Bilindiği üzere, Türkiye Kamu-Sen bu yıl, 1 Mayıs kutlamalarına ortak bildirideki, Kürt sorunu ve cezaevlerine ilişkin maddelerinin geri çekilmemesi üzere katılmadı. Ancak, bazı illerimizde Türk-İş’in ortak bildirinin itiraz konusu olan maddelerinin okumayacağı bir şekilde kutlamalara iştirak edildi.
Türkiye Kamu-Sen’in hassasiyeti, 1 Mayıs’ın Emek ve Dayanışma Bayramı olarak kutlanabilmesi kültürünün yerleştirilmesi ve çalışanların sorunlarının gündeme getirilmesinin sağlanabilmesidir.
1 Mayıs, ülke kamuoyunun gerilime sürüklendiği, marjinal grupların gövde gösterisine dönüşen, bölücülerin sahneye çıktığı bir platform olmaktan uzaklaştırılmalıdır. 1Mayıs’ta taşeronlaşma, hükümetin yaptığı emek sömürüleri, farklı şekilde istihdam edilen arasında ki ücret adaletsizlikleri, 4/B ve 4/C’lilerin dramı, özelleştirme neticesinde işini kaybeden işçiler, memurlara uygulanan baskı, kıyım ve sürgünler konuşulmalıdır. Taksim’i dolduran kalabalıklar tarafından; hükümete, tüm çalışanlarının omuz omuza olduğu mesajı verilmelidir.
Emek sömürüsü ideolojilere hapsedilmesine, anarşist gruplar tarafından suistimal edilmesine, böyle güzel bire bayrama gölge düşürülmesine izin verilmemelidir. Türkiye Kamu-Sen, 1 Mayıs’a gölge düşüren bir ortak bildiride direnildiği için, kardeşlik, birlik ve beraberlik ortamından uzaklaştırılmasın diye 1 Mayıs’a katılmama kararı almıştır.
Hükümet, iktidara geldiği günden bu yana kamu çalışanları arasında “eşit işe, eşit ücret” prensibini uygulamayarak Anayasa’yı çiğnemektedir. İktidar, sendikaları baskı altında tutmaktadır ve ülkenin önemli Sivil Toplum Kuruluşlarından olan sendikalar arasında ayrımcılık yapmaktadır. Bu ayrımcılık o kadar dayanılmaz boyutlara gelmiştir ki; kamu çalışanları artık “bizden olanlar”, “bizden olmayanlar” olarak açıkça ayrılmaktadırlar.
Türkiye’deki kayıt dışı istihdam ile mücadele edilmemesi sonucunda pek çok vatandaşımız; sigortasız, güvencesiz, kaderleri işverenin iki dudağı arasında bir şekilde sömürüye maruz kalmaktadır. En büyük emek sömürüsünü de, iktidar yapmaktadır. Kamu kuruluşlarında 400 bini aşan taşeronlaşma yüzünden, insanlar yarının ne olacağını bilmeden çalışmaya zorlanmaktadır. 4-B’li, 4-C’li ve çakılı sözleşmeli olarak kamuda istihdam edilenlerin çalışma şartları göz önünde bulundurulduğunda, hükümetin nasıl bir emek sömürüsü yaptığı açıkça görülecektir. Özelleştirmeler neticesinde işyerleri kapanan insanlar, başka kuruma geçmek zorunda kalmıştır.
Çalışma hayatında ki bütün bu emek sömürüsünün yanı sıra “işsizlik”te diğer bir sosyal ve ekonomik sorundur. Ülke ekonomisinde pembe tablolar çizilse de, vatandaşın ekonomik durumu hiç de iç açıcı değildir.
Bütün bu olumsuzlara rağmen bütün çalışanların bütün emekçilerin buruk olarak geçireceği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nı kutluyoruz.
Arama Terimleri
- fahrettin yokuş
- türkiye kamu sen 1 mayıs katılmadı ortak
