4-C’lileri sokağa atan Erdoğan, Musa’yı ağzına almasın

Ortadoğu gazetesinden Neval KAVCAR’ın “4-C’lileri sokağa atan Erdoğan, Musa’yı ağzına almasın” başlıklı yazısı.

Yakında hepimize bir harf verir bunlar. Buzdolabı markası gibi. Başına da bir rakam. Dört yıldızlı işçiler bir nevi. Hatırlarsanız 4-C’lilerin hakları için yaptığı eylemi dağıtmıştı polis. Onlarda kaçarken karda kıyamette havuza düşmüşlerdi. O resim karesi hepimizin hafızasına kazınmalı aslında.

Buz gibi suda ıslanmış şekilde ellerini öne uzatmış ‘yeter bu zulmü firavun gibi bize niye yapıyorsunuz?’ der gibi halini. Erdoğan Musa bekliyor Mısır için. Önce kendi halkının haklarını teslim etsin. Hemen bir çoğu yirmi yıl ya da daha fazlasını çalışmış bu insanları uyduruktan bir 4-c faslına sokup ‘onbir ay çalışıp, bir ay izin yapacaksınız’ kandırmacasını bıraksın.

Çünkü o bir ay ücretsiz izinden sonra tekrar alınıp alınmayacakları belirsiz. İşte 4-C’lilerin ‘bizi emekli olana kadar başka devlet kurumlarına yerleştirin’ feryadının sebebi bu. Devlet güvencesi altında işe başlamış o işçileri sokağa bırakamaz iktidar. Hukuksuz bir girişim. Bu arada ‘yetmez ama evet’ deyip yargıyı getirdikleri hâl için kuşlaklarını çınlatarak.

Bilerek, bilmeyerek, el altından, göstere göstere, inandığından ya da menfaat icabı AKP iktidarını destekleyenler gerek BOP eş başkanlığı faslındaki ve gerekse yurt sathındaki tüm bu vebalden sorumludur. Bu işin kaçarı göçeri yok.

İşin tuhaf yanı, basında her seçim öncesi vatandaşa verilen gaz. Bilmem kaç bin memur-işçi alınacak palavrası. On yıldır böyle kandırıyorlar. Fakat; işin başka cephesi de şöyle. El altından, oraya buraya memur alındığı, sonra onların da arzu ettiği yere kaydırıldığı iddia olmaktan çıkmış durumda.

4-C eylemleri başladığında yazmıştım. O dönem Kızılay görevlileri memur yapılmıştı. Onlar sıfırdan alınıyorsa, sayıları fazla olmayan bu insanları niye sokağa atıyorsunuz diye sormuştum. Özelleştirme yapılmasından o çalışan mı sorumlu?

***

Özelleştirme yükü direk olarak milletin sırtına yüklüyor

Küresel falan filan nokta ‘özelleştirin, o yerleri yabancılar alsın’ dedi diye bu iş yapılıyorsa (güya devletin sırtındaki kambur kalkacak) orada çalışanlar içinde ayrı anlaşma maddesi koyun. Emekli olana kadar oralarda çalışsınlar, yok olmuyorsa onları devlet bünyesinde eritin.

4-C’liler işinde hâlâ bir adım atmamış Erdoğan Mısır’a Musa bekliyor. Kendisinden Musa adımı gelmeyecekse önce Türkiye için o beklentiye girsin. Ezildik, sömürüldük, yandık, kavrulduk idaresinde. Nefes alamıyoruz. Türk Milletinin düşürüldüğü durum canımızı yakıyor, gözlerimizden yaş geliyor.

Türk-Büro-Sen’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde, 4-C’lilere kadro talebinde bulunduğu eylem acaba bakan Faruk Çelik için ne ifade ediyor? Bakanlık adındaki ‘sosyal güvenlik’in ne anlama geldiğinin farkında mı?

Devlet güvencesinde işe başlamış vatandaşı özelleştirme sonrasında işsizliğe itip, çok işler yapıyor edası ile geziyor iktidar mensupları. Faruk çelik çıkıp açıklama yapsın. Bu insanlara niye kaç yıldır haklarını vermediklerini anlatsın.

Devlet kadrosu şişkin, ekonomimiz bozuk ondan alınmıyor dense bal gibi her yere yandaş alınıyor. O halde bu insanların suçu ne?

İktidar medya üzerinden sesini gür çıkarıyor. Başarısızlıklar başarı gibi gösteriliyor. Resmi işsizlik sayısı 2.5 milyon, gayri resmi ise bunun nereyse iki katından fazla. Çünkü devlet verileri birkaç aylık mevsimlik işleri hep çalışıyor kategorisinde gösteriyor.

Aldatma ve kandırma düzeni daha ne kadar sürecek derseniz, bu millete bağlı. Tekrarlıyorum AKP’nin oy oranının 2004 belediye başkanlığı seçiminden sonra bir iki puan anca oynadığı iddia ediliyor. Genel seçimlerde nasıl olup da %51 olduğunu ya temiz seçim şartları ile sağlayacak ya da gelecek nesiller bulup ortaya çıkaracak.

***

Bir göründü, bir yok oldu serap misali

Günlerce ortada görünmeyen Erdoğan’ın sağlık konusu üzerinde epeyce spekülasyon üretildi. Doğrudur, değildir bilmiyoruz.

Bunu üretenlere kızdı. Oysa Bir ülkenin Başbakanı sıradan insan gibi sekiz gün kaybolamaz. Demokratik ülkelerde nerede olduğunu herkes bilir. Hasta ise usta ise her neyse paylaşılır.

Erdoğan nerde derken, cemaat savaşı pompalandı, ‘aa meğer yattaymış’ dedirten uzaktan bir resim kamuoyuna verildi, derken ertesi gün göründü, Musa firavun deyip Türkmenistan’a yollandı.

Nekahet dönemini orda mı geçirecek, yoksa yandaş iş adamlarına iş kapıları mı açılacak? Tabii bize de bir parmak bal. İş hacmi artıyor, mili hasıla bilmem kaç bin dolar vs denilecek. Nerde şu dolarlar bir görsek. Zaten dolar denmesine de fena halde bozulmamız gerek.. Dolar demek Türk ekonomisi sıfırda demek. (Ortadoğu)

You may also like...