4-C’liyi net 115 TL’ye mahkum ettin

Türkiye Kamu-Sen’in illerimizde sürdüğü istişare toplantıları Kars ve Erzurum ile devam etti. Serhat ilimiz Kars ve Dadaşlar diyarı Erzurum’da gerçekleşen toplantılarda coşku ve heyecan doruğa çıktı.

Toplantıya, başta Genel Başkanımız İsmail Koncuk olmak üzere, Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Türkiye Kamu-Sen Genel Toplu Sözleşme Sekreteri ve Türk İmar-Sen Genel Başkanı Necati Alsancak, Türkiye Kamu-Sen Genel Mevzuat Sekreteri ve Türk Enerji-Sen Genel Başkanı Mehmet Özer, Türkiye Kamu-Sen Genel Basın Sekreteri ve Türk Haber-Sen Genel Başkanı Sedat Yılmaz, Türkiye Kamu-Sen Genel Dış İlişkiler Sekreteri ve Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, Türkiye Kamu-Sen Genel Sosyal İşler Sekreteri ve Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Şerafeddin Deniz, Türk Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Hasan Hüseyin Yılmaz, Genel Merkez Yöneticilerimiz, Şube Başkanlarımız, çok sayıda üyemiz katıldı.

KONCUK: BÖYLE SENDİKACILIK KABUL EDİLEMEZ!

“Tarihi toplu sözleşme imzaladık” diyenlerin uygulanmayan 21 madde için hiçbir adım atmadığının altını çizen Genel Başkan İsmail Koncuk, Türkiye Kamu-Sen’in bu maddeleri yargıya taşıdığını hatırlattı. Koncuk, “11 hizmet kolunda da kamu çalışanları yetkiyi bir konfederasyona verdi. Şimdi bu yetkiyi memura hizmet noktasında vermiş olsalar , ileri derece de mücadele eden bir sendika olsa yüreğim yanmayacak ama tüm memurlar bunun böyle olmadığını biliyor. Onların sendikacılık yapmadıklarını biliyorlar ama “Şartlar böyle gerektiriyor, müdürüm böyle söyledi, amirim böyle emretti” diye ifade ediyorlar. Geçenler de o sendikanın Genel Başkanı, “Tarihi bir toplu sözleşme imzaladık, bizi hazmedemiyorlar, milleti aldatıyorlar” diyor. İnsan Allah’tan korkar, toplu sözleşme hükümleri imzalandıktan sonra uygulamaya geçmesi gereken hükümlerdir.

Hükümet “Ben bunu uygulamak istemiyorum” diyemez. Kanun bunu emrediyor, tam 21 madde uygulanmamış. 4-C’liler kadrolu olacaktı hala yok. Alınan kararda “Çalışma yapılacak” denilmiş. Bunlar alkışlar arasında imza atarken, dışarı çıkıp basına, “Toplu sözleşmede yuvarlak kararlar olmaz, uygulanamaz” dedim. 4-C’li,ler dava açıp ek ödeme emsali memur kadar alırken bir imza ile 159 TL brüt, neti 115 TL olan bir ödemeye mahkum edildiler. Kimi kurtardın sen? Hükümeti. 4-C’liyi net 115 TL’ye mahkum ettin. Bunu söylemek kazanımları hazmedememek anlamına mı gelir?

Toplu sözleşmede bir madde daha, “Kültür Bakanlığı çalışanlarının ekonomik durumlarının iyileştirilmesi” demişler. O zaman Bakan sayın Süleyman Soylu idi. Kendisi, “Ben bunun nesini uygulayım?” dedi. Orada ki Memur-Sen Temsilcisi, “Biz o maddeyi kültür hizmet kolu temsilcisinin, bizimle ilgili de bir şey yazalım, çalışanlarımıza söyleyecek bir şeyimiz olsun dediği için yazdık” dedi.

KPDK’da bu konuyu anlattım Kültür Memur-Sen Temsilcisi “Kim söyledi bunu?” diyor. “Ben isim vermem ama söyleyen burada” dedim Genel Başkanları zıplıyor. Dedim ki, “Yuvarlak kararlar alırsanız böyle yuvar yuvar yuvarlanırsınız” İnsanları aldatıyorlar. Şimdi Kültür Bakanlığı çalışanları kendilerini aldatmak üzere yazılan bir maddeyi, İsmail Koncuk Türkiye’ye anlatacak, Kültür Bakanlığı çalışanları o sendikanın yakasına yapışmayacak, yapışacaksınız! Aldatanın yakasına yapışacaksın, tribüne oynamak adına bu yapılırsa hesabını soracaksın. Kamu çalışanlarının zamları toplu sözleşmede kararlaştırılır. Bu maddenin uygulanmayacağını memurlar bilmiyor mu, sendikacılar bilmiyor mu?

Geçen günlerde bu sendikanın temsilcilerinden bir tanesi “Gelir vergisi dilimleri şöyle ayarlansın” diye bir çağrıda bulunuyor. Bunun yeri toplu sözleşme masasıdır. O masada karar aldırtamıyorsun, şimdi bunu söylüyorsun. Memurların, aldatanlara yönelik dikkatli olması lazım. Yoksa bugün A sendikası, yarın B sendikası aldatır. Eğer aldanma aldatılana keyif veriyorsa aldatan bugün buysa yarın başkası olur, her zaman değişir. Memurlar burada daha dikkatli olmalıdır. Bunun hesabı sorulmalıdır. 21 madde uygulanmadı. Kadro aldın da hazmedemedim mi? Eğri oturup doğru konuşalım. Biz doğruları söyledik hep.

