Beklentiler, vaatler ve bitmek bilmeyen umutlar

Seçim arifesine girilen bugünlerde 13 yıllık iktidarını sürdüren AK Parti ilk defa ekonomik vaatlerin bütçe rakamlarının ötesinde bir seçim beyannamesiyle vatandaşın karşısına çıkıyor.

Biz 4/C liler olarak her seçim döneminde gelecek bir kadro haberinin yılmaz izleyicileri olarak bir umut daha sarılıyoruz tüm söylemlere. Ancak beklenen bir türlü gerçekleşmiyor. 1 Kasım seçimleri öncesinde devlette asıl işi yapan tüm taşeronların kadro olacağı söylentisi Başbakanımız Ahmet Davutoğlu tarafından çalışmaların başlatıldığı asgari ücretin artırılacağı çalışan kadınlarımızın çalışma hayatlarında düzenlemelerin yapılacağı çalışma hayatında bir çok yeniliğin uygulanacağı sözleri verildi.Bundan geri dönüşün olmayacağı kesin.Ekonomi kurmaylarından bu yönde hep olumlu yönde çalışmaların yürütüldüğü açıklandı. Ancak…!!!

Beklentiler, vaatler ve bitmek bilmeyen UMUTLAR…

Her seçim kendi bünyesinde bir beklenti oluşturmaktadır vaatlerin halk nezdinde karşılık bulması çalışan kesimin beklentileri emeklilerin taleplerinin karşılama girişimleri ve KADRO bekleyen ve devlette asıl işi yapan ve yıllardır adı konulamayan bir statü 4/C.

Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu, Türkiye Emekliler Derneği’nin Tes-İş Genel Merkezi’nde düzenlenen genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada 4C’li geçici personele ek ödeme imkanı getirildiğini belirterek beklentilerin basamağında bir umutta olsa insanların hayallerini bir basamak daha gerçeğe yaklaştırdı. Son dönem toplu sözleşme sürecinde 4/C li çalışan personellere kadro verilmesi yönünde çalışma başlatılacağı kararı çıktı. Sendikaların samimiyetini sorgulamaktan ziyade bu konuda çabalarını azımsanmayacak kadar büyüktür. Son dönemlerde bu konuda elde edilen kazanımlar bunun en büyük ispatıdır. Ancak… Siyasi iradeyi temsi eden diğer kanadın ve bürokratların samimiyetinin umut tacirliğinde öteye gitmediğini yıllardır hep görüyoruz. BU yılki masadan bu kararın resmi olarak çıkması elbette güzeldir Ancak.. Son torba yasada bazı 4/C li çalışan daha doğrusu Özelleştirmeden gelen personellere iş güvencesi tanımı adı altında bir hak vererek giriş çıkışların sona erdirildiği bir düzenleme getirilirken 1972 yılından bu yana bünyesinde 4/C li çalıştıran TÜİK olmak üzere YSK personeli ve TBMM de bu statüde çalışan personeller kapsam dışına atılarak bir ötekileştirme yoluna daha gidildi. Her verilen hakkın bir diğer tarafta aynı statüde çalışanlar arasında mağduriyete yol açan uygulamalar hayal kırıklığından öte değildir. Şöyle ki bürokratlar bu yasaları hazırlarken kurum idarecilerinin keyiflerini ön planda tutarken çalışanları mağduriyete itmektedirler. Bu kaçışlar arasında en çok mağdur olan kesim 4/C li çalışanlardır.

Bunların bariz örneklerini sağlık sorunu yaşayan biri olarak aktarabilirim. Yıllardır anlatmamıza rağmen Kamuda asıl işi yapanlar olarak sağlık güvencemizin SGK ya tabi tutulmasıdır. Peki İşcimiyiz? Cevap: HAYIR. Bu konuda disiplin yönetmeliğinde DPB metinlerinde 657 ye tabi 4/C lileriz. Peki mevsimsel miyiz?

Cevap: HAYIR neden emekli sandığına tabii değiliz yanıt geçici personel ibaresi söylemi hep bir ağızdan. Oysaki kaf dağının öteki yüzünde 25 yıl aynı kurumda çalışıp kadrolu personelle aynı işi yapan bir statü halen hangi köhnelikte GEÇİCİ olarak adlandırılabilir. Asıl geçiciler bürokratlar değil mi sizce? Sorusu akıllarımızda kalsın..

1 Kasım Seçimlerine doğru siyasi partilerin kimine göre ÜTOPYA kimine göre dudak ucuklatacak vaadleri arasında BENİM HALA UMU-DUM (UN) olması…

Bir çalışan olarak siyasetten beklentilerimiz elbette ki vatandaş nezdinde ki gibidir. Hastalandığımızda tedavi olmak için korkmamak ekmek kaygısı yaşamamak, rapor parası denen SGK yolunda olmadan sen hasta olabilirsin ancak eşi ve çocukları ayıran zihniyetten( SGK yönetmeliğine bakılabilir) her türlü kesintiyi SGK lı ya tabi tutan bir yapıdan vazgeçilmesi ve Umudunu koruyan 4/C lilerin bir an önce kadrosuna kavuşmasını sağlamak artık ödenmesi gereken bir borçtur.

Ve son olarak Empatinin öneminin herkes tarafından bir kez daha gerçekleşmesidir. Bu yüzden tüm 4/C çalışanlar adına BENİM UMU-DUM diyerek kadro beklentimizin karşılanmasını talep ederek başta şahsıma sonra tedavi gören tüm hastalarımıza dua talep ediyorum. (Bülent ÇELİKKOL)

You may also like...