BES’ten Hükümete tepki

BES Kars temsilcilik yönetim kurulu adına İl Temsilcisi İnan Ercan: “Hükümet, KHK ile yıllardır kamu emekçilerinin mücadele ettiği taleplerini görmezden geliyor”

Maliye, SGK, Adliye başta olmak üzere toplam 43 kurumda örgütlü bulunan KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES), Hükümetin, KHK düzenleme yetkisinin bitimine saatler kala yayınlamış olduğu son KHK ile yıllardır kamu emekçilerinin mücadele ettiği taleplerini görmezden gelmesine yönelik BES Kars İl Temsilcilik Yönetim Kurulu adına İl Temsilcisi İnan Ercan basın açıklaması yaptı.

Açıklama aynen şöyle: AKP Hükümeti iktidara geldiği günden bu yana, emperyalizmin toplumsal yıkım politikalarını uygulamakta son derece istikrarlı bir çizgi izlemektedir.

Uluslararası sermaye örgütlerinin ihtiyaçları doğrultusunda kamu hizmetleri, piyasaya açılmış, özelleştirilmiş, paralı hale getirilmiş ve ticarileştirilerek kamu hizmetleri tasfiye edilmiş, sosyal hukuk devleti ortadan kaldırılmıştır.

Eğitimden sağlığa en temel vatandaşlık hakları paralı hale getirilirken, hukuk da paralı hale getirilmiş, haksızlığa ve hukuksuzluğa uğrayanların haklarını araması ve yargı yoluna başvurması da neredeyse olanaksız hale getirilmiştir. Halkımız yoksulluk koşullarında yaşamak zorunda bırakılmış ve kamu emekçilerinin ücretleri de yoksulluk sınırına geriletilmiştir.

Siyasi iktidar, önce 6111 sayılı Torba Yasa ile kamu emekçilerinin pek çok kazanılmış hakkını gasp etmiş, esnek ve kuralsız çalışma tüm çalışma alanında meşru hale getirilmiştir. Bununla birlikte de 657 sayılı Yasa’da yapılması düşünülen değişikliklerle kamu emekçilerinin iş güvenceleri ortadan kaldırılmak istenmekte ve modern köleliğin önü açılmaktadır.

AKP, bir yandan ileri demokrasi söylemlerini dilinden düşürmezken, bin yandan demokratik tepkilerini ifade eden, hakları ve gelecekleri için örgütlenen her türlü muhalif kesime yönelik baskı ve antidemokratik uygulamalarını da hızlandırarak, tüm bu düzenlemeleri gerçekleştirirken herhangi bir muhalefet yapılmasını istememektedir.

AKP, herhangi bir komisyon çalışması, müzakere, parlamento görüşmesi ve yakın yargı denetimi olmaksızın kamuoyunun tartışmasından kaçırmak, düzenlemelerin gerçek amacını gizlemek ve süreci hızlandırmak amacıyla KHK çıkarma yetki kanunu çıkarmış ve son 6 ayda 35 farklı Kanun Hükmünde Kararname çıkararak GATS anlaşması ile belirlenen ve parça parça kanunlar ile kamunun küçültülmesi projesini sona yaklaştırmıştır.

Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı tartışmalarını sadece kendisinin ve kendi Sendikasının ihtiyaçları doğrultusunda sürdüren AKP, Uluslar arası sözleşmelerden doğan haklarımızı da yok saymaktadır.

4688 sayılı yasada yapılması düşünülen değişikler ile, Toplu Sözleşme Hakkını sadece mali ve sosyal haklarla sınırlanmakta, örgütlenme özgürlüğünün önündeki engelleri devam ettirilmekte, işyeri temsilcilerinin sayıları ve hakları sınırlanmakta ve en başta Grev hakkı yok sayılmaktadır. AKP, Toplu Sözleşmeye ilişkin yasa değişiklikleri ile mevcut yasayı bugünkü halinden daha geri hale getirmeye çalışmaktadır.

Bir yandan Toplu Sözleşme Yasası hazırlayan ve sözde Sendikalar ile taslak üzerinde uzlaşan Siyasi İktidar, diğer yandan Toplu Sözleşme ile belirlenmesi gereken mali hakları bir gecede yine Kanun Hükmünde Kararname ile tüm taraflardan habersiz belirleyerek “Toplu sözleşme yasal hale bile gelse ben istediğim düzenlemeyi tek taraflı olarak yaparım” demektedir.

“Memurlar gün ağardıktan, gün batımına kadar çalışabilir”, “memura eşit işe eşit ücret”, “memur yok kamu çalışanı var”, “Ülkemiz 780 bin kilometrekare kamuda çalışmak isteyen her metrekarede çalışacak” diyen hükümet, söylemlerinin bir kısmını bir gecede çıkardığı KHK’ler ile hayata geçirmiş, yeni yeni düzenlemeleri de sırasıyla hayata geçireceğini kamu emekçilerin iş güvencesini, işçilerin kıdem tazminatını ve dolayısıyla emekli ikramiyelerini de kaldırma hazırlığı sürdürdüğünü açıklamaktadır.

