Bakan’a mektup var

Bir 4/C’li olan Şinasi ULUDOĞAN’ın Bekir BOZDAĞ’a yazdığı açık mektubu sizler için yayınlıyoruz.

Sayın Bakanımız

Lütfen Kendinizi Rabbimizin yerine koymayın. Rızık Allahtan’dır. Siz sadece sebep olmuş olabilirsiniz. Bu ülkede Tekelde çalışan ve devletin kadrolu işçisi olan ve en az 20, 23 yıllık hizmet yılına sahip ve vasıflı işçileri 4c gibi ne idiğü belirsiz bir çalışma hayatına mahkûm ettiniz. Tamam, kabul önceki hükümetler bunu da vermemişlerdi. Ama bizleri çok kötü bir zamanda böyle bir pozisyona ittiniz. Zira hem yaş itibariyle hem de geçim itibariyle bizim içim trenin kaçtığı bir zamanda bu olanlar oldu. Çok iyi biliyordunuz ki bunların çoğunluğunun başkaca alternatifleri yok. Ölümü gösterip sıtmaya razı ettiniz. Şimdide çıkıp bunlara ” ekmeği biz verdik” sözleriyle hem Allah katında hem de insanların nezdinde çok kötü durumlara düşüyorsunuz. Sizler acaba bizlerin yerinde olsa idiniz ne yapardınız bir kez olsun bunu muhasebe ediniz. Bizler 15 yıl 20 yıl sonrasını bilemeyiz elbette. Gaybı sadece Allah azze ve celle bilir. Biz eğer bu konuda böyle bir pozisyona düşeceğimizi bilseydik yaşımız henüz 20, 22 iken devlet memuru olurduk ya da kendi özel işimizi kurardık. Ama biz işçiler devletimizin bir fabrikasında kadrolu olarak istihdam edildik ve orada alnımız teriyle helalinden rızkımızı temin etmeye çalıştık. Yıllar sonra geldiniz ve buraları özelleştirdiniz ve binlerce işçiyi Ankara’da eylem yapmak zorunda bıraktınız. Allah için söyleyin lütfen sadece Ankara’da eylem yapan işçiler mi suçlu. Bizlerin maaşlarını 3,500 tl gösterenler mi suçlu. Sendikayla anlaşıp bizleri 4c ye mahkûm edenler mi suçlu. Yanlış bilgilerle Sayın Başbakanımızı kandıranlar mı suçlu. Sayın Başbakan 6 sigara fabrikasının çalıştığını söylemişti. (show tv de Ali Kırca’nın röportajında) Ki o zaman fabrikaların sadece biri çalışıyordu.

Belediyede çalışan kamu işçilerini özlük haklarıyla başka kurumlara gönderdiniz. Bu ülkenin en kötü insanları bizmiyiz ki bizleri farklı bir muameleye mahkûm ediyorsunuz. Geçmiş yıllarda iş yerleri özelleşmiş binlerce insan acı zulüm bu 4c yi kabul edip çalışmaya başlamışlar ve siz onlar üzerinden diyorsunuz ki bakın diğer hükümetler bunu da vermemişti. Allah aşkın başkaca alternatifleri olmayan bu insanlar ne yapsın bu 4c yi kabul etmekten başka. Siz bu durumda olsaydınız ne yapardınız.

Daha hangilerini söyleyeyim Sayın Bakan

Çocuklarının yaşları 17, 18 olan ve her biri üniversite de okumaya başlayan birçok 4c li aile büyük ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor. Borcu harcı olmayan insanların tazminatları da iki yılda eriyip gitmiş durumda. Kimi 4c li arkadaşımız aldıkları ortalama 800 tl nin 150 sini yola veriyor.

Devletimiz birçok değişik kuruma gerek kadrolu gerek sözleşmeli binlerce personel alıyor ve bunların büyük çoğunluğu en düşük memur maaşı olan 1400 tl civarında bir maaş alıyor.

Üniversitelerde binlerce hoca devletin imkânlarını kullanarak elde ürettikleri ürünleri pazarlatıp onların üzerinden kar payı elde ederek maaşlarına maaş katıyor. Ama her ne hikmetse bu yok olası 4c lilere ve asgari ücretlilere sadaka misali üç beş kuruşluk bir şey veriliyor ya da zırnık verilmiyor. Onlar görmezden geliniyor. Onlar sanki de özel bir statüye üst düzey bir maaşa tabi tutulmuşlar gibi görülüyor.