Geçen bir anket yaptılar hepinizde gördünüz. Bir sendikanın Genel Başkanı epeyce geride kaldı ankette. Bakmış oy alamayınca birileri oturmuş oy sayısını 4 bin 500 iken yarım saat sonra 24 bin 750 ye çıkarmış. “Bu işte bir hile var” dedim. Manipüle ediyorlar. Gerçekten bu sendika manipüle ettiyse çıksın anlatsın. İlgili site “Bu anketimiz bir Genel Başkan lehine sahte 20 bin oy kullanarak manipüle edilmiştir” dedi. Şayet denilse ki, “Bu anket İsmail Koncuk lehine manipüle edildi” ben hemen gider bu pisliği yapana dava açarım. Bunlar dava açmadı, “Biz yapmadık” diye bir açıklamada yapmadılar. Ben bizzat kendileri yaptı da demiyorum ama o zaman dava açacaksınız, IP adresi belli, yayınlanmış. Sessiz kalıyorsanız olmaz. “Sükut ikrardan gelir” sesiz kalmak kabul etmek demektir, bu lekedir, bu leke hemen temizlenmeli. Ahlaklı bir sendika peşine düşer bunun.

21 maddeden biriside KİT çalışanları ile ilgili bir madde idi. 31.01.2016 tarihine kadar KİT’lerdeki ücret grup sayısının beşten üçe düşmesi. Üzerinden bir yıl geçti, 2017’de yeniden toplu sözleşmeye oturacağız ama üzerinde trih yazan bir madde hala uygulanmamış. Bir yıldır siz neredesiniz? O sözleşmede imza yetkimiz yok ama uygulanmayan 21 maddenin neden uygulanmadığını soran ve dava açan Türkiye Kamu-Sen. Elde ettiğini söylediğin ama uygulanmayan bu maddeler için Türkiye Kamu-Sen dava açıyor sen susuyorsun. Sesin çıkmıyor.

Birçok madde var bu maddeler içinde. Türk Haber-Sen’in kazanımı olan giyim yardımı vardı bu kazanımı siz neden genişletemediniz? Daha önce alınanı da kaybettiler. Bir çok madde ve konu hayata geçirilemedi. Bunları söylemeyelim mi? Deyin ki, “Şu madde hayata geçti, İsmail Koncuk yalan söylüyor” Böyle sendikacılık kabul edilemez” dedi.

KONCUK: SARI SENDİKACILIĞIN KÖKLENMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

Çalışma hayatında son 14 yılda çok ciddi sıkıntıların baş gösterdiğine vurgu yapan Genel Başkan İsmail Koncuk, “Sağlam bir sendikal mücadele lazım, Kamu çalışanlarının kahir ekseriyetince desteklenen bir sendikal anlayış gerek. İşte onun adı Türkiye Kamu-Sen’dir” dedi. Koncuk, “Sendikacılık önemli bir faaliyet. Çalışma hayatı sıkıntılarla dolu. 4-C’liler ,kadro alamadı 4-B’liler var, 2011’de 4-Blilik kaldırılsın diye kanun çıkarttırdık. 2006’dan 2011’e kadar mücadele ettik, yapmadığımız eylem kalmadı. 4-B’ye kadro taahhüdünü partiler seçim beyannamelerine koyunca AKP’de bu sözü vermek durumunda kaldı. Çabuk unutuyoruz. Biz bu mücadeleyi yaptık ve bir sendika diyor ki, “Biz yaptık” bir tane eylemin yok ayıptır. 4-B’lilik halen var ne yazık ki. Hem kaldırdılar hem de almaya devam ettiler.

Öğretmenliği yine sözleşmeli hale getirdiler. Sadece öğretmenlik değil yarın sağlık çalışanları da KHK ile sözleşmeli olarak mülakat sistemi ile alınacaklar. Vekil ebe, vekil hemşire, vekil imam son 14 yılda ortaya konuldu. Kiralık işçilik dönemi başladı, “Bu milletin evlatlarını kiralık hale getirmeyin” dedim. Taşeronlaşma kamuda 2002’de 15-20 bin civarındayken bugün 730 bin oldu. Sayın Cumhurbaşkanı, dün bir konfederasyonu kabulünde taşerona kadro verileceğini çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Sevinelim mi üzülelim mi bilemedim. Bunu bu hale getiren bu iktidar. Bu sayıyı bu hale getirenlere duamı edelim?

Belediyeler ve özel sektör dahil edilince 2 milyonun üzerinde taşeron var. Geleceği olmayan, kaderi patronun iki dudağı arasında şekillenen bir istihdam türü konuldu.

Sendikal mücadele lazım, sağlam bir sendikacılık. Kamu çalışanlarının kahir ekseriyetince desteklenen bir sendikal anlayış gerek. İşte onun adı Türkiye Kamu-Sen’dir. Memurlarımızın maalesef büyük bir kısmı kendilerini alenen pazarlayan, mücadele etmeyen bir yapıya üye oluyor. Neden? Şartlar böyleymiş. Türkiye Kamu-Sen’in yiğit 450 bin üyesi var, kim ne diyebilir? Sağlam bir sendikal mücadele ve tercih. Tesadüfen sendikal tercihte bulunmamalıyız. Sarı sendikacılığım köklenmesine, güçlenmesine müsaade etmemeliyiz. Bunu anlatacağız. Hep birlikte mücadele edeceğiz. Bütün bedeniniz ve hücrelerinizle Türkiye Kamu-Sen’in yanında olun, uyarın ülkemiz için çocuklarımızın gelecekleri için anlatın. Tüm kamu çalışanları gerçekleri görmeli. Doğruları söyleyeceğiz, herkes için hepimiz için. Milleti sivil toplum kuruluşları yönlendirir, sizler insanları yönlendirebilirsiniz. Gelin bu mücadeleyi hep birlikte zirveye taşıyalım. Hepinize teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı. (Türkiye Kamu-Sen)

You may also like...