL ek ödeme almaya başladılar; oysa mahkeme kararıyla 700-750 TL ek ödeme alıyorlardı. Maliye Bakanlığı bu kez ödedikleri paraları da geri istemeye başladı. Mahkeme kararları 4/C’lilerin lehine veriliyordu, bu düzenleme ile mahkeme 4/C’lilerin aleyhine karar vermeye başladı. O zaman da söyledim. ‘Bu karar ek ödeme alan 4/C’lilerin zararına olacak bir karardır’ demiştim. Benim bu açıklamam üzerine Memur-Sen Genel Başkanı, ‘Mahkeme kararı ile ek ödeme alan 4/C’liler ek ödeme almaya devam edecekler’ dedi. Şimdi hangimiz doğru söylüyoruz?”

İşte adam gibi sendikaların temsilcileri değil de ‘evet efendim’ci bir anlayış ile masaya oturursanız, imzalanan toplu sözleşmelerde böylesi garabete dönüşür. Kamu çalışanları artık bunu görmeli ve doğru sendikacılığa destek vermelidir.

Toplantının ikinci gününde ise Eğitimci Canten Kaya “Motivasyon ve İletişim Sanatı” konulu seminer verdi. Toplantının öğleden sonraki oturumunda da ilçe temsilcilerimiz genel merkez yöneticilerimiz ile istişare toplantısı yaptı.

Öğleden sonra üçüncü oturumda Genel Sekreter Musa Akkaş, Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip Geylan, Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar Şahindoğan, Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir sekretaryaları ile ayrı ayrı istişare toplantısı yaptı. (Türk Eğitim-Sen)

You may also like...