4/C'lilerin ızdırabı sürüyor

Özellestirme adi altinda ülkenin, tüm fabrikalarini, isletmelerini “” diyerek pazarlayan hükümet, geride binlerce magdur ve mazlum birakmisti. Özellestirmelerle birlikte emeklilik hakkini dolduran isçiler zorunlu emeklilige tabi tutularak isleri elinden alinirken, emeklilik süresi dolmamis isçiler ise kapi disari birakilmislardir. Kapi disari birakilan isçilerden bir kismi 657 sayili devlet memurlari kanununun maddesi kapsaminda kamu kurumlarinda yilda 10 aylik sürelerle istihdam edilmeye baslamislardir. Aldiklar ücretler islerini kaybetmeden önce aldiklari ücretin yarisi bile degildir. Ayrica her yilin 2 ayini maassiz geçirmektedirler. Daha acisi ise baslatildiklari kurumlarda çalisan emsallerinin yari ücretine yani kölelik ücretine çalistirilmaktadirlar. hükümeti belediyelerde çalisan 200 bini askin geçici isçiye verirken, isten attiklari 25 bin kisiye çalistiklari kurumlarda vermeyerek büyük bir haksizlik yapmistir.

4-C’li kardeslerimizin izdirabini en iyi biz biliriz. Bundan 4-5 yil önce Türk-Is binasi önünde günlerce haklarini aramak için sokakta yatan özellestirme magduru isçileri ziyaret etmis dertlerini dinlemistik. Bizlere aci veren bir tablo ile karsilasmistik. Ogünleri hiç unutamam birakin sendika baskani olmayi, insan olarak büyük utanç duymustum. Orada haklarini geri almak ve seslerini duyurmak için eylem yapan isçilere yillarca mensup olduklari Türk-Is sahip çikmiyor yüzlerine bakmiyordu. Eylem yapan özellestirme magduru isçilere Türk-Is yemek vermiyordu. Bunu duyunca oldukça üzülmüstük. O günden itibaren isçi kardeslerimizi yaklasik 1.km ötedeki binasina Genel Baskanimiz ile birlikte davet etmistik. Eylemlerini sonlandirdiklari güne kadarda ekmegimizi paylasmistik. Her ögle vakti sendikamizda yemek kayniyordu. Burada isçi kardeslerimizle ekmegimizi bölüsmüstük.

O muhtesem direnisi gerçeklestirenlere selam olsun. Ekmegimizi paylastigimiz yigit emekçileri kutluyorum. O direnisi yapanlar benim gözümde birer kahramandir. 4-C’lilerin direnisi o yillardan bu yillara sürmektedir.

Bizler her yil toplu görüsme masasina bu sorunu götürüyorduk. Ama her seferinde o zamanki Basbakan yardimcisi Sayin Mehmet Ali SAHIN “daha ne istiyorlar onlara is verdik ya” diyerek bu konuyu kapatmaya çalisiyordu. Sanki bunlarin islerini ellerinden alanlar kendileri degilmis gibi. Bu kardeslerimiz için sendikalarimiz çesitli davalar açtilar, bazilari devam ediyor. Türk Egitim Sendikamizin Kocaeli subesinin açtigi dava ile sendika üyeliklerinin yolu açilmistir. Yine fazla para ödedik gerekçesiyle bir kisim isçilere zimmet çikarip hacze hazirlanan Is Kur’a bu taleplerinin yanlis oldugunu gerekçeleri ile birlikte açiklayan bir yazi ile basvurup, icra takibinin durdurulmasini talep ettik. Onlarin haklarinin iadesi için hukuk mücadelemizi sürdürüyoruz.

Bugüne kadar Ankara’da 4-C’li kardeslerimiz seslerini duyurabilmek için pek çok eylem ve etkinlik yaptilar. Bizlerde her zaman onlarla birlikte olduk. Yan yana omuz omuza hakli davalarinda birlikte yürüdük. Onlar için elbette çok sey yaptik diyemeyiz (Ismail Hakki DOGAN ve arkadaslari her seyi biliyor) ancak acilarini ve izdiraplarini hep yüregimizde samimiyetle hissettik. Insan olduklari için, bizim insanimiz olduklari için, ekmekleri ellerinden alindigi için, mazlum olduklari için Yüregimizi ve gönlümüzü onlara açtik. Bundan sonrada hep yanlarinda olacagiz. Insan olduklari için hak ettikleri için.

Benzer Haberler