Sayın Bakan eger biraz sizlerde insaf var ise ve bizleri biraz olsun anlamak isterseniz gelin bizim maaşlarla siz bir iki ay geçinin. eğer geçine biliyorsanız ben bundan sonra tek bir kelime etmeyeceğim.

Üzerimizde ki Allahtan korkalım ve bu ülkede gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldıralım. Asgari ücretlilere, eşit işi yaptığı halde aynı ücreti alamayan personellere, kurumlar arası maaş farklarına bir son verelim. Şike yasasıyla ilgili maşallah meclis hemencecik karar verebiliyor. Ama her ne hikmetse toplumsal adaletsizliklere karşı aynı duyarlılık sergilenmiyor. 4c sorunu gibi benzer sorunlar yıllarca çözülemiyor.

Asılların seçtiği vekiller Ankara’ya gittiğinde vekil olduklarını unutup toplumsal hayatın bir çok sorununu gerek siyasi gerekse ideolojik gerekçelerle bir türlü çözemiyor ya da çözmek istemiyor.

Sayın Bakan ben şu an 44 yaşındayım ve Tekelin Tokat sigara Fabrikasında 18,5 yıl 1,5 yılda Yaprak Tütün işletmelerinde istihdam edildim. Şu an içinde bir yıldır Gazi Osman Paşa Üniversitesinde 4C Lİ olarak görev yapıyorum. Vasıflı bir eleman olarak 1990 yılında Sigara Fabrikasına işe alınmıştım. Ne hazindir ki şimdilerde Üniversitede paspasçı yaptılar beni ve benim gibi Türkiye genelinde binlerce arkadaşımızı.

Sayın Başbakanımızın söylediği “yatarak para kazanıyorlar” sözünü hak etmedim ve de asla bunun suçlusu ben değilim. Bu pazarlığı yapan hükümet yetkilileriyle Tek Gıda İş Sendikasının yetkilileridir. Ve bütün sorun işte bu pazarlıktan doğmaktadır. Eğer Sayın Başbakanımız “sendikanızla anlaştık” (Yani diğer bir deyimle sendikanız sizi sattı” diyorsa masanın diğer tarafında da bu hükümet oturuyordu. Bakınız Sayın Bakan sizin partinizi ön adı “ADALET” ve sonrası da “KALKINMA” dır. Şimdi elinizi vicdanınıza koyunda söyleyin bizlerin iş yerlerini satıp ve kapatıp o zaman aldığımız ortalama 1780 tl maaş yerine bizleri 4C li yaparak şimdilerde verdiğiniz ortalama 850 tl maaşla mı adalet ve kalkındırma yapmış oluyorsunuz.

Devlet Bakanımız Hayati Yazıcı Bey’in söz vermiş olduğu aile yardımını bile bizlere çok gördünüz.

Biliyorum bu ülkede bizlerden çok daha zor koşullarda hayatlarını sürdürenler var. Var olmasına var da bunun suçlusu idareyi elinde bulunduran sizler değilmisiniz?

Bu ülkede kâğıdı kalemi elinde bulunduranların yıllarca işçi ile memur arsında suni olarak üretmiş olduğu maaş farklılıkları toplumsal barışa da büyük zararlar vermemişmidir? Kimi zaman işçi lehine kimi zaman da memur lehine yapılan düzenlemeler bu iki kesimi hatta toplumun diğer kesimlerini hep bu iki kesime bir şekilde cephe almalarına sebebiyet vermiştir.

Sayın Bakanımız bu yazdıklarımdan çok rahatsızlık duymuş olabilirsiniz ama bu millete ve bizlere yapılan bu adaletsiz gelir dağılımı ve bu muamele gerçekten zulümdür.

Sayın Bakanımız. Lütfen Allah için objektif olunuz. Bilemiyorum belki de bu yazdıklarımı hiç okumayacaksınız. Ama biliniz ki bizler sizlerden çok fazla bir şey istemiyoruz. Sadece 12 ay çalışma aile yardımı dâhil 1500 tl bir maaş. Ki bu maaş bile yoksulluk sınırının bir hayli altındadır.

Sayın Bakanımız gereğini yapacağınıza olan umudumu yitirmek istemiyorum. Ancak binlerce 4C li arkadaşımızın hem maddi hem de manevi olarak çok zor durumda olduklarını ve sabırlarının tükendiğini ve birden fazla 4c linin bunalıma girip intihar ettiğini ve birçoklarının kalp krizine tutulduğunu ve yine yüzlercesinin psikolojik sorunlar içine düştüğünü belirtmek isterim.

Saygılarımızla

You may also like...