Halkın ve emekçilerin kazanılmış haklarını birer birer ortadan kaldırmayı hedefleyen AKP, 2 Kasım gecesi gizlice ve sessizce tüm taraflardan kaçırarak 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyi çıkararak EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET ilkesini hayata geçirdiği aldatmacasını duyurmuştur.

Tüm kamu kurumlarının ek ödemelerini tek bir yasa ile belirlediğini ve farklılıklarını ortadan kaldırıldığını söyleyen hükümet, kamu emekçileri arasındaki ücret adaletsizliğini büyütmüş, üst düzey bürokratlarına ulufe dağıtırken, memurlara da bir parmak bal ile haksızlıkların üstünü örterek, ücret uçurumunu KHK ile daha da büyütmüştür.

Bu düzenleme sadece üst düzey bürokratlar, merkez teşkilatı uzmanları ve Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yakın çalışanları için getirilmiş bir ücret iyileştirmesi ve bu personelin kendi aralarında ücretlerinin eşitlenmesini kapsamaktadır.

AKP, sözde Eşit işe eşit ücret ilkesini kamu çalışanlarının sadece ¼ üne yakın kısmı için kendi ihtiyaçları doğrultusunda uygulamaya koyarken, geri kalan ¾ lük kısmında yani yaklaşık birmilyonbeşyüzbin kamu emekçisinin ücretlerinde herhangi bir iyileştirme yada ücret değişikliği gerçekleştirmemiştir. Aksine Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, İş Kur Genel Müdürlüğü gibi pek çok kurum çalışanının gelirleri düşürülmüş, Hak kayıplarına neden olunmuştur. Binlerce 4/C li emekçi bu düzenlemenin dışında tutularak haksızlığa uğratılmışlardır.

Devlet Güdümlü Sendikaların 2008 yılı Toplu Görüşmeleri doğrultusunda ve olumlu bir şekilde hayata geçirildiğini iddia ettikleri eşit işe eşit ücret nedeniyle, son 5 yılda Maliye ve SGK çalışanlarının maaşı %40-45 oranında erimiştir. Bu erimeyi de 2008 yılında attıkları imza ile onaylayan Sendikalar şimdide 4688 sayılı yasadaki değişikleri alkışlamaktadırlar.

666 sayılı sözde eşit işe eşit ücret KHK’si ile ek ödemelerin SGK primi dışında tutulmuş ve emekli aylığına dahil edilmesi yönünde de bir düzenleme getirilmemiştir.

Kamu Çalışanlarının Mali Haklarının Düzenlenmesi yani 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede bu yönde düzenlememe yapılmaması kabul edilemez.

Çalışırken almakta olduğu ücretler emekli aylığına dahil edilmeyerek, emeklilikte sefalet ücretine mahkum edilen kamu emekçilerine ödenen tüm ücretlerin emekli aylığına dahil edileceği bir düzenleme hayata geçirilmelidir.

Büro Emekçileri Sendikası olarak ek ödemelerin emekli aylığına dahil edilmesi talebiyle başlattığımız imza kampanyası bugün sona ermiştir. Bugün Ülkenin dört bir yanında Büro Emekçileri topladıkları dilekçeleri Başbakanlığa fakslıyorlar. Bizde burada toplamış olduğumuz dilekçeleri dosyalar halinde Başbakanlığa veriyor ve talebimizi bir kez daha yineliyoruz: İnsanca yaşayacak bir temel ücreti Toplu Sözleşme masasında belirleyelim ve bu ücret emekli aylığımıza da yansıtılsın.

AKP’nin tüm baskı ve yıldırma politikalarına rağmen biz emekçiler, haklarımız ve geleceğimiz için fiili ve meşru mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz! Örgütleneceğiz ve kazanılmış haklarımızın elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz!

BÜRO EMEKÇİLERİ OLARAK;

Keyfi işten çıkarmaya, soruşturmalara, haksız görev ve işyeri değiştirmeye, özelleştirme ve taşeronlaştırmaya, sözleşmeli ve geçici personel çalıştırılmasına, esnek ve kuralsız çalıştırmaya karşı iş güvencesini,

Alındığı gün bitmeyen, eşitsizlik yaratmayan, enflasyon karşısında eriyip emekçiyi yoksulluğa itmeyen, performansa göre değil insanca yaşamamıza yetecek bir temel ücreti,

İş ortamının özgürleşmesi, eşit işe eşit ücret verilmesi, eşit temel ücret dışında işin niteliğinden kaynaklı tazminatların ödenmesi, kadro/derece ilerlemelerinin kariyer ve likayat ilkeleri çerçevesinde yapılması, atama ve görevde yükselmelerde haksızlık ve keyfiliğin önlenmesi, sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması ve Grev ve Toplu Sözleşme hakkını yasal güvenceye alan düzenlemeler yapılana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz!

You may also like...