“Aslında 4/B’li istihdam modeli de doğru değildir”

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve Türk Eğitim-Sen Genel Merkez Yöneticileri Türk Eğitim-Sen Ankara 3 No’lu Şube’nin düzenlediği istişare toplantısına katıldı. Toplantıda Türk Eğitim-Sen Genel Merkez Denetleme Kurulu Üyeleri, Ankara 3 No’lu Şube Başkanı Ertekin Engin ve Şube Yönetim Kurulu Üyeleri ile üyelerimiz de hazır bulundu.

Enflasyon oranında zam sıfır zamdır.

Son toplu sözleşmede zam politikasını gündeme getirdiklerini belirten Koncuk, enflasyon oranında zammın, sıfır zam olduğunu kaydetti. Koncuk, “Yüzde 10 enflasyon oluyor. Enflasyon farkı dahi verilmiş olsa, enflasyon oranında zam, memurlar için zam anlamına gelmez. O halde ne yapmak lazım? Zam politikası daha gerçekçi hale getirilmelidir” diye konuştu.

Sendikal faaliyetler renk olsun diye yapılan bir faaliyet değildir.

Toplu sözleşmede yetkili sendikanın kabul edilemez dediği rakamın yüzde 0.5 fazlasına imza attığını hatırlatan Koncuk, “Maalesef böyle bir anlayış kamu çalışanlarını temsil ediyor. Bu anlayış bizleri temsil ettiği sürece ekonomik ve sosyal anlamda kazanamayız, aksine kaybederiz. Memurların bu gerçekleri çok iyi bilmesi lazım” dedi.

Sendikal faaliyetin renk olsun diye yapılan bir faaliyet olmadığını kaydeden Koncuk, “Sendikal faaliyeti amirlerinin, müdürünün ya da bilmem kimin gözüne girmek için ortaya konulan bir tercih olarak gördüğümüz sürece, bizi bugün A sendikası, yarın B sendikası bu mantıkla temsil etmeye devam eder. Bunun tüm memurlar tarafından görülmesi ve tedbirinin alınması gerekir” diye konuştu.

Denge tazminatını literatüre sokan ve 2006 yılında kamu görevlilerinin 40+40 TL denge tazminatı almasını sağlayan Türkiye Kamu-Sen’dir.

Koncuk sözlerini şöyle sürdürdü: “Denge tazminatını literatüre sokan ve 2006 yılında kamu görevlilerinin 40+40 TL denge tazminatı almasını sağlayan Türkiye Kamu-Sen’dir. O tarihte Türkiye Kamu-Sen ‘Eşit işe eşit ücret’ sloganıyla toplu görüşme masasına oturmuştu. Kurumlar arası ücret adaletsizliğini ortadan kaldırılmak ve eşit işe eşit ücret ilkesini hayata geçirmek üzere görüş oluşturmuştuk ve bunun adına ‘denge tazminatı’ dedik. Sonuçta da 40+40 toplam 80 TL bütün kamu çalışanlarına yansıtılan bir ücret elde ettik.

Ayrıca, o toplu görüşmede, ‘Kurumlar arası adaletsizliği gidermek adına bir çalışma yapılacak ve bu çalışma 2008 yılına kadar sonuçlandırılacak’ şeklinde bir maddenin de konulmasını sağlamıştır. Daha sonra denge tazminatının adı, ek ödeme olarak değiştirildi. Bugün ortalama memur maaşının 660 TL’si ek ödemedir. Bunun altında Türkiye Kamu-Sen’in imzası, alın teri vardır. Birçok memur bunu bilmez. Bu kazanım için kimin uğraş verdiği maalesef önemsenmiyor. Denge tazminatı, Türkiye Kamu-Sen’in gayreti ile literatürde yer alan ve memurun cebine giren bir paradır. Bunu da hatırlatmak istedim.”

4/B’li istihdamın ortadan kaldırılması gerekir. 4/B’lilerin kadroya geçirilmesine yönelik mücadelemizi de sürdüreceğiz.

4/C’li personelin 4/B statüsüne geçirilmesinin Türkiye Kamu-Sen’in mücadelesi ile mümkün olduğunu dile getiren Koncuk, “Bunu 4/C’liler de biliyor. Biz 4/C meselesini ana konularımızdan biri haline getirdik. 1 kişi bile olsa, böyle bir istihdam modelinin Türkiye’ye yakışmadığını ifade ettik. Bilindiği gibi, 4/C’li personelin 4/B statüsüne geçirilmesi ile ilgili KHK yayınlandı. Aslında 4/B’li istihdam modeli de doğru değildir. 4/B’li istihdamın ortadan kaldırılması gerekir. 4/B’lilerin kadroya geçirilmesine yönelik mücadelemizi de sürdüreceğiz. 4/B’li istihdam kabul edilemezdir.

657 Sayılı DMK’da 4/B aslında uzmanlığına ihtiyaç duyulan, son derece özel personelin birtakım kurumlarda sınırlı sayıda istihdamı için düzenlenmişti ama 4/B bugün asıl istihdam haline getirilmiştir. 4/B’li istihdam ile öğretmen ve sağlık personeli dahil bütün kamu görevlileri atanıyor. İşte tüm bu sorunlar bizleri yakından ilgilendiriyor” diye konuştu. (Türkiye Kamu-Sen)

You may also like...