Artık Kimseye Güvenmiyorlar

4C’lilerin kadroya geçebilmek için verdikleri yoğun mücadele, hükümet yetkililerinin kendilerine verdikleri sözler ve sonuçta uğradıkları hayal kırıklığı…. 4/C’li bir çalışan olan Ahmet Ceylan tarafından haber merkezimize gönderilen maili yorumsuz olarak yayınlıyoruz.

Kamu İktisadi Kuruluşları (KİT)’ler 4046 sayılı yasaya göre özelleştirildi. Bu 4046 sayılı yasa çıkartılırken memurlar hiç hak kaybına uğramaz başka kurumlara nakledilirken işçiler tazminatlarını alarak kapı önüne konuldular. Ben de 2001 yılında SEKA Ankara’da çalışırken bir sabah işe geldiğimizde işyerimiz özelleşmiş başkaları almış ve işe geldiğimizde tazminatınız ve ihbar tazminatlarınız hesaplarınıza yatırıldı diyerek kapılar yüzümüze kapatıldı. Artık işsiz kalmıştık. Bu süreç içerisinde 2001 yılından 2004 yılına kadar çeşitli kurumlardan işsiz kalan arkadaşlarla beraber 3 yıl tük iş in önünde eylem yaptık. TBMM’de mücadele ettik. Dönemin Devlet Personel’den sorumlu Bakanı M.Ali Şahin’nin peşinden ayrılmadık. Sonunda Türkiye Özelleştirme Mağdurlarının sesini duymaya başladı. Ve çeşitli mücadelelerden sonra 2004 yılında 4C’li olarak kamuya köle olarak atandık.

Fakat gittiğimiz işyerlerinde 4C’li olmamız nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulduk, köle gibi çalıştırıldık ve halen de çalıştırılıyoruz. Aramızda Yüksek Lisanlı arkadaşlarımız dahi var ve üzücü olan bu y.lisanslı arkadaşlarımızın bile hizmetli olarak paspas yaptırıldıklarına şahidiz. Hem çalışma hem de ekonomik şartlar altında adeta köle hayatı yaşıyoruz. Memur Konfederasyonlarının çabaları sonucunda sendikal hakkı kazandık. Çeşitli sendikalar altında örgütlendik. Son 4B’lilerin kadro aldığı süreç içerisinde defalarca Bakan Faruk Çelik ile görüştük. Tüm sendika konfederasyon genel başkanlarıyla birebir heyetler halinde görüştük. Hatta hatta bu torba yasa plan bütçe komisyonunda görüşülürken komisyonda bulunduk. 3 gün tüm AKP’li CHP’li, MHP’li ve BDP’li vekillerden Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten yardım istedik. Muhalefet partileri ellerinden geleni yaptı. Komisyonda önerge verdiler ama maalesef AKP’nin oy çokluğuyla bu önergeler reddedildi. Maliye Bankı Mehmet Şimşek ile 2 saat görüştük yasanın görüşüleceği gün, yine Sayın Faruk Çelik ile yasa görüşülmeden 2 saat önce yine TBMM kulisinde uzunca bir görüşme yaptık söz verdikleri halde bizi torba yasaya dahil etmediler.

Torba yasa sürecinden sonsa Sayın Bakan Faruk Çelik Toplu Sözleşmede 4C’liler bizi izlesin, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu da Toplu Sözleşmenin ana gündemi 4C’liler diye beyan vermeye başladılar. Ve Ramazan ayı geldi. Ramazan ayında ise Memur-Sen’in iftarında yeniden Faruk Çelik Bakanla Ahmet Gündoğdu’ya, MÜSİAD’ın iftarında Bülent Arınç, Ali Babacan, Hayati Yazıcı ile görüştük. Ve halen Toplu Sözleşmeyi izleyin diye ramazanda bile bizi kandırdılar. Bizler Toplu Sözleşmeden Mutabakat tutanağında 4C’lilere kadro verilecek diye beklerken çıka çıka iyileştirme çıktı.

Oysa toplu sözleşmenin görüşüldüğü ve imzalanmadan 2 gün önceki oturum bittiğinde muhtemelen 6 Ağustos tarihinde Sn. Bakan Faruk Çelik’in makamında tekrardan 18.00 ile 19:50 saatleri arasında Sayın Bakanla makamında yeniden yeniden görüştük. Yine toplu sözleşmeden kadro beklentimizi yineledik. 24 arkadaşımızın intihar ettiklerini söyledik. Aile yardımının kazanç olamayacağını bundan sadece 5117 4C’linin yaralanabileceğini söyledik. Hatta hatta özellikle ben Sayın Bakan’a bu görüşmemizde “Sayın Bakanım bakın ben kendi arkadaşlarımı 4C’lileri size ihbar ediyorum geçim derdinden birçok arkadaşımızın sahte boşandıklarını eşlerinin babalarından maaş aldıklarına kadar söyledim (tabi isim vermeyerek) bizi bu duruma düşürdünüz dedim. Sn Bakan tekraren bizi dinledi halledeceğiz dedi ve ayrıldık makamından. 2 gün sonrada toplu sözleşme imzalandı. Ve Bakan Toplu Sözleşmeden sonra çıktılar 4C’lilere kadro TBMM işi dediler. Güler misiniz ağlar mısınız? Siz dalgamı geçiyorsunuz? 4C’lilerle madem kadro TBMM’nin işi idiyse ki öyle bunu bizlerde biliyoruz torba yasa sürecinde günlerce peşinizden koşmamıza rağmen bizi neden torba yasaya dahil etmediniz. İşte bu beyanları bizlerle dalga geçtiklerinin kandırdıklarının göstergesidir.

Yetkililere defalarca şunu dedik hiçbir maddi ve statü sorunu olmayan 24000 lira civarında maaş alan unvanı olan (İMD ZİRAAT MÜHENDİSİ, EBE , EBE HEMŞİRE VB) ünvanları olan sorunu olamayan 4B’lilere kadro verdiniz. Ama yıllardır açlık sefalet içinde yaşayan 4C’lilere vermediniz dedik. Ve Melih Gökçek’in 605, Sincan Belediyesi’nde 414 kişiyi torba yasa sürecinde 4B’li olarak işe aldıklarının ve 20 gün sonrada bunların kadrolu olduklarının belgelerini verdik. Bunun ne adalete ne insanlığa ne de vicdana sığmadığını söyledik.Yani hükümet bizi maalesef hep kandırıyor artık biz bunlara asla güvenmiyoruz.

İşte 4C’linin dramı budur… Saygılarımla. (Gazete Kamu)

You may also